dogma ile cümle

dogma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu puanlar her öldüğünüzde yeniden doğmak için kullanılmaktadır.「我們每個人,打從出生那一刻起就要面對死亡。
Öldükten sonra yeniden doğma sınırı yoktur.鄉一死後並沒有再次得到能力。
"Doğmak" anlamındadır.이는 '태어나는 것인가?
İkiz bir batımda iki bebeğin birden doğmasıdır.쌍둥이는 한 배에서 자란 두명의 태아이다.
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.대통령은 핀란드 땅에서 태어난 핀란드 시민이어야 한다.
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.그의 위에 태양이 다니는 길목이 있다.
O doğmadan önce yurt dışına giden babasını ilk kez beş yaşında iken gördü.5살 때 처음으로 태어난 나라를 벗어나 프랑스로 왔다.
Doğurmadı ve doğmadı.해답: 태어나지 않았다.
Sabah Namazı Güneş doğmadan önce kılınan farz bir namazdır.숙빈(宿賓): 관례를 올리기 하루 전에, 주인 이하가 빈(賓)에게 편지를 보내 초청한다.
Doğar doğmaz yemek yemiştir.태어날때부터 먹고 살도록 하신것.
Anne babası doğmadan önce boşanır.부모가 이혼하기 전 성은 사가.
Yani dogmalar, tartışılmaz, kendilerinden kuşku duyulamaz.그러니, 그들은 의심하지 않고, 반드시 걸려들 것이다.
Sabah güneş doğmakta iken Sachs atölyesinde bir büyük kitap okumaktadır.궁극 생물이 된 카즈에게 새벽의 태양이 떠오른다.
Yavrular annelerinden ancak sonraki yavru doğmadan hemen önce ayrılırlar.새끼들은 그 다음 출산기가 올 때까지 부모곁에 머무른다.
Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.원하지 않는 아기는 폐기된다는 논란을 빚고 있다.
Genellikle bu türlü nedensellikden doğmayan yakın ilişkiye sahte korelasyon adı verilmektedir.이러한 까닭에 편두통이 있는 출산기 여성에게는 일반적으로 권장되지 않는다.
Bu kavram, herhangi bir at doğduğunda doğmaz, herhangi bir at öldüğünde de ölmez.주어진 시간이 경과되면 커다란 괴물이 나타나게 되는데 이 괴물은 아무리 공격해도 죽지 않는다.
Doğurmadı ve doğmadı.לא נברא ולא נולד.
Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.מעט לאחר לידת אחותו לואיזה בשנת 1766, עברה המשפחה ללודוויגסבורג.
Bourvil'in babası o daha doğmadan I. Dünya Savaşı sırasında öldürülmüştür.אביו של בורביל מת במלחמת העולם הראשונה לפני שבנו נולד.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.כס המלכות נשמר עבור ילדה של אחת מנשותיו של הורמיזד השני, שעדיין לא נולד.
Bu durumun Amerikalı izleyiciler tarafından fark edilmesi ise birçok çelişkinin doğmasına yol açmıştır.בהערכה כיצד ומתי אוכלסו האמריקות קיימות נקודות מחלוקת רבות.
Casusların yaptığı bu günah, 9 Av oruç gününün doğmasına sebep oldu.על פי המדרש, חטא המרגלים אירע בתשעה באב.
Hristiyanlığın dogmalarından nefret eden bir insandı.אני שחשתי שנאה כה תהומית לדת הנוצרית!
Bu sayede çok daha kısa sürede vites değiştirme imkanı doğmaktadır.אם היה באפשרותך לבצע שינוי בקרוב, מה היעיל ביותר עבורך?
Biz güneş doğmadan önce başladık.התחלנו לפני הזריחה.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Явяват се на земята от пролетта до есента (от Благовещение до Секновене).
Akılcılığı esas alarak dinî dogmalara karşı çıkmıştır.Епохата е твърде трезвомислеща, за да се подчинява на догми.
İkiz bir batımda iki bebeğin birden doğmasıdır.В една бурна нощ се раждат две бебета.
Dogmatizm'in Türkçedeki karşılığı bağnazlıktır.В Словения принципът за избягване на двойното гражданство е основен.
Öldükten sonra yeniden doğma sınırı yoktur.Умрете ли, няма бутон за прераждане.
Fakat yeniden doğmak "dünyanın ıstırabına" yeniden ortak olmak demektir."Възраждането на религията означава възраждане на нацията."
