Ana içeriğe geç
Sözlük

dokunma ile cümle

dokunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Pokud chcete pocítit budoucnost, pokud chce ochutnat budoucnost, vyzkoušejte Čínu - tady je starý Konfucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se quisermos sentir o futuro, se quisermos saborear o futuro, temos a China, temos o velho Confúcio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se volete sentire il futuro, se volete provare il futuro, provate la Cina -- c'è il vecchio Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Si quieren sentir el futuro, si quieren probar el futuro, vayan a China; ahí tienen al viejo Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Αν θέλετε να νιώσετε το μέλλον, αν θέλετε να γευτείτε το μέλλον, δοκιμάστε την Κίνα--να ο Κομφούκιος.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Если вы хотите ощутить будущее, почувствовать его вкус, попробуйте Китай - там старый Конфуций.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,Jeśli chcesz poczuć przyszłość, jeśli chcesz jej zasmakować, pomyśl o Chinach.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,미래를 느끼고, 미래를 맛보고 싶으시다면
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,Si vous voulez sentir le futur, si vous voulez goûter au futur, essayez la Chine.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,אם ברצונכם לחוש בעתיד, ואם ברצונכם לטעום מן העתיד,
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,وان اردت ان تشعر بالمستقبل .. ان تتذوق المستقبل
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,中国を試してみて下さい- 古い儒教があります
Elim acıyor! Dokunma!- Đừng có động vào, đâu quá.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.Masz wiele atomów, które chcą dotykać innych atomów ale wciąż się ślizgają.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.Máte spoustu atomů, které se chtějí navzájem dotýkat, ale jsou kluzké.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.Sie haben eine Menge von Atomen, die einander berühren werden aber sie schieben sich aneinander vorbei.
Elinizde bir sürü birbirine dokunmak değmek isteyen atom var ama sadece birbirleri üstünden kayabiliyorlar.しかし、スライドしています。 各過去のスライドさせるのに十分な運動エネルギーがあります。
En güzeli hayvanlara dokunmaktı.le contact des êtres vivants.
En güzeli hayvanlara dokunmaktı.Me gustó el sentimiento de tocar los mejores animales.
En güzeli hayvanlara dokunmaktı.Mi č piaciuto toccare gli animali.
En güzeli hayvanlara dokunmaktı.Πιο πολύ μου άρεσε να αγγίζω ζώα.
En güzeli hayvanlara dokunmaktı.Больше всего мне нравится трогать животных.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Các bạn sẽ không đụng tay vào nó đâu, bởi vì đó không phải là vấn đề của các bạn.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.아마도 생리대를 만질 일이 없을 겁니다. 왜냐하면 남자와 별 상관없는 물건이기 때문이죠.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Mereka tidak akan menyentuhnya, itu bukan urusan mereka.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Nedělají to protože to není jejich starost.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Nie dotykają, bo to nie ich sprawa.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Nu o veți face pentru că nu e treaba voastră.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.On ne va pas la toucher, car ce n'est pas votre problème.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Seguramente ninguno, porque no es cosa de hombres.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Sie tun's einfach nicht, weil es sie nichts angeht.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Solitamente nessuno, perché non è roba da ragazzi.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Ze raken het niet aan want het zijn hun zaken niet.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Δεν θα την αγγίζατε, γιατί δεν είναι δική σας δουλειά.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.Зачем вам её трогать, если это не ваше дело?
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.אתם לא הולכים לגעת בהן, כי זה לא עניינכם.
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.انهم لن يقربوها لأنها لا تعنيهم
Erkekler pede dokunmazlar, çünkü onları ilgilendirmez.でわかったんです その白いやつは綿でできてて
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.Altså, har han et hjerte af guld;
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.Da, el are o inimă de aur, dar
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Ach, hij heeft een hart van goud, kom niet aan de bruidstaart!
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Dizem que ele tem um coração de ouro...
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Đúng, anh ta có một trái tim vàng; anh không được sờ tay vào cái bánh này.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi? (Gülüşmeler)Да, има златно сърце; не пипай плодовата торта.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Igen, arany szíve van; ne nyúlj a gyümölcstortához!
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Ja, saj ima veliko srce; ne dotikaj se torte.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Jepp, er hat ein Herz aus Gold; berühr ja nicht den Früchtekuchen.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Jo, han har ett hjärta av guld; rör inte sockerkakan.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Si, ha un cuore d'oro; non toccare la torta di frutta.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Sí, pero tiene un corazón de oro; no toques la torta.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Yeah, dia berhati emas; jangan sentuh kuenya.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma. Değil mi?Εντάξει, έχει χρυσή καρδιά, μην αγγίζεις το κέικ.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.마음씨는 좋은 사람이니까
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.No, hänellä on kultainen sydän; älä sorki täytekakkua.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma."No jo, ale má zlaté srdce; a nešahej na ten koláč, brouku." Není to tak? (Smích)
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.Ну конечно, сердце у него золотое, не трогай милого.
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.Так, в нього золоте серце;
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.ستقولين نعم , لان لديه قلب ذهبي
Evet, altın gibi bir kalbe sahip; keke dokunma.その手でケーキは触らないでね、でしょう?(笑)
Evet, bu derinizdeki reseptörler yüzündendir, beyninize geri giden dokunma ve ağrı reseptörleriIsso é porque temos receptores na nossa pele, receptores de tacto e de dor, que informam o cérebro, dizendo:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod