dogma ile cümle
dogma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dogman, Matteo Garrone'nin yönettiği 2018 çıkışlı İtalya yapımı drama filmidir.Dogman es una película italiana de 2018 de género dramático dirigida por Matteo Garrone.
"Doğmak" anlamındadır.Jāti: nacimiento.
Bu akım milli devletlerin doğmasına ve imparatorlukların yıkılmasına neden oldu.Fue la fuerza que empujó el nacimiento de algunas naciones y el fin de otras.
Çocuğun vajinal yolla doğması (Sezaryen ile doğmaması) gerekir.La Căpcăuna (la femmina del Zmeu) è invece quella che ha dei figli sotto diverse sembianze (ragazze o zmei).
İki Elçi, “Biz anadan doğma körü ve abraşı iyileştiririz” dediler.A questo punto uno dei due (entrambi accusarono l'altro) disse: "Perché non prendiamo un bambino?"
6. yüzyıl Roma deniz gücünün yeniden doğmasıyla tanınır.Il VI secolo segnò la rinascita della potenza marittima romana.
Doğurmadı ve doğmadı.Ma è sbagliato, lei non è nata.
Aleksandr, Moskova'da doğmasına rağmen, küçük bir kasaba olan Kirsanov'da büyümüştür.Nacque a Mosca, è cresciuto nella piccola città di Kirsanov.
H361d Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.R 63: Possibile rischio di danni ai bambini non ancora nati. → H361d – Sospettato di nuocere al feto.
'Dogma' kavramı … Museviliğin temel fikirlerinden değildir. ^ "What Do Jews Believe?".In sostanza ciò che realmente intendono è che non gli piacciono gli ebrei. (...)
Sansür, Comedy Central'a karşı güçlü bir tepkinin doğmasına sebep oldu.La censura scatenò forti critiche nei confronti di Comedy Central.
"Dogma 95 Neydi?È uno dei fondatori di Dogma 95.
H360D Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.R 61: Può danneggiare i bambini non ancora nati.
Her saniye kazanmaktadır ve aslında her an yeniden doğmaktadır.Sono costruiti e rigenerati automaticamente alla fine di ogni turno.
Çocuk doğmadan önce birbirlerinin izlerini kaybetmişlerdir.Le ragazze sono state separate alla nascita.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Salì al trono il figlio non ancora nato di una delle mogli di Ormisda II, Sapore II.
(Türkmence, "Halkım olmazsa, ayım, güneşim doğmasın !")Mai, Sémonville, a meno che non arrivi per diritto!».
İsa, “Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım” dedi.Иисус сказал им: истинно, истинно говорю вам: прежде нежели был Авраам, Я есмь.
İki Elçi, “Biz anadan doğma körü ve abraşı iyileştiririz” dediler.Так в 52 аяте суры Аль Имран апостолы пророка Исы говорят ему: «Мы — помощники Аллаха.
6. yüzyıl Roma deniz gücünün yeniden doğmasıyla tanınır.VI век был отмечен возрождением римской военно-морской мощи.
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.Президентом может стать только уроженец Финляндии.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Так лучше пролием о нем мольбы обильны Всели его Творец в свои Жилища мирны".
Çocuğun vajinal yolla doğması (Sezaryen ile doğmaması) gerekir.Истинно, Сын Божий был тобою рождён, благочестивая Дева.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Наконец, те, которые воплощаются на земле (например, люди) приобретают их единичное телесное тело.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Религиозный национализм — это связь национализма с определенной религиозной верой, догмой и принадлежностью.
Bussotti kemanı doğmak üzere olan çocuğu için yapmıştır.Он говорит, что ищет панду для новорождённого ребёнка.
İnanç esasına dayanan din bilgisi dogmatiktir.Поэтому созданная им теория сознания является дуалистичной.
Bu puanlar her öldüğünüzde yeniden doğmak için kullanılmaktadır.Слова, которые я говорил, помогут вам переродиться.
İnsanlar uyanmadan, güneş ve ay ilk kez doğmadan binlerce yıl önce elfler yaratılmıştır.Так первые из людей пробудились ещё до Солнца и Луны.
Çocuk doğmadan önce birbirlerinin izlerini kaybetmişlerdir.Люди от стариков до младенцев были перебиты.
Doğurmadı ve doğmadı.Она не рождается и не умирает.
Bütün hamilelik süreci sonucunda bebeğin canlı doğma oranını verir.Все другие источники утверждают, что уж глотает младенца.
Öyle ki, bu gözlemler “foo fighters” (uçakları takip eden ışık küreleri) teriminin doğmasına neden olmuştur.Эти явления стали называть foo fighters (рус. «некие истребители»).
Doğan çocukların en azından %8,4'ü akraba evliliklerinden doğmaktadır.85 % детей рождаются в зарегистрированном браке.
"Doğmak" anlamındadır.«Рождение смысла».
Ama doğarken Darla, bebeğinin doğması için hayatını verir.Он спас ей жизнь, а в обмен Надя должна была родить ему сына.
Açık kaynak yazılımların piyasaya girmesiyle yeni bir işletme modeli de doğmaya başladı” diye konuştu.От этого у него увеличивалось бы там внутреннее производство и появлялись бы новые рынки сбыта.»
Dany doğmamış oğlunun kast edildiğini anlamadı ancak sonra çocuğu ölü doğdu.Вскоре Ганга родила их первого сына и не объясняя причин, утопила младенца.
Eğer kurban vermezlerse güneşin doğmayacağına inanıyorlardı.На них отсутствует затенение — даже с той стороны, которая отвёрнута от солнца.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.نترضاه بإنشاء المساجد وعمارتها، وأداء الصلوات فيها لأوقاتها فيمدّنا بجنده الذي لا يغلب وجيشه الذي لا يقهر.»
1 Aralık 1083 tarihinde yani 2 yıl sonra doğmasına rağmen Anna Komnini, bunu şiddetle reddeder.وفي 1 ديسمبر 1083 وعلى الرغم من ولادة طفلهما في 1 ديسمبر اى بعد عامين الا ان ألانا كومينيا تنفى ذلك بشدة.
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.يجب الرئيس ان يكون مواطن فنلندي بالولادة.
Bu üç ürünün birleşimi masaüstü yayıncılığı pazarının doğmasını sağladı.اعتبر أن مُرَكَبَ هذه المنتجات الثلاثة كان السبب وراء خلق سوق النشر المكتبي.
Fransa kupayı dört kere kazanarak doğmakta olan otomotiv endüstrisi içinde önderliğini kanıtlar.وفازت فرنسا بالكأس أربع مرات مما يدل على حسن الإدارة في صناعة السيارات.
İlk ikiz baş aşağı doğmadığı zaman C-bölüm genellikle tavsiye edilir.وينصح بالولادة القيصرية عندما لاتكون رأس التوأم الأول للأسفل.
Bu kaslar doğum sırasında gevşeyerek bebeğin doğmasına izin verirler.تساعد تلك الطريقة على إزالة الألم أثناء الولادة.
Bir Memlûkün çocuğu hür doğarken, kölenin çocuğu da köle olarak doğmaktaydı.في ذلك العام، ولدت ابنتها طفلا، فأغلقت سومان المحل وانتقلت إلى أنقرة.
Daha sonra bu inanışa göre; yeniden doğma daha yüksek bir mevki ile devam eder.والله يا أمير المؤمنين ما هُجيت ببيت قط أشد عليَّ منه.
Burada doğmadım ama bütün çocukluğumu burada geçirdim.لم أولد هنا لكن امضيت معظم طفولتي هنا
Burada doğmadım fakat çocukluğumun çoğunu burada geçirdim.لم أولد هنا لكن امضيت معظم طفولتي هنا
Doğan çocukların en azından %8,4'ü akraba evliliklerinden doğmaktadır.48.1% da população é composta de casais casados vivendo juntos.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Mas nasceu na Argentina e cresceu em uma família de espanhóis.
Burkina Faso'dan doğmakta ve Gana'daki Volta Gölü'ne doğru akmaktadır.Origina-se no Burkina Faso e flui para o Lago Volta em Gana.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Nacionalismo e religião é a relação do nacionalismo com uma crença religiosa particular, dogma ou afiliação.
Uyuşturucuya devam etti ve ancak bebekleri doğmak üzere iken bir kür tedavisini kabul etti.Ela recusou um aborto e, em vez disso, deu o bebê para adoção assim que ele nasceu.
O, temel, doğmamış ve her şeyin kadim kaynağıdır.Somos a própria vida, o Ser Infinito, a fonte de todas as coisas.
Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır.O conceito de Zetética opõe-se ao de Dogmática.
Kurban Bayramının ilk günü olan ertesi gün güneş doğmadan Mina'ya hareket edilir.Antes do nascer do sol parte-se para Mina.
Doğar doğmaz “Roma Kralı” ilan edildi.Recebeu do pai, ao nascer, o título de rei de Roma.
Sözcük, "Doğmak" kökünden gelir.Seu nome significa "forte desde o nascimento".