Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Mais ici, voilà la plus grande force pour amener un monde d'abondance.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Mas aqui, aqui está a maior força para trazer um mundo de abundância.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Men her, her er den største kraft for at bringe en verden af overflod til eksistens.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Nhưng tác động lớn nhất là mang đến một thế giới của sự thừa thãi.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Pero esta es la mayor fuerza de producir un mundo de abundancia.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.To tu znajduje się największa siła, dzięki której stworzymy świat dostatku.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Όμως εδώ, εδώ είναι η ισχυρότερη δύναμη για να φέρει έναν κόσμο αφθονίας.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Но здесь сокрыта самая большая сила для того, чтобы поднять тему изобилия в мире.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Но тук, тук е най-голямата сила за постигането на един свят на изобилие.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.אבל הנה הכוח הגדול ליצירת עולם של שפע.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.ولكن هنا، هنا تكمن القوة الكبرى لجلب عالم من الوفرة.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.作りだす最大の原動力です これを昇り来る 10 億と呼んでいます
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinBây giờ câu chuyện tôi muốn kể, đầu tiên,
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak için처음 제가 하고 싶었던 이야기는 일 년중 단 몇 주를 관찰하는 것에만 초점을 두고 있었습니다.
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinהכתבה אשר רציתי לעשות, בהתחלה, הייתה רק התמקדות קטנה על מספר השבועות בכל שנה
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinأريد ان اقدم القصة في البداية مجرد التركيز الصغيرة للنظر في الأسابيع القليلة من كل عام
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinアザラシが毎年数週間、カナダ北極圏から セントローレンス湾に渡り、求愛して交尾し
Beni doğurmaya çalışırken öldü. Bayağı bir trajik, değil mi?Elle put tenir Rafe dans ses bras pendant 17 secondes avant qu'il ne lui fût enlevé.
Bu durum cezaevi mevcudu arasında bulaşıcı hastalıkların olası yayılmasına dair sorunlar doğurmaktadır.Det skærper problemerne med potentiel spredning af smitsomme sygdomme blandt de indsatte.
Bu durum cezaevi mevcudu arasında bulaşıcı hastalıkların olası yayılmasına dair sorunlar doğurmaktadır.Ez kérdéseket vet fel a fertőző betegségeknek a börtönpopulációban való potenciális terjedésével kapcsolatban.
Bu durum cezaevi mevcudu arasında bulaşıcı hastalıkların olası yayılmasına dair sorunlar doğurmaktadır.Jedoch liegen sowohl die nationalen Raten als auch der EU-Durchschnitt erheblich unter den aus
Bu durum cezaevi mevcudu arasında bulaşıcı hastalıkların olası yayılmasına dair sorunlar doğurmaktadır.Neljässä muussa maassa tehtyjen tutkimusten mukaan määrä on kymmenen prosenttia tai enemmän.
Bu durum cezaevi mevcudu arasında bulaşıcı hastalıkların olası yayılmasına dair sorunlar doğurmaktadır.Týmto sa zvyšuje problematika potenciálneho šírenia nákazlivých chorôb medzi väzenskou populáciou.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Bà ấy ăn cắp nó và chết vì tội sinh ra tôi.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Elle l'a volée et a été tuée pour m'avoir mis au monde.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.La robó. Su pecado fue darme la vida.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Её преступлением было украсть его и родить меня.
Çaldı ve beni doğurmanın cezası olarak öldü.Откраднала го е и е умряла, за дето ме е родила.
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Azt mondták: "Hát, a nők képessége a gyermekvállalásra."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Dijeron, "La habilidad de procrear."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Dissero: "Beh, è la loro capacità di generare dei bambini."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Ei au zis: "Păi, capacitatea de a naște copii."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Eles disseram: "É a capacidade de gerar bebés." Eu disse:
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."He sanoivat, "Se on naisten kyky saada lapsia."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Họ nói, "Chà, đó là khả năng mang thai."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Ils m'ont dit "C'est de pouvoir donner naissance aux enfants."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."그들은 "생명을 잉태할 수 있는 능력이요"라고 했습니다.
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Mereka berkata, "Kemampuan wanita untuk melahirkan."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Oni řekli: "No, je to jejich schopnost rodit děti." Já na to:
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Powiedzieli: "Tym darem jest możliwość wydania na świat dzieci."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Sie sagten: "Es ist die Fähigkeit der Frauen, Kinder zu gebären."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Ze zeiden, "Wel, het is haar gave kinderen te dragen."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Μου κάνουν, "Η ικανότητα να γεννούν παιδιά."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Вони сказали: "Це здатність народжувати дітей".
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."Они сказали: "Это её способность производить детей на свет."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."הם אמרו, "זו היכולת שלהן להרות וללדת."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi."وقالوا : "حسنا ، انه قدرتها على الإنجاب."
Dediler ki, "Bu, kadınların doğurma yetisi.""出産が原因で過労死しないと仮定して
Eğer beni doğurmasaydı, hala yaşayabilirdi.Nếu không vì sinh tôi, thì bà vẫn còn sống đến giờ.
Eğer beni doğurmasaydı, hala yaşayabilirdi.Si elle ne m'avait pas eu, elle serait toujours en vie.
Eğer beni doğurmasaydı, hala yaşayabilirdi.Si no me hubiera tenido, todavía estaría viva.
Eğer beni doğurmasaydı, hala yaşayabilirdi.Ако не бях аз, тя щеше да е жива.
Eğer beni doğurmasaydı, hala yaşayabilirdi.Если бы она не рожала меня, то была бы жива.
Elizabetin doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.A Alžbete sa naplnil čas, aby porodila, i porodila syna.
Elizabetin doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.A Elizabeti se dopolni čas, da porodi, in rodi sina.
Elizabetin doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.A Elżbiecie wypełnił się czas, aby porodziła, i porodziła syna.
Elizabetin doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.Alžbětě pak naplnil se čas, aby porodila; i porodila syna.
Elizabetin doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.Bấy giờ, đến ngày mãn nguyệt, Ê-li-sa-bét sanh được một trai.
Elizabetin doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.Bấy_giờ , đến ngày mãn nguyệt , Ê - li-sa-bét sanh được một trai .
Elizabetin doğurma vakti geldi ve bir oğul doğurdu.De dag kwam dat Elisabeths kind geboren werd en het was een jongen.