Laponların dokuma giysilerinin kullanışlı ve güzel olması dikkat çeker.Mężczyźni chcą, by to, co noszą pod spodniami, wyglądało efektownie.
Bizans başkenti Konstantinopolis, avrupa'da ilk önemli ipek dokuma merkezidir.Den bysantinska huvudstaden Konstantinopel var den första betydande platsen för silkesvävning i Europa.
El sanatlarından keten dokumacılığı köyde hala sürdürülmektedir.Det välkända Jobs textiltryck finns fortfarande kvar i byn.
Yaprakları çok elyaflı olup, dokumada kullanılır.De ska ha varit vanligt förekommande och användes i juridiska dokument.
Dokuma çözgü yüzlüdür.Lösningen är ofärgad.
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 року вона створила більше 500 орнаментів.
Bunlar dokuma kumaştan dikilir.Звідти їх відсмоктують шлангом.
İlkokulu Eyüp'te bitirdi, 14 yaşında yine Eyüp'te bir dokuma fabrikasında çalışma hayatına başladı.Закінчив чотири класи школи, і з 12 років почав працювати на заводі.
Dokumacılık makinalaştı.Profesí byl strojníkem.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Zlatice převislá pochází z Číny.
Böylece eğitimine ilaveten, Suetonius'un bize aktardığına göre, yün eğirme ve dokuma da öğretilmişti..Kromě studií se podle Suetonia učila příst a tkát.
Varlıkların “atkı”larını (dokumacılıktaki bir terim) ezellerinden ebedlerine kadar dokumaktadırlar.Svýma předníma nohama se dotýkají tykadel mravenců, jak to oni činí mezi sebou.
Burada küçük çaplı dokuma sanayi kuruldu.Byl zde vystavěn malý lyžařský vlek.
Eşi Vairë dokumacıydı.Jeho manželkou byla Tašmetum.
Eşi Vairë dokumacıydı.Soția lui a fost Tanaquil.
Şehrin el dokuması halıları da meşhurdur.Arhivele orașului păstrează documentul.
El dokuması halılarıyla ünlüdür.Este recunoscut ca fiind priceput în mânuirea cuțitelor.
Kentte özellikle ayakkabı, dokuma ile tütün işleme endüstrileri bulunur.A városban fémfeldolgozó, dohányipar, cipő és textilipar található.
Burada küçük çaplı dokuma sanayi kuruldu.Itt megvásároltak egy kis lapterjesztő vállalatot.
Köy halkı geçimini önemli oranda dokumacılıktan sağlamaktadır.A falu lakói sorra meggyőződnek a meglepő tényről.
17. yüzyılda yünlü tekstil dokumacılık atelyeleri kurulduğu bilinmektedir.A 17. században megjelent a szövőgyárakban az éjszakai munka.
Hindistan'dan İran'a her yıl dokuma yüklü 25 bin deve Kandahar'da konaklamıştır.Az Egyesült Arab Emírségekből évente 2500-an utaznak németországi kezelésre.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.Sok harckocsit visszaküldtek a gyárakba javításra.
Dokumacı yeniden mekiği bir uçtan diğer kenara kadar geçirir.A játékosnak lényegében át kell jutnia az egyik képernyő végéről a másikra.
"El Dokuma Halıcılığının Üretim Süreci".Vihdoinkin laki hedelmöityshoidoista.
Ekonomik güçlüklerden en çok etkilenenler ise tekstil sektöründe çalışan dokumacılar ve eğirme işindekilerdi.Suurin tuontituote oli puolestaan tekstiilit, jotka menivät vaateollisuuden käyttöön.
Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti.Se tulee ilahduttamaan varsinkin anatomista jaostoa."»
Ayrıca yerel ölçekli dokumacılık da gelişmiştir.Myös paikallismainonta säilyi.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Naisetkin uskaltavat opettaa ja jopa kastaa.
İki metre uzunluğunda yünden dokuma kuşak hazır bulundurulur.Kolmen senttimetrin poikkeama molempiin suuntiin sallitaan.
Dokuma çözgü yüzlüdür.Έδρα του είναι η Κηφισιά.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Η συνήθεια του πετάγματος χαρταετού προέρχεται πιθανότατα από την Κίνα.
David'in meslek olarak yaptığı iş dokumacılıktı.Karls indre styrelse var dygtig.
Şehrin el dokuması halıları da meşhurdur.Byens flagalle kan også lejes.
Yeni tezgâh çeşitleri ve dokuma teknikleri de bir rol oynamıştır.Også sammensætningen og måden hvorpå teknisk dokumentation fremstilles har ændret sig.
Kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.Desuden udgives Ejendomsavisen.
Böylece eğitimine ilaveten, Suetonius'un bize aktardığına göre, yün eğirme ve dokuma da öğretilmişti..Således i tillegg til hennes studier, i henhold til Suetonius, ble hun undervist i spinning og veving.
"Bitlis Yöresi Cicim Dokumaları".«Valgkamp full av drittpakker».
Dokumacılık gibi yöresel el sanatları bütünüyle terk edilmiştir.Kunst- og håndverkstradisjoner er nesten helt borte.
Siirt battaniyesi düz bez ayağı dokumalardandır.Oversiden er uten tydelige børster.
Şehrin el dokuması halıları da meşhurdur.Også hestens allmenntilstand blir omhyggelig sjekket.
Kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.Grammatiske funksjoner blir også skrevet.
Erkekler de dokuma yelek ve dokuma pantolon giyerler.Kvinner bærer festfin kjole eller buksedress.
Dokumacılar'da Cağ kebabı çok meşhurdur.Rangordningen hos høns er velkjent.
Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti.«Særlig de lave tallene til "VeraVera" er kjempedramatiske.
Bizans başkenti Konstantinopolis, avrupa'da ilk önemli ipek dokuma merkezidir.Ibukota Bizantium Konstantinopel merupakan pusat penghasil sutra signifikan pertama di Eropa.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Ayam nunukan diperkirakan berasal dari Cina.
Dokumacılık sektörü 2 ana başlığa ayrılmaktadır.PSIS Semarang kembali ke Divisi Utama.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mereka juga berpuasa dan berzikir.
Evinde kurduğu halı dokuma tezgâhında, yaptığı tasarımları halıya dokumaya başladı.Dengan memanfaatkan garasi di rumahnya, dia membangun kantor usaha pertamanya.
İpek dokumacılığı da yaptığı bilinen Çinliler, MÖ 2400 civarında Longshan Kültürü'nü geliştirdiler.Kebudayaan Yangshao yang muncul belakangan dilanjutkan dengan kebudayaan Longshan pada sekitar 2500 SM.
Bizans başkenti Konstantinopolis, avrupa'da ilk önemli ipek dokuma merkezidir.Thủ đô Constantinopolis của đế quốc Byzantine là trung tâm dệt tơ tằm đầu tiên ở Châu Âu.
Dokuma çözgü yüzlüdür.Giải pháp là băng minh họa.
1909: Michio Suzuki tarafından Hamamatsu, Shizuoka'da dokuma tezgâhı fabrikası kuruldu.1910 - Nhà máy Máy dệt Suzuki thành lập ở Hamamatsu, tỉnh Shizuoka, bởi Michio Suzuki.
Anadolu topraklarında antik çağdan beri dokuma yapılmaktaydı.地上にいる頃からエンドラについて研究し続けていた。
Orijinali dokuma okuludur.オリジナル学生手帳封入。
O dönemde renkli dokumalar da yapılıyordu.この時期には具象的な油彩作品も製作された。
Gelinini damat evine getirecek taksinin önüne hediye olarak el dokuması kilim bağlanır.彼らはアパートの母親に誓った通りにカフェの前に赤ん坊を残し、タクシーを拾い近くのホテルに入る。
XML dokumanları ağaç veri yapısında olurlar.すなわち、一般的なXML文書は木構造をなす。
1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.1906年、米国ノースカロライナ州シャーロットのスチュアート・W・クラマーは、自身の経営する織物工場内に湿気を追加する方法を探していた。