Ana içeriğe geç
Sözlük

dokuma ile cümle

dokuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beldenin bir başka özelliği de kendine has el dokumaları.Que los libros los hicieran, pues, los otros.
Dokumacılar'da Cağ kebabı çok meşhurdur.En el terreno de las legumbres es muy conocida la soja.
David'in meslek olarak yaptığı iş dokumacılıktı.La relación amorosa que mantuvo con David fue bastante seria.
Van Gogh dokuma işçilerini "olağanüstü derece yoksul insanlar" olarak tanımlamıştır.Van Gogh descrisse i lavoratori come "gente eccezionalmente povera".
Çok çalışan bir dokumacı haftada 60 yarda dokuyabilir.Un tessitore che lavora duramente fa una pezza di circa 60 metri a settimana.
Dericilik sanayini, dokuma sanayi izledi.In The Lost Artifact, esaminando il portafogli del dott.
Yeni tezgâh çeşitleri ve dokuma teknikleri de bir rol oynamıştır.Anche i nuovi tipi di telai e le nuove tecniche di tessitura hanno avuto la loro parte.
Van Gogh dokumacıların "müteffekir görünüşleri" ile ilgileniyordu.Van Gogh era affascinato dalla "apparenza meditativa" del tessitore.
Dokumacılık van Gogh'un ebeveyniyle 1884'te yaşadığı Nuenen'de geleneksel bir meslekti.La tessitura era un mestiere storico a Nuenen, dove van Gogh viveva con i suoi genitori nel 1884.
Bobin Tezgâhı (F175) iplikleri dokuma tezgâhı için bobin hâline getirmek için kullanılır.In Avvolgitore per bobine (F175) sono rappresentati filati avvolti su un rocchetto per la tessitura.
Bizans ipek dokumacılığın etkisi derindi.L'influenza esercitata dalla tessitura della seta bizantina fu profonda.
Dahası Avrupa'da ipek yerine pamuklu dokuma tercih edilir olmaktadır.L'amoxicillina viene tuttavia preferita in Europa.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.È difficile discernere l'emozione dal carattere o dall'abilità del tessitore.
Bizans başkenti Konstantinopolis, avrupa'da ilk önemli ipek dokuma merkezidir.Costantinopoli, la capitale bizantina, fu il primo significativo centro tessile in Europa.
Laponların dokuma giysilerinin kullanışlı ve güzel olması dikkat çeker.Il suo mantello richiede particolari cure per essere sempre bello e pulito.
Dokumacılık yıllardan beri köy halkının geçim kaynağıdır.Le Terre del Sud sono da moltissimi anni la patria del popolo degli Uomini.
Erken yaşlardan itibaren büyükannesinden nakış ve dokuma sanatı öğrenmiştir.С ранних лет искусству вышивки и ткачества её обучала бабушка.
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 года она создала более 500 орнаментов.
Tıpta yumuşatıcı olarak, endüstride sabun ve özel dokumaların yapımında kullanılır.Кроме медицинских экспериментов, известен производством мыла из человеческих тел.
Özellikle de dokumacıların kendi haklarını savunmalarını zanaatkârlar desteklemekteydi.Нет, он физически уничтожил всех, кто активно поддерживал их документ.
Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti.В особо серьёзных ситуациях разрешалось использование «будки агонии».
Bir dönem halı dokuma gelişmiş ancak sonra yok olup gitmiştir.После этого у него быстро развилась чахотка, и он скоропостижно скончался.
Kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.Переиздается и его психологическая проза.
Bununla birlikte yerleşmede yoğun bir biçimde dokuma yapıldığı düşünülmektedir.Однако можно говорить о том, что поселение этого этапа уже было четко структурировано.
Ayrıca yerel ölçekli dokumacılık da gelişmiştir.Также было развито надомное ткачество.
Bunlar dokuma kumaştan dikilir.Остатки её высасывают шприцем.
Kentte ipek ve pelüş dokuma fabrikaları da vardır.Также в городе есть фабрики по обработке женьшеня и вышивке.
Her ikisi de Rüzgar direnci ve yangın koruması için yün veya sıkı dokumalı Pamuk dan yapıldı.وكانت المواد المستخدمة إما من الصوف أومن القطن ضيق النسيج لمقاومة الرياح والحماية من الحرائق.
En gelişmiş dokuma türü bezdi.كان هذا الكتاب الأقرب للصحة.