Gnostisizm ise Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur.Както по-горе се отбеляза, отношението на мандейството към християнството е твърде отрицателно.
Çünkü yolcu daha doğmamıştır ) gibi paradokslara izin vermez.Тъй като е роден втори, той няма права върху фамилното наследство.
Aynı dönemde Kevin Smith'in "Dogma" isimli filminde Tanrı rolünde oynar.Pojavila se u ulozi Boga u filmu Kevin Smith-a 'Dogma'.
Conkbayırı’nın gün doğmadan -03:30 dolaylarında- işgal edilmiş olacağı düşünülmektedir."Where Do You Think You're Going?" – 3:30 Prethodno neobjavljeno.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prijestolje je bilo rezervirano za nerođeno dijete jedne od žena Hormizda II.
Bu vakitte güneş ışınları zayıftır, güneş henüz doğmamıştır ve ufkun altındadır.Ona je ovisna o položaju Sunca, najmanja je za Sunce u zenitu, a najveća za Sunce na obzoru (horizontu).
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.Nad morem se digao mjesec.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Može biti pogubna za dijete, ako se nehotice rani.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Trón bol vyhradený pre ešte nenarodené dieťa jednej z manželiek Hormizda II.
Kısa bir süre sonra 1766’da kız kardeşi Luise’nin doğmasıyla ailesi Ludwigsburg’a taşındı.V roku 1766, kedy sa narodila Friedrichova sestra Louise, sa celá rodina presťahovala do Ludwigsburgu.
Septisizm (şüphecilik) dogmatizmin (inanççılık) karşıtıdır.Relativizmus sa stavia (spolu so skepticizmom) proti dogmatizmu.
Ayrıca onun bu makamı bebeklerin ruhlarının dünyaya doğmak için indikleri yerdi.Spomína v nej aj znamenia, ktoré budú predchádzať príchod Syna človeka.
Böylece savaşın içinden yeni bir ittifak yapısı doğmaya başladı.Po vojne sa začalo tvoriť nové družstvo.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Lahko škoduje nerojenemu otroku.
Film, doğmamış çocuğun ölümünden sonra 9 yaşındaki gizemli bir kızı evlat edinen bir çifti konu ediniyor.Zgodba se osredotoča na par, ki po smrti njunega nerojenega otroka posvoji skrivnostno 9 letno dekle.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prestol so namenili še nerojenemu otroku ene od žena Hormizda II..
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.Na ta način se nekoliko omejijo sile, ki nastopijo med odpiranjem knjižnega bloka.
Çocuk doğmadan önce birbirlerinin izlerini kaybetmişlerdir.Fanta sta ob rojstvu zapustila.
Büyük torunu Ratu Sir George Cakobau, Fiji'nin ilk doğma büyüme Genel Valisidir (1973 - 1983).Jo proanūkis Seras Džordžas Cakobau buvo pirmasis Fidžio gubernatorius (1973–1983), gimęs salose.
Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.Kartais pasitaiko, kad gimęs kūdikis neturi užkrūčio liaukos.
"Şerif" adı, kendisi doğmadan önce ölen amcasının adına ithafen verilmiştir.Sūnus buvo pavadintas tėvo, kuris mirė mėnuo prieš jam gimstant, vardu.
Öldükten sonra yeniden doğma sınırı yoktur.Be gimimo nebūna mirties.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Sostas buvo rezervuotas negimusiam vienai iš Hormizdo žmonų vaikui.
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.Virš skydo kylanti auksinė saulė.
Akılcılığı esas alarak dinî dogmalara karşı çıkmıştır.Mokymai, preštaraujantys dogmai, buvo atmetami kaip eretiški.
İsa`nın bakire Meryem Ana`dan doğması bekâretin önemini simgeler.Mergelės Marijos Dangun Ėmimo bažnyčia Sinkavičiaus Šv.
Yeni doğan bebekler de daha güçsüz ve zayıf doğmaya başlamıştır.Atitinkamai mažesnių naujagimių oda plonesnė ir pasiraukšlėjusi.
Belçika'da doğması ve bu ülkede futbol eğitimini alması sebebiyle Belçika millî takımını seçti.Gimė makedonų šeimoje Belgijoje, treniravosi belgų ir olandų futbolo klubų jaunimo komandose.

İlgili Sayfalar