dogma ile cümle
dogma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom gün doğmadan önce çalışmaya başladı.Tom began to work before sunrise.
Tom bir Kanadalı doğmadı.Tom wasn't born a Canadian.
Ben zengin doğmadım.I wasn't born rich.
Sen doğmadan önce ben bir mimardım.I was an architect before you were born.
O dün doğmadı.She wasn't born yesterday.
Ben kör doğmadım.I wasn't born blind.
Ben sağır doğmadım.I wasn't born deaf.
Leyla gerçekten dogmatik ve dar görüşlü bir kişidir.Layla is a really dogmatic and close-minded person.
Ben Boston'da doğmadım.I wasn't born in Boston.
Çocuklarımdan hiçbiri Boston'da doğmadı.None of my children were born in Boston.
Sami doğma büyüme Müslüman'dı.Sami was born and raised Muslim.
Doğmamış olsaydım, dünya nasıl olurdu?If I hadn't been born, how would the world be?
Ali doğma büyüme İstanbullu.Ali is a born-and-raised Istanbulite.
Bütün dede ve ninelerim ben doğmadan ölmüş.All of my great-grandparents died before I was born.
Dedelerim ve ninelerim daha ben doğmadan vefat etmiş.All of my great-grandparents died before I was born.
En karanlık zaman gün doğmadan hemen öncesidir.It's always darkest just before dawn.
Her sabah namaz kılmak için güneş doğmadan önce kalkarım.I get up every morning before sunrise to pray.
Ben müslümanım ve her sabah namaz kılmak için güneş doğmadan önce kalkıyorum.I'm Muslim and I get up every morning before sunrise to pray.
Kızı doğmadan önce kötü bir adamdı.He was a mean man before his daughter was born.
İnsan olarak değil, tavşan olarak doğmak istiyordum.I wanted to be born a rabbit, and not a human.
Londra'da doğmak onun davasına yardım etmedi.Being born in London did not help his case.
Başkan Clinton'a "Kudüs'ü teslim edecek Arap liderinin henüz doğmadığını" söyledi.He told President Clinton that, "the Arab leader who would surrender Jerusalem is not born yet."
Eşini ve doğmamış çocuğunu kaybeden Jim Jones Jr. ise San Francisco’ya dönmüştür.Jim Jones Jr., who lost his wife and unborn child at Jonestown, returned to San Francisco.
Kör olarak doğmadı ama gözlerini hastalık sebebiyle kaybetti.He was not born blind, but lost his sight due to illness.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.They dwell in the shadows of the Earth, called Volva by the inhabitants of Levania.
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.The President must be a Finnish citizen by birth.
Londra boyunca, Adipose doğmaya başlar ve kısa sürede binlerce sayıya ulaşır.Throughout London, the Adipose begin to spawn and soon number several thousand.
İki Elçi, “Biz anadan doğma körü ve abraşı iyileştiririz” dediler.The prophet said to her, "Our trial is double and so our reward , is double.
6. yüzyıl Roma deniz gücünün yeniden doğmasıyla tanınır.The 6th century marked the rebirth of Roman naval power.
Kendisi doğmadan önce ebeveynleri, çalışmak ve eğitimlerini tamamlamak için Londra'ya gelmişlerdi.Prior to his birth, his parents had moved to London to work and finish their studies.
Eğer kurban vermezlerse güneşin doğmayacağına inanıyorlardı.Nor do they turn triumphalist when, tomorrow, the sun shines.
Rastgele (Yönetmen: Sinan Çetin) Ruhun Duymaz (Yönetmen: Yücel Yolcu) Bir Ümit Doğmaz Mı?Indeed, how is one to hear, if his name has not been called?
Halaha'ya göre çocuk Yahudi bir anneden doğmalıdır.According to halakha, a Jew by birth must be born to a Jewish mother.
"Dogma 95 Neydi?"Dogme 95".
Dini dogmaların bu düşünce sisteminde yeri yoktur.Moral sympathies have no place in her mind.
Marta Andorra'da doğmasına rağmen gençliğini Fransa'da geçirdi.She was born in Andorra, but she spent her youth in France.
Bu olgu Francis Crick tarafından “moleküler biyolojinin merkezî dogması” olarak adlandırılmıştır.Francis Crick states the "central dogma of molecular biology".
Monozigotik ikizlerin farklı cinsiyetlerde doğması kromozomal kusurlar yüzünden olmuştur.When monozygotic twins are born with different sexes it is because of chromosomal defects.
Yine 1846’da, Bates’in yazdığı bir kitapçık Sebt’e büyük bir ilginin doğmasına neden oldu.Also in 1846, a pamphlet written by Bates created widespread interest in the sabbath.
Satürn bunu engellemek için bütün çocuklarını doğar doğmaz yiyordu.To prevent this, Saturn ate his children moments after each was born.
Bununla birlikte felsefede akıl genellikle içgörüyle (içe doğmayla değil) karşılaştırılır.The Parable of the Scribes at the end is generally regarded as part of the parable.
Conkbayırı’nın gün doğmadan -03:30 dolaylarında- işgal edilmiş olacağı düşünülmektedir."Where Do You Think You're Going?" – 3:30 Previously unreleased mix.
Sansür, Comedy Central'a karşı güçlü bir tepkinin doğmasına sebep oldu.The censorship drew strong criticism of Comedy Central.
Tantra'ya göre Varahi güneş battıktan ve güneş doğmadan önceki sürede tapınılmalıdır.According to Tantra, Varahi should be worshipped after sunset and before sunrise.
Dogman, Matteo Garrone'nin yönettiği 2018 çıkışlı İtalya yapımı drama filmidir.Dogman is a 2018 Italian drama film directed by Matteo Garrone.
1967'ten sonraki idamlar ise cezaevlerinde, gün doğmadan gizli bir şekilde infaz edilirdi.The following summer they remarried in Dublin again in secret but in the presence of a priest.
Sözcük, "Doğmak" kökünden gelir.The word ‘birth’ preoccupies Speaker.
Doğurmadı ve doğmadı.But that is wrong, she hasn't been born.
Drenajdan sonra hemen ameliyat endikasyonu doğmamaktadır.Typically, surgery is performed shortly after birth.
Bourvil'in babası o daha doğmadan I. Dünya Savaşı sırasında öldürülmüştür.His father was killed in the First World War before Bourvil was born.
Bu sayede çok daha kısa sürede vites değiştirme imkanı doğmaktadır.There seems little chance that this will change anytime soon.
Yoshino; Ino, Kōchi Bölgesindeki Kamegamori Dağından (瓶ケ森) doğmakta ve doğuya doğru akmaktadır.The Yoshino rises from Mount Kamegamori (瓶ケ森) in Ino, Kōchi Prefecture and flows to the east.
Bütün hamilelik süreci sonucunda bebeğin canlı doğma oranını verir.They complete this mini-migration every time she gives birth.
Bu inanç, Roma Katolik Meryemolojisi'nin dört ana dogmasından biridir.It is one of two main liturgical rites of Syriac Christianity.
Edward'din iki ağabeyi, John ve Henry, daha Edward doğmadan ölmüşlerdi.Two sons, David and James, had died before him.
Bu akım milli devletlerin doğmasına ve imparatorlukların yıkılmasına neden oldu.These developments led to the rise of territorial states and empires.
Bu kaslar doğum sırasında gevşeyerek bebeğin doğmasına izin verirler.These babies may require airway resuscitation soon after birth.
Bu ise olasılık teorisi ve kümülatif olasılık (Prospect) Teorisinin doğmasına yol açmıştır.This gave rise to prospect theory and cumulative prospect theory.
"Doğmak" anlamındadır."Giving Birth".
Anne babası doğmadan önce boşanır.His parents divorced before he was born.