doğuştan ile cümle
doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Jésus vit, en passant, un homme aveugle de naissance.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Jezus liep verder en zag een man die al sedert zijn geboorte blind was.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.예수께서 길 가실 때에 날 때부터 소경 된 사람을 보신지라
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Mientras pasaba Jesús, vio a un hombre ciego de nacimiento
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.När han nu gick vägen fram, fick han se en man som var född blind.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Og da han gik forbi så han et Menneske, som var blindt fra Fødselen.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Og da han gikk videre, så han en mann som var født blind.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Passando vide un uomo cieco dalla nascit
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Pomíjeje Ježíš, uzřel člověka slepého od narození.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Und Jesus ging vorüber und sah einen, der blind geboren war.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Waktu Yesus berjalan, Ia melihat orang yang buta sejak lahir
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.Και ενω ανεχωρει, ειδεν ανθρωπον τυφλον εκ γενετης.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.А като оми нозете им и си взе мантията седна пак и рече им: Знаете ли какво ви сторих?
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.И, проходя, увидел человека, слепого от рождения.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.І, йдучи мимо, побачив чоловіка, сліпого зроду.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.ויהי בעברו וירא איש והוא עור מיום הולדו׃
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.وفيما هو مجتاز رأى انسانا اعمى منذ ولادته.
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.耶 穌 過 去 的 時 候 、 看 見 一 個 人 生 來 是 瞎 眼 的
İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.耶穌過 去 的 時候 、 看見 一 個 人生 來 是 瞎眼 的
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.A konnektom az, ahol a természet találkozik a neveléssel.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Conectomul este acolo unde natura întâlnește dezvoltarea.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.El conectoma es la confluencia de naturaleza y crianza.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.È nel connettoma che s'incontrano natura e cultura.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Het connectoom is waar 'nature' en 'nurture' elkaar ontmoeten.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Im Connectome treffen sich Veranlagung und Erziehung.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.이 코넥텀은 본성과 양육이 만날 때입니다.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Konektóm závisí od daností aj vplyvu prostredia.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Le connectome est ce lieu où l'acquis rencontre l'inné.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.O conectoma é onde a natureza encontra o ambiente.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Skrze konektom se genetika střetává s vlivy v průběhu života.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.To tu styka się natura z kulturą.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Το δικτύωμα είναι το σημείο όπου η φύση συναντά την ανατροφή (σ.τ.μ.: έμφυτο/επίκτητο).
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Конектом - це коли природа зустрічається із вихованням.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Коннектом - это то место, где природа встречается с воспитанием.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.Кънектомът е мястото, където се срещат природата и живота.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.הקונקטום הוא המקום בו התורשה פוגשת את הסביבה.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.الشبكة العصبية هي ملتقى الطبيعة مع التنشئة.
Konektom doğuştan gelen ile sonradan edinilen şeyin kesişmesidir.考えるという行為だけでも
Körüm. Optik sinirlerde doğuştan hasar.Je suis aveugle de naissance, à cause d'une lésion de mes nerfs optiques.
Körüm. Optik sinirlerde doğuştan hasar.Soy ciego. desde mi nacimiento, se me dañaron los nervios ópticos.
Kuralların olduğunu bilmiyorum fakat sanırım doğuştan bilim adamıydım ya da 17.yy a gönderilmiştim, herneyse.과학적 실험에 어떤 규칙들이 있는지 모르면서도 다 지켰으니 전 천생 과학자인것 같기도 하고, 전생에 17세기 과학자였는지도 모르지요.
Kuralların olduğunu bilmiyorum fakat sanırım doğuştan bilim adamıydım ya da 17.yy a gönderilmiştim, herneyse.Nie wiedziałem, jakie to zasady. Jestem urodzonym naukowcem albo jakimś reliktem z XVII wieku.
Kuralların olduğunu bilmiyorum fakat sanırım doğuştan bilim adamıydım ya da 17.yy a gönderilmiştim, herneyse.Nu știam care sunt regulile sunt un savant înnăscut, cred, sau vreun gen de rămășiță din sec. 17, orice.
Kuralların olduğunu bilmiyorum fakat sanırım doğuştan bilim adamıydım ya da 17.yy a gönderilmiştim, herneyse.Я не знал этих правил, наверное, я прирождённый учёный, или я что-то вроде атавизма из 17-го века, я не знаю.