doğuştan ile cümle

doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.La compasión terrenal nos es dada, ya está en nosotros.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.La compassione nel mondo ci è data, ed è in noi.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.La compassion sur terre nous est donnée, elle est en nous.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Medeleven op aarde is gegeven, het is in ons.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Rasa belas kasih di bumi ini dikaruniakan kepada kita, dan ada dalam diri kita.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Súcit na zemi je daný, je v nás.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Tình thương ái ở trên đời là có sẵn, có sẵn trong tất cả chúng ta
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Uns wurde das Mitgefühl hier auf der Erde geschenkt, es ist in uns.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Współczucie istnieje na ziemi, jest ono w nas samych.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Η φιλευσπλαχνία έχει δοθεί στον κόσμο, και βρίσκεται μέσα μας.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Було дане на землю співчуття і воно в нас.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Сострадание дано нам на земле, оно в нас.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.Състраданието на земята е дадено, то е в нас.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.החמלה עלי אדמות כבר ניתנה, היא בתוכנו.
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.الرحمة على الأرض موجودة، و موجودة فينا،
Dünya üzerindeki merhamet bize verilmiştir, doğuştandır, içimizdedir.私たちはただ、エゴや
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Aldrig er det hørt, at nogen har åbnet Øjnene på en blindfødt.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Aldrig förut har man hört att någon har öppnat ögonen på en som föddes blind.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Da che mondo è mondo, non s'è mai sentito dire che uno abbia aperto gli occhi a un cieco nato
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.De cînd este lumea, nu s'a auzit să fi deschis cineva ochii unui orb din naştere.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Desde la eternidad nunca se oyó que alguien abriese los ojos de uno que había nacido ciego
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Desde o princípio do mundo nunca se ouviu que alguém abrisse os olhos a um cego de nascença.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Ei ole maailman alusta kuultu, että kukaan on avannut sokeana syntyneen silmät.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Jamais on n`a entendu dire que quelqu`un ait ouvert les yeux d`un aveugle-né.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.창세 이후로 소경으로난 자의 눈을 뜨게 하였다 함을 듣지 못하였으니
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Người ta chẳng bao giờ nghe nói có ai mở mắt kẻ mù từ thuở sanh ra.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Người_ta chẳng bao_giờ nghe_nói có ai mở_mắt kẻ mù từ thuở sanh ra .
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Nog nooit heeft iemand de ogen van een blindgeborene genezen.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Od vekomaj se ni slišalo, da bi bil kdo odprl oči od rojstva slepemu.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Od veku nebolo slýchať, že by niekto bol otvoril oči toho, kto sa slepý narodil.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Od věku není slýcháno, aby kdo otevřel oči slepého tak narozeného.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Od wieku nie słyszano, aby kto otworzył oczy ślepo narodzonego.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Öröktõl fogva nem hallaték, hogy vakon szülöttnek szemeit valaki megnyitotta volna.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Så lenge verden har stått, er det uhørt at nogen har åpnet øinene på en blindfødt;
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Sejak permulaan dunia belum pernah terdengar ada orang membuat orang yang lahir buta bisa melihat
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Von der Welt an ist's nicht erhört, daß jemand einem geborenen Blinden die Augen aufgetan habe.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Εκ του αιωνος δεν ηκουσθη οτι ηνοιξε τις οφθαλμους γεγεννημενου τυφλου.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Од віку не чувано, щоб одкрив хто очі зроду слїпому.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.От века не слыхано, чтобы кто отверз очи слепорожденному.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.מעולם לא נשמע כי פקח איש עיני עור מרחם׃
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.منذ الدهر لم يسمع ان احدا فتح عيني مولود اعمى.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.從 創 世 以 來 、 未 曾 聽 見 有 人 把 生 來 是 瞎 子 的 眼 睛 開 了
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.從創 世 以來 、 未 曾 聽見 有 人 把 生來 是 瞎子 的 眼睛 開了
Düşünüyorlar ki kendi bakış açılarından yapılan seçim bütün insanlık için doğuştan ve evrenseldir.De tror att, så som de gör val i USA, är det bästa och mest naturliga sättet för alla i hela världen.
Düşünüyorlar ki kendi bakış açılarından yapılan seçim bütün insanlık için doğuştan ve evrenseldir.그들은 미국식 관점을 통해 바라본 선택이야말로 가장 큰 성과를 창출하고 인간의 선택에 대한 보편적 갈망이라고 생각합니다.
Düşünüyorlar ki kendi bakış açılarından yapılan seçim bütün insanlık için doğuştan ve evrenseldir.הם חושבים שבחירה בראייה אמריקאית מגשימה תשוקה מולדת ואוניברסלית לבחירה באנושות כולה.
Düşünüyorlar ki kendi bakış açılarından yapılan seçim bütün insanlık için doğuştan ve evrenseldir.وهم يظنون - وهذا من وجهة نظرهم - ان الاختيار هو أمرٌ فطري ورغبة عالمية موجودة لدى جميع البشر
Düşünüyorlar ki kendi bakış açılarından yapılan seçim bütün insanlık için doğuştan ve evrenseldir.選択肢を求めるものだと- 米国人は思っています 残念ながら
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.A fagocyt, jak jsme řekli, je nespecifický.
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.Digamos que isto é uma bactéria estranha. Como já dissemos, o fagócito é não-específico.
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.Fagocyt, jak powiedzieliśmy, jest nieswoisty.
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.Jadi fagosit, kita sudah berkata, adalah non-spesifik.
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.그럼 식세포가, 이미 말했듯이, 비특이면역...
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.А фагоцит, як ми уже сказали, є неспецифічним.
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.כבר אמרנו שהפאגוציט אינו ספיציפי.
Fagosit, daha önce belirttiğimiz gibi, doğuştan gelen bağışıklık sisteminden.إذاً البالعة ، لقد ذكرنا من قبل أنها غير متخصصة
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.A szemek, fülek, orr, nyelv és bőr az "eszközök" amivel születtél.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Augen, Ohren, Nase, Zunge und Haut sind die Werkzeuge mit denen du geboren wurdest.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Mắt, tai, mũi, lưỡi, và da, là những "công cụ" mà bạn đã có từ khi sinh ra.
Gözler, kulaklar, burun, dil ve deri, bunlar senin doğuştan sahip olduğun 'araçlar'.Ochi, urechi, nas, limbă şi piele sunt "instrumentele" cu care te-ai născut.
İlgili Sayfalar