doğuştan ile cümle

doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Oči, uši, nos, jazyk a koža sú "Nástroje" s ktorými ste sa narodili.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Oči, uši, nos, jazyk a kůže jsou "Nástroje" se kterými jste se narodili.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Oczy, usze, nos, język, skóra są "narzędziami" z którymi się urodziłeś
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Ogen, oren, neus, tong en huid zijn de "gereedschappen" waarmee je geboren wordt.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Ögon, öron, näsa, tunga och hud är de "verktyg" som du föddes med.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Ojos, orejas, nariz, lengua, y piel son herramientas con las cuales naciste
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Olhos, ouvidos, nariz, língua e pele são as "ferramentas" com que você nasceu.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Yeux, oreilles, nez, langue et peau sont les "outils" avec lesquels vous êtes né.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Τα μάτια, τα αυτιά, η μύτη, η γλώσσα και το δέρμα είναι τα "εργαλεία" με τα οποία γεννηθήκες.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Глаза, уши, нос, язык и кожа — это инструменты, данные тебе с рожденья.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Очи, уши, нос, език и кожа са инструментите, с които сте родени.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.עיניים, אוזניים, אף לשון ועור הם הכלים. שאיתם אתה נולדת
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.العيون والآذان والأنف واللسان والجلد هي أدوات ولدت معك
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.「道具」です。 周りの世界を理解するための道具です。
Hem de doğustan.Alkotónak születtünk.
Hem de doğustan. Bir yetenegimiz var; bir seyler yapmak icin ellerimizle bir seyleri tutmak icin.Temos esta aptidão para fazer coisas, para agarrar coisas com as nossas mãos.
Hem de doğustan.Chúng ta sinh ra là để chế tạo.
Hem de doğustan.Kita terlahir sebagai pencipta.
Hem de doğustan.우리는 날 때부터 만드는 사람들입니다.
Hem de doğustan.Nacimos hacedores.
Hem de doğustan.Narodili jsme se jako tvůrci.
Hem de doğustan.Nous sommes nés créateurs.
Hem de doğustan.Siamo nati maker.
Hem de doğustan.Suntem născuţi să facem lucruri.
Hem de doğustan.Urodziliśmy się twórcami.
Hem de doğustan.We zijn geboren makers.
Hem de doğustan.Wir sind geborene Macher.
Hem de doğustan.Είμαστε γεννημένοι δημιουργοί.
Hem de doğustan.Мы рождены создателями.
Hem de doğustan.Ние сме родени създатели.
Hem de doğustan.אנחנו נולדנו יוצרי דברים.
Hem de doğustan.فنحن ولدنا كذلك -مخترعين -
Hem de doğustan.才能なのです。
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.De förstod mer än vad vi gjorde, människors inbyggda behov av att vara uppkopplade.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Ei au înţeles mai bine decât am făcut-o noi nevoia inerentă a oamenilor de a putea comunica.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Eles perceberam melhor que nós a necessidade inata das pessoas de estarem conectadas.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Entendieron mejor que nosotros la necesidad instintiva de estar conectados.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Hanno capito meglio di noi l'istintiva necessità di essere connessi.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Họ hiểu hơn tất cả chúng ta nhu cầu tụ nhiên của con người là được kết nối.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Ils ont compris plus que nous le besoin inné que les gens ont d'être connectés
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.아이티 사람들은 유대관계에 대한 선천적 욕구를 우리보다 더 잘 이해하고있습니다.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Ők jobban értették nálunk az embernek azt az alapvető szükségletét, hogy kapcsolatban kell lennie.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Sie verstanden, weit besser als wir, das innere Bedürfnis der Menschen nach Verbundenheit.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Zij begrepen beter dan wij de aangeboren behoefte van mensen om contact te houden.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Αντιλαμβάνονταν καλύτερα απο μάς την έμφυτη ανάγκη των ανθρώπων για δικτύωση.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.На відміну від нас, вони краще розуміли природну потребу людей залишатися на зв'язку.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Они понимали больше, чем кто-либо, необходимость людей оставаться на связи.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.Те разбраха по-добре от нас неотложната нужда на хората да бъдат свързани.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.הם הבינו טוב יותר מאיתנו את הצורך של האנשים להשאר מחוברים.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.فهموا أكثر منا حاجة الناس الفطرية للاتصال.
İnsanın doğuştan gelen iletişimde kalma dürtüsünü bizden çok daha iyi anlamışlardı.「繋がりたい」という欲求を 誰よりも理解していました 今回の状況は
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.A idúc pomimo videl človeka, slepého od narodenia.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.A mimo idąc, ujrzał człowieka ślepego od narodzenia.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Cînd trecea, Isus a văzut pe un orb din naştere.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Ðức Chúa Jêsus vừa đi qua, thấy một người mù từ thuở sanh ra.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Ðức_Chúa_Jêsus vừa đi qua , thấy một người mù từ thuở sanh ra .
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.E passando Jesus, viu um homem cego de nascença.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.És a mint eltávozék, láta egy embert, a ki születésétõl fogva vak vala.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.In gredoč mimo, ugleda človeka, ki je bil slep od rojstva.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Ja ohi kulkiessaan hän näki miehen, joka syntymästään saakka oli ollut sokea.
İlgili Sayfalar