1814'te el dokuma tezgâhlarının çoğu makinelerle değiştirildi.بحلول عام 1814، تم استبدال النسيج اليدوي في الغالب بنول الطاقة.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.تمت إعادة تدوير العديد من المواد من المنزل الأصلي وإعادة استخدامها.
Bizans başkenti Konstantinopolis, avrupa'da ilk önemli ipek dokuma merkezidir.A capital bizantina, Constantinopla foi o primeiro centro de tecelagem da Europa.
Beldenin bir başka özelliği de kendine has el dokumaları.Pela Terra Alheia: Notas de Viagem.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılık da uğraşırlar.Eles também refrigeram e lubrificam o processo.
Kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.Um certificado de autenticidade também é fornecido.
Koyunlar, yünleri için yetiştirilmiş ve bu yün dokumada kullanılmıştır.As ovelhas eram criadas para lã, e têxteis eram tecidos.
1814'te el dokuma tezgâhlarının çoğu makinelerle değiştirildi.Em 1818, as máquinas substituíram praticamente todo o trabalho manual em todo o território.
Ayrıca geçmiş yıllarda yapılan el dokumacılığı günümüzde yapılmamaktadır.Também não há medidas de conservação em curso nos últimos anos.
XML dokumanları ağaç veri yapısında olurlar.Documentos QML descrevem uma árvore de elementos.
Ayrıca pamuklu dokuma, çikolata ve gıda üretimi de yapılmaktadır.Porém se destacam na extração de madeira, fabricação de chocolate e criação de bois.
Şehrin el dokuması halıları da meşhurdur.Inclui Mapas da cidade.
Dundee'deki son jüt dokuma fabrikası 2001 civarında kapandı.A fábrica da Arnold em Mulhouse foi fechada em 2001.
Beldenin bir başka özelliği de kendine has el dokumaları.En de kleuren van het plaatje zullen langzaam van het ene naar het andere plaatje overgaan.
Yedek dokumacı olarak işe başladım.Hij begon te werken als werktuigmaker.
Dokumacılık, halen yapılmaktadır.Tegeltableaus worden nog steeds gemaakt.
Dokuma tüm Kolomb öncesi büyük uygarlıklarda olduğu gibi, bir hayli ileri bir sanatsal düzeye ulaşmıştı.Zoals bij de vorige uitbreidingspakketten, heeft elke nieuwe beschaving een eigen wonder.
İpek dokumacılığı başladı.Het beleg van Zierikzee was begonnen.
Başlıca sanayi kuruluşları, dokuma sanayi kolunda çalışan küçük ölçekli işyerleridir.Zijn vier volwassen kinderen werken allen in de entertainmentindustrie.
Köksapından dokumaları safran rengine boyamakta kullanılan sarı bir sıvı elde edilir.Daarover draagt de priester een kazuifel in de liturgische kleur.
Dokuma çözgü yüzlüdür.De ondervacht is okerkleurig.
Ayrıca halı ve kilim dokumacılığı da yapılır.Ook Vollenhove en Valkenswaard zweren bij figuratie.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Het bouwmateriaal komt uit China.
1909: Michio Suzuki tarafından Hamamatsu, Shizuoka'da dokuma tezgâhı fabrikası kuruldu.1909 – Michio Suzuki zakłada przedsiębiorstwo Suzuki Loom Works w Hamamatsu, Prefektura Shizuoka.
Dokuma geleneği şu anda bulunmamaktadır.Nagranie dziś jest niedostępne.
Bu tarihten sonra petrol pazarlama ve dokumacılık işi ile uğraştı.Od tego czasu pełnił funkcje magazynu nafty i manufaktury papieru.
Özellikle de dokumacıların kendi haklarını savunmalarını zanaatkârlar desteklemekteydi.Interesujące jest również to, że fotograf chciał chronić swoje prawa do dzieła.
Dokumacı yeniden mekiği bir uçtan diğer kenara kadar geçirir.Co minutę światło oświetla kolejny poziom aż do podstawy.
David'in meslek olarak yaptığı iş dokumacılıktı.Pracami budowlanymi kierował Dawid Zabłudowski.
Dokuma çözgü yüzlüdür.Liście Ulistnienie jest nakrzyżległe.
Doğu Anadolu Bölgesinde büyük şehirlerde şeker, dokuma, çimento, tütün ve gıda tesisleri yer alır.W niektórych regionach pojawiają się zapachy eukaliptusa, mięty i tytoniu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod