Beş yaşındaki oğluna doğum gününde yavru köpek aldı.She gave her five-year-old son a puppy for his birthday.
Bana doğum günümde bu CD'yi verdi.He gave me this CD for my birthday.
Doğum gününde istediği her şeyi aldı.He got everything he wanted for his birthday.
Ona benden daha çok doğum günü hediyesi alınmıştı.He got more birthday presents than me.
Doğum gününde yavru köpek istediğini söylüyor.He says he wants a puppy for his birthday.
Doğum gününde model tren istiyor.He wants a model train for his birthday.
Doğum gününü hastanede geçirmek zorunda olmasından ötürü çok üzgündü.He was very unhappy about having to spend his birthday in the hospital.
Ona doğum gününde ne aldın?What did you buy him for his birthday?
Ona doğum gününde ne alayım?What should I buy him for his birthday?
Ona doğum gününde ne alacaksın?What'll you get him for his birthday?
Doğum gününde ne istediğini ona söylesene.Why don't you tell him what you want for your birthday?
Ona doğum günü kartı gönderdi.He sent her a birthday card.
Bu yıl ondan doğum günü hediyesi aldın mı?Did you receive a birthday present from him this year?
Bu yıl ona doğum günü hediyesi aldın mı?Did you get a birthday present for him this year?
Bu yıl ondan doğum günü hediyesi almış mıydın?Did you get a birthday present from him this year?
Amcam bana her yıl doğum günü armağanı gönderir.My uncle sends me a birthday present every year.
Dayım bana her sene doğum günü hediyesi yolluyor.My uncle sends me a birthday present every year.
Tom 29 Şubat'ta doğduğu için doğum gününü dört yılda bir kutluyor.Since he was born on February 29th, Tom celebrates his birthday every four years.
Tom 29 Şubat doğumlu.Tom was born on February 29th.
Suud, Orta Doğu'nun istikrarını bozuyor.Saudi Arabia is destabilizing the Middle East.
Türkiye, Avrupa'nın Orta Doğu'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.Turkey remains Europe's bridge to the Middle East.
O, yüzüncü doğum gününe son derece hayal kırıklığına uğramış bir hâlde uyandı.He woke up to his 100th birthday, deeply disappointed.
Bugün onun doğum günü mü var?Is it his birthday today?
Swahili, Doğu Afrika'da yaygın olarak konuşulmaktadır.Swahili is widely spoken in eastern Africa.
Swahili, Doğu Afrika'da yaygın olarak konuşulur.Swahili is widely spoken in eastern Africa.
Dokuz kadın bir bebeği bir ayda doğuramaz.Nine women can't make a baby in one month.
Yumurta doğurganlık sembolüdür.The egg is a symbol of fertility.
Doğum günün için ne tür bir pasta sipariş etmeliyim?What kind of cake should I order for your birthday?
Hâlâ Tom için bir doğum günü hediyesi almam gerekiyor.I still need to buy a birthday present for Tom.
Ne tür doğum kontrol yöntemleri kullanıyorsunuz?What type of birth control do you use?
Filistinlilerin Doğu Kudüs'ten sürülmesi yıllardır devam ediyor.The eviction of Palestinians from East Jerusalem has been ongoing for years.
Eğitim her çocuğun doğuştan hakkıdır.The education is the birthright of every child.
Bugün on üçüncü doğum günüm.Today is my thirteenth birthday.
Doğum günümü sana belli etmek istemiyorum.I don't want to reveal my birthday to you.
Hiç kimse kendi ana dilini bile doğuştan konuşamaz.No one speaks even their own native language by birth.
Lütfen doğum günü partime gel.Please come to my birthday party.
Lütfen doğum günü partime gelin.Please come to my birthday party.
Vivipar hayvanlar yavrularını doğururken oviparlar yumurtlar.Viviparous animals give birth to their young while the oviparous lay eggs.
Anam beni doğurduğunda on altı yaşındaymış.My mother gave birth to me when she was sixteen years old.
Siyonizm var olduğu sürece Orta Doğu'ya barışın gelmesi mümkün değil.As long as Zionism exists, no peace could be achieved in the Middle East.
Çin nüfusunun %94'ü Heihe-Tengçong Hattı'nın doğusunda yaşıyor.94% of China's population live east of the Heihe-Tengchong Line.
İçime doğuyor, kötü bir şey olacak.Something bad's going to happen. I can feel it.
Sen de mi Doğu Asyalısın?Are you East Asian too?
Siz de mi Doğu Asyalısınız?Are you East Asian too?
Sizler de mi Doğu Asyalısınız?Are you East Asian too?
Cookie'nin doğum türü kedi, ama kendini köpek olarak tanımlayıp köpek gibi davranıyor.Cookie's birth assigned species is cat, but he identifies as and acts like a dog.
Küçük bir köyde doğup büyüdüm.I was born and raised in a small village.
Kıtlık şiddeti doğurur.Scarcity breeds violence.
Robert, Martha'nın doğum yapmasına yardım etti.Robert helped Martha give birth.
Robert, Martha'nın doğum yapmasına yardımcı oldu.Robert helped Martha give birth.
Onun doğum günü yarın.Her birthday is tomorrow.
Arkadaşlara doğum günü kartları gönderiyor musunuz?Do you send birthday cards to friends?
William, ekibine hedeflerine ulaşmaları için ilham veren doğuştan bir liderdir.William is a born leader who inspires his team to achieve their goals.
Birçok yeni anne, doğum sonrası depresyonundan muzdariptir.Many new mothers suffer from postpartum depression.
Doğum tarihine bakayım dedim, internette farklı tarihlerle karşılaştım.Doğum tarihine bakayım dedim, internette farklı tarihlerle karşılaştım.
Bir başka masada da oyuncu Güven Kıraç'ın doğum günü kutlaması vardı..."Bir başka masada da oyuncu Güven Kıraç'ın doğum günü kutlaması vardı..."
Eğer hayatta olsaydı bu aynı zamanda onun 50. doğum günü olacaktı.If he were alive, it would be his 50th birthday as well.
"Arkadaşlar doğum günüm yarın" (Tweet)."Arkadaşlar doğum günüm yarın" (Tweet).
Uzun yıllar boyunca Tom'un doğum gününü (8 Kasım) kendisininki olarak kullandı.For many years she used Tom's birthday (November 8) as her own.
Bu, yetkilileri büyük bir doğum kontrol programı başlatmaya itti.This spurred the authorities to initiate a major birth control program.