dogma ile cümle
dogma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İlk ikiz baş aşağı doğmadığı zaman C-bölüm genellikle tavsiye edilir.Pirmasis sveria 100 g, dažniausiai būna neapvaisintas.
Geminin üzerinde bir güneş doğmaktadır.Horisondil on tõusev päike.
1975 yılında çıkardığı ilk albümü Horses ile punk rock'ın doğmasında en etkili isimlerden biri oldu.Tema debüütalbum "Horses" (1975) oli New Yorgi punk rock'i liikumise esimene avaldatud album.
İnanç ^ "TDK - Dogma". tdk.gov.tr.Miks me näeme unenägusid? : "Dü-dü-dü...
İkiz bir batımda iki bebeğin birden doğmasıdır.Kaksikud on samast rasedusest sündinud kaks järglast.
Lyon taraftarı oğlunun doğmasının ardından kendisi için pankart açmıştır.Dryden võttis oma poja pärast selle sündi endale.
Tüm dinler ve geleneklerdeki ruhani ögretiler (dogma ve rituel değil) tek ögreticiden gelir.Inimlikud traditsioonid (inimeste rajatud riitused ja tseremooniad) ei pea olema igal pool ühesugused.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.49 dni opravljaj dobra dela in moli, da se boš ponovno rodil kot človek.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Czyń dobre uczynki przez 49 dni... i módl się, aby znowu narodzić się jako człowiek.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.De goede daden in 49 dagen, en bid dat je wordt herboren weer als mens.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Fă acte de caritate timp de 49 de zile şi roagă-te să renaşti tot om.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Hãy làm những điều tốt trong 49 ngày này, và cầu nguyện để được đầu thai thành người lần nữa.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Konej dobročinné skutky po 49 dní, a modli se, ať se zase zrodíš, jako člověk.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Lakukanlah perbuatan baik selama 49 hari... ...dan berdoa agar terlahir kembali sebagai manusia.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Lleva a cabo actos de caridad durante 49 días, y ruega volver a nacer como ser humano.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Sois charitable pendant 49 jours, et prie pour renaître sous forme humaine.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.Бъди доброжелателен през тези 49 дни, и се моли да се преродиш отново в човек.
49 gün hayır işleri yap, ve yine insan olarak doğmak için dua et.,תעשה מעשים טובים במשך 49 יום .והתפלל להיוולד לבן אדם שוב (גלגול נשמות)
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Jos perhe saa kaksoset, vanhempainrahakausi on 60 arkipäivää pidempi.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Om familjen får tvillingar är föräldrapenningperioden 60 vardagar längre.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Si la famille a des jumeaux, la période d'allocations parentales est supérieure de 60 jours ouvrables.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.Если в семье рождается двойня, выплата родительского содержания продлевается на 60 рабочих дней.
Ailede ikizlerin doğması durumunda, ebeveynlik parasının ödenme süresi 60 işgünü daha uzun olur.وإذا ولد للعائلة توأمان فتطول هذه الفترة لـ 60 يوما عمل.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Abitudini, certezze, convinzioni, punti esclamativi, paradigmi, dogmi.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Gewohnheiten, Gewissheiten, Überzeugungen, Ausrufezeichen, Paradigmen, Dogmen.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Gewoontes, zekerheden, overtuigingen, uitroeptekens, paradigma's, dogma's
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Hábitos, certezas, convicciones, signos de exclamación, paradigmas, dogmas.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Hábitos, certezas, convicções, pontos de exclamação, paradigmas, dogmas.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.습관, 확신 책임, 느낌표 패러다임, 도그마라는 이름의 모래주머니들을 말입니다.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Návyky, istoty, presvedčenia, výkričníky, vzory, dogmy.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Návyky, jistoty, odsouzení, příkazy, rámce, dogmata.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Obiceiuri, certitudini, convingeri, semne de exclamare, paradigme, dogme.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Szokásokat, biztos dolgokat, előítéleteket, felkiáltójeleket, paradigmákat, dogmákat.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Vanor, säkerheter, övertygelser, utropstecken, tankesystem, dogmas.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Zwyczajów, pewników, przekonań, wykrzykników, wzorców, dogmatów.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Навици, сигурности, убеждения, удивителни знаци, парадигми, догми.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Привычки, очевичные факты, убеждения, восклицания, парадигмы, догмы.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.הרגלים, דברים בטוחים, אמונות, סימני קריאה, פרדיגמות, דוגמות.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.كالعادات والقناعات والادانات المسبقة وعلامات التعجب والنماذج النمطية و الاعتقادات الاجتماعية
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.確信 感嘆符 パラダイム ドグマ それらを捨て去ることができれば
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.a že lepšie nad obojich je tomu, kto ešte vôbec nebol, kto nevidel zlého skutku, ktorý sa deje pod slnkom.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.còn kẻ chưa được sanh ra, chưa thấy những gian ác làm ra dưới mặt trời, ta cho là có phước hơn hai đằng kia.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.E melhor do que uns e outros é aquele que ainda não é, e que não viu as más obras que se fazem debaixo do sol.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.En het beste af zijn zij, die nooit werden geboren en al het kwaad en onrecht op aarde niet zullen zien.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.이 둘보다도 출생하지 아니하여 해 아래서 행하는 악을 보지 못한 자가 더욱 낫다 하였노라
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.men lykkeligere end begge den, som slet ikke er til, som ikke har set det onde, der sker under Solen.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.Nýbrž nad oba tyto šťastnější jest ten, kterýž ještě nebyl, a neviděl skutku zlého, dějícího se pod sluncem.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.und besser als alle beide ist, der noch nicht ist und des Bösen nicht innewird, das unter der Sonne geschieht.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.Καλητερος δε αμφοτερων ειναι, οστις δεν υπηρξεν ετι, οστις δεν ειδε τα πονηρα εργα τα γινομενα υπο τον ηλιον.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.а блаженнее их обоих тот, кто еще не существовал, кто не видал злых дел, какие делаются под солнцем.
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.וטוב משניהם את אשר עדן לא היה אשר לא ראה את המעשה הרע אשר נעשה תחת השמש׃
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.وخير من كليهما الذي لم يولد بعد الذي لم ير العمل الرديء الذي عمل تحت الشمس
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.並 且 我 以 為 那 未 曾 生 的 、 就 是 未 見 過 日 光 之 下 惡 事 的 、 比 這 兩 等 人 更 強
Ama henüz doğmamış, Güneşin altında yapılan kötülükleri görmemiş olan İkisinden de mutludur.並且 我 以為 那 未 曾 生的 、 就是 未見過 日光 之下 惡 事 的 、 比這兩 等 人 更 強
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››내가 너를 복중에 짓기 전에 너를 알았고 네가 태에서 나오기 전에 너를 구별하였고 너를 열방의 선지자로 세웠노라 하시기로
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››trước khi ngươi sanh ra , ta đã biệt riêng ngươi , lập ngươi làm kẻ tiên_tri cho các nước .
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››trước khi ngươi sanh ra, ta đã biệt riêng ngươi, lập ngươi làm kẻ tiên tri cho các nước.
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››בטרם אצורך בבטן ידעתיך ובטרם תצא מרחם הקדשתיך נביא לגוים נתתיך׃
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››قبلما صورتك في البطن عرفتك وقبلما خرجت من الرحم قدستك. جعلتك نبيا للشعوب.
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››我 未 將 你 造 在 腹 中 、 我 已 曉 得 你 、 你 未 出 母 胎 、 我 已 分 別 你 為 聖 . 我 已 派 你 作 列 國 的 先 知