Ana içeriğe geç
Sözlük

doğurma ile cümle

doğurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tehditleri bazı uygun sonuçlar doğurmaya başladı.Cuộc cải cách này đã phát huy một số tác dụng nhất định.
Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.姻戚も嗣子もないまま没した。
Nut ise bu çocuğu doğurmayacağını söyledi.ニンジャは子を成すことができないとされている。
Taş, deniz yosununun doğurmamasını ister.沈み込み帯は必ずしも背弧海盆を形成するわけではない。
Aradaki fark günlük hayatta mutlak bir sonuç doğurmamıştır.しかし、彼はそんな日々の生活に何か足りないものを感じていた。
Ejder doğurmak üzere olan kadının önünde bekliyordu; amacı kadının doğuracağı çocuğu yutmaktı.그때 용녀가 원수를 갚게 해달라고 발원(發願)하니, 옥황상제는 용녀를 막씨의 딸로 점지하여 방울로 태어나게 했다.
Ancak her zaman bir olayı kafaya takma kötü sonuçlar doğurmaz.그러나 종종 성과가 목표에 못 미치는 경우도 발생하게 된다.
Çocuk doğurma Üreme Gebelik Ölüm생명 죽음 출산
Doğurmadı ve doğmadı.해답: 태어나지 않았다.
Bu çok şikayet doğurmakta idi.그래서 불평도 많이 하고 그랬지요.
Doğurmadı ve doğmadı.לא נברא ולא נולד.
Her bir taraf bu sorunun kendisi için olumsuz sonuçlar doğurmasından korkmuştur.לצד השפעות אלה, ייתכן שהתנועה יוצרת גם תוצאות שליליות מבחינתה.
Bu çok şikayet doğurmakta idi.ההצעה עוררה טענות רבות.
Bu düşünceler eskisi gibi kendinde sükunet hisleri doğurmamaktadır.i.התערוכה לא עוררה הד תקשורתי כמו הקודמות לה.
Bilgilerdeki bu karışıklık katilin gerçek kimliğinin asla öğrenilemeyeceği ihtimalini doğurmaktadır.Критиците предполагат, че самоличността на истинския убиец никога не е била установявана.
Buna ek olarak, çoktan reddedilen yerbilmezlik sonucunu doğurmaktadır.Това също така ни гарантира, че елементът, който се отстранява съществува.
Her doğum sırasında ise yüzden fazla çocuk doğurmaktadırlar.След време на младото семейство се раждат много деца.
Kraliçe Anne, iki kere düşük yapsa da erkek çocuk doğurmadı.Вторият брак на краля също не произвежда деца.
Bu tehditleri bazı uygun sonuçlar doğurmaya başladı.Първоначално военните действия се водят с променлив успех.
Hukuki işlem, hukuki bir sonuç doğurmak amacıyla, irade beyanında bulunmaktır.Iznimno, zakon se može donijeti po hitnom postupku.
Bu tehditleri bazı uygun sonuçlar doğurmaya başladı.Zato so pričeli z iskanjem morebitnih drugih pozitivnih učinkov.
Bir nehrin ne kadar kısmının hangi ülkede bulunduğu da çok tartışmalar ve hatta çatışmalar doğurmaktadır.Prepletene reke se pojavljajo pri rekah z večjim naklonom in / ali veliko naplavinami.
Ancak her zaman bir olayı kafaya takma kötü sonuçlar doğurmaz.Tačiau šie filmai ne visada pateikia laimingas pabaigas.
Binanın diğer tarafında ise Lori doğurmaya başlar.Nusėdus ant grunto pradeda augti stiebelis.
Her doğum sırasında ise yüzden fazla çocuk doğurmaktadırlar.Närilisterohkeil aastail sünnib poegi rohkem.
Ancak her zaman bir olayı kafaya takma kötü sonuçlar doğurmaz.Kahjuks alati ei ole võimalik leida perekonnas eelnevaid juhtumeid.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.-Hur gammal är du egentligen?
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.- Itkeminen, lasten tekeminen - ja lähimmäisten haukkuminen.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Llorar, parir niños y hablar mal de sus vecinos.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Pleurer, enfanter et dire du mal d'autrui.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Weinen, Kinder gebären und über die Nachbarn lästern.
Ağlamak, doğurmak ve komşuları hakkında dedikodu yapmak.Weinen, Kinder gebären und über die Nachbarn lästern.
Alisa ilk bebeğimizi doğurmaAlisa는매우 고맙게도 우리의 첫아이를
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa bola taká láskavá a rodila naše prvé dieťa -- (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa brachte gerade großzügigerweise unser erstes Kind zur Welt -- (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa era în mod foarte generos în procesul de a da naştere primului nostru copil -- (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa era nel generoso processo di dare vita al nostro primo figlio...(AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa estaba, muy generosamente, por dar a luz a nuestro primer niño... (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa était pleinement en train de mettre au monde notre premier fils -- (AV :
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa sangat sabar dalam proses kelahiran anak pertama kami -- (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Alisa wspaniałomyślnie rodziła właśnie nasze pierwsze dziecko -- (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Inkább Alisa volt elfoglalva az első gyerekünk szülésével -- (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV: Sağ ol.) ve ben de kapı önünde bekliyordumAlisa byla velice laskavá a přiváděla na svět našeho prvního potomka.
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV: Sağ ol.) ve ben de kapı önünde bekliyordumAlisa đang trong quá trình sinh đứa con đầu lòng của chúng tôi - (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV: Sağ ol.) ve ben de kapı önünde bekliyordumAlisa was zeer gul ons eerste kind aan het baren -- (AV:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV: Sağ ol.) ve ben de kapı önünde bekliyordumАліса великодушно перебувала в процесі народження нашого первістка - (А.В.:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Η Aλίσα ήταν πολύ γενναία στη διαδικασία της γέννησης του πρώτου μας παιδιού -- (AΒ:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Алиса беше много надълбоко в процеса на раждане на първото ни дете -- (АФ:
Alisa ilk bebeğimizi doğurma lütfunda bulunuyordu (AV:Алиса, со свойственной ей щедростью, находилась в процессе произведения на свет нашего первенца - (А.В.
Alisa ilk bebeğimizi doğurmaNepravilna raba zaimka.
Alisa ilk bebeğimizi doğurmaאליסה, בנדיבות רבה, היתה במהלך
Alisa ilk bebeğimizi doğurmaلقد قامت أليسا متكرمةً بإنجاب
Alisa ilk bebeğimizi doğurma分娩してくださっており (AV:どうも)
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Aber nun zur größten Kraft, die uns zu einer Welt des Überflusses führen wird.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Ale tu, tu je tá najväčšia sila pre vznik sveta hojnosti.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Ale zde, zde leží největší síla k dosažení světa hojnosti.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Dar aici, aici este cea mai mare forţă prin care să facem viabilă o lume a belşugului.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.그러나, 우리의 세계로 풍요함을 가져오는 가장 큰 요소는 제가 말하는
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Maar hier ligt de grootste kracht voor het tot stand brengen van een wereld van overvloed.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Ma ecco qui la forza più grande che porterà a un mondo di abbondanza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod