Ana içeriğe geç
Sözlük

doğurma ile cümle

doğurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Doğurmadı ve doğmadı.Il n’a point enfanté, et n’a point été enfanté.
Nut ise bu çocuğu doğurmayacağını söyledi.Pourquoi Véra ne veut pas l'enfant qui devrait naître ?
Kraliçe onu doğurmadan bir gün önce rüya görür.La reine meurt un an après sa naissance.
Dişiyi, yavruları doğurmadan birkaç hafta önce erkek terk eder.La femelle jeûne quelques jours avant les pontes.
Her doğum sırasında ise yüzden fazla çocuk doğurmaktadırlar.Après seulement quelques mois de grossesse, elles accouchent toutes en même temps.
Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.No engendró, ni fue engendrado.
Aradaki fark günlük hayatta mutlak bir sonuç doğurmamıştır.El deterioro no tiene repercusiones importantes en la vida diaria.
Kentin çok yüksek olan nüfus artış hızı ciddi sorunlar doğurmaktadır.Sin embargo, el rápido aumento reciente de la población humana está causando cierta preocupación.
6.Fxb5 Vxd5 7.Fxc6 Vxc6 ve 6.dxc6 bxc4 7.Ac3 hamleleri beyaz için pek iyi sonuçlar doğurmaz.Se han jugado 6.Axb5 Dxd5 7.Axc6 Dxc6 y 6.dxc6 bxc4 7.Cc3 pero no igualan.
Her doğum sırasında ise yüzden fazla çocuk doğurmaktadırlar.Durante il parto però ci saranno delle complicanze.
Doğurmadı ve doğmadı.Ma è sbagliato, lei non è nata.
Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.Он не родил и не был рождён, и нет никого, равного Ему».
Hukuki işlem, hukuki bir sonuç doğurmak amacıyla, irade beyanında bulunmaktır.Такая сделка имеет своим правовым результатом осуществление цели, противоречащей закону.
Doğurmadı ve doğmadı.Она не рождается и не умирает.
Yaşları kaç olursa olsun tüm kadınlar fiziksel veya zeka engelli bebek doğurma riski taşırlar.تتعرض جميع النساء، بغض النظر عن أعمارهم، لاحتمالية الحمل بطفل مصاب بإعاقة جسدية أو عقلية.
Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.وأَبَّنَ الأثر: وهو أَن يَقْتَفِره فلا يَضِح له ولا ينفَلِت منه.
İkiz doğurma riski kullanılan doğurganlık tedavi tipine bağlı olarak değişebilir.تختلف فرص ولادة التوائم اعتمادا على أنواع علاجات الخصوبة المستخدمة.
Yani şehzade doğurmayan cariyeler de haseki olabiliyordu.No entanto, as mulheres que nunca tiveram filhos podem também sofrer desta situação.
Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.Ze behoorde echter niet tot zijn favorieten en hij schonk haar geen kinderen.
Kraliçe onu doğurmadan bir gün önce rüya görür.De koning neemt zich voor om haar dan maar een dag later dan voorzien te doden.
Doğurmadı ve doğmadı.Hij wordt niet weder geboren.
Bu tehditleri bazı uygun sonuçlar doğurmaya başladı.Deze doelstellingen zijn met wisselende resultaten behaald.
Bir nehrin ne kadar kısmının hangi ülkede bulunduğu da çok tartışmalar ve hatta çatışmalar doğurmaktadır.Het land is door de afzettingen van de rivieren zeer vruchtbaar, maar ook erg vatbaar voor overstromingen.
Binanın diğer tarafında ise Lori doğurmaya başlar.Aan een andere zijde van de Grasmarkt begint de Hortagalerij.
Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.Nie zrodził i nie został zrodzony!
Doğurmadı ve doğmadı.Nie zrodził i nie został zrodzony! 4.
Çocuk doğurma Üreme Gebelik ÖlümAlimenty na dorosłe dziecko
Sue hastanede bebek doğurmaya çalışmaktadır.W szpitalu Marta rodzi dziecko.
Morrigan, çocuğu doğurmayı kabul eder.Adelajda ma nadzieję, że spodziewa się dziecka.
Bu düşünceler eskisi gibi kendinde sükunet hisleri doğurmamaktadır.i.Na emigracji książka nie wywołała tak żywego oddźwięku, jak poprzednie utwory Hłaski.
Kentin çok yüksek olan nüfus artış hızı ciddi sorunlar doğurmaktadır.Stadens fortsatta stora befolkningstillväxt ledde till stora problem.
Bu işleme doğurma denir.Detta förfarande kallas anlöpning.
Çocuk doğurma Üreme Gebelik ÖlümSpädbarnsdödlighet
Bu adacıkta, savaşta ölen askerlerinden birinin karısı da, bir çocuk doğurmak zorunda kalmıştı.Vad bör en kvinna som genomlevt en förlossning ha?
Her doğum sırasında ise yüzden fazla çocuk doğurmaktadırlar.Самиці, як вважають, народжують не більше ніж 1 дитинча щороку.
Doğurmadı ve doğmadı.Він нікого ненародив і ніким не народжений.
Taş, deniz yosununun doğurmamasını ister.Капусту не варто згодовувати вагітним морським свинкам.
Kraliçe onu doğurmadan bir gün önce rüya görür.Колись це сталося, давним-давно, в однієї королеви народилася дитина.
Morrigan, çocuğu doğurmayı kabul eder.Мацу починає піклуватися про хлопчика.
Doğurmadı ve doğmadı.Otec nebyl učiněn z ničeho: nebyl ani stvořen, ani zrozen.
Nut ise bu çocuğu doğurmayacağını söyledi.Clara se rozhodne, že si dítě neponechá.
Ingerid ile olan evliliği herhangi bir çocuk doğurmadı.Căsătoria lui cu Ingerid nu a produs nici un copil.
Morrigan, çocuğu doğurmayı kabul eder.Hiram promite să aibă grijă de băiat.
Burgundy'lerin mirası ile Habsburg Hanedanı Avrupa'da üstünlük doğurmaya başlamıştı.Burgundia örökségével a Habsburgok hatalmi túlsúlyba kerültek Európában.
"Kunnamak", atın yavrusunu doğurması.A paci a ló gyermeknyelvi megfelelője.
Doğru ciftlesmeyi yakalayana kadar rahibelerden kız çocuk doğurmaları istenmistir.Közvetlenül szülés előtt az anya horpasza beesik.
Kraliçe Anne, iki kere düşük yapsa da erkek çocuk doğurmadı.A nagyherceg kétszer nősült ugyan, ámde egyik frigyéből sem származott utódja.
Çocuk doğurma Üreme Gebelik ÖlümA gyermekotthon ritkán frissített blogja
Düşük ücretler, uzun iş saatleri ve kötü barınma koşulları işçiler arasında tepkiler doğurmada gecikmedi.A kis fizetések, a rossz életkörülmények és a felemelt munkanormák a munkásokat is elégedetlenné tették.
Doğurmadı ve doğmadı.Isää ei kukaan ole tehnyt, luonut eikä synnyttänyt.
"Kunnamak", atın yavrusunu doğurması.Varsominen tarkoittaa hevoseläimen synnytystapahtumaa.
Sue hastanede bebek doğurmaya çalışmaktadır.Sairaalassa Isabella synnytti poikavauvan.
Uyku, beslenme, çiftleşme ve hatta doğurma da ağaca asılı şekilde gerçekleşir.Laiskiaiset syövät, nukkuvat ja jopa synnyttävät puussa.
Morrigan, çocuğu doğurmayı kabul eder.Mrs Pinkerton on halukas adoptoimaan lapsen.
Doğurmadı ve doğmadı.Δεν τεκνοποιεί και δεν έχει γεννηθεί.
Bu çok şikayet doğurmakta idi.Αυτό προκάλεσε μεγάλες αντιδράσεις.
Nut ise bu çocuğu doğurmayacağını söyledi.Η Έλεν έχει δηλώσει πως δεν επιθυμούν να αποκτήσουν παιδιά.
Bu sırada Hediye hamile kalır ve Duran'dan bebeği Amerika'da doğurmak ister.Under rejsen blev Madeline gravid, og parret ville have at barnet skulle fødes i USA.
Elizabeth ardından çocukları bodrumda doğurmaya başladı.I mellomtiden førte Elizabeth husholdningen i borgen.
Doğurmadı ve doğmadı.Dia tidak beranak dan tidak diperanakkan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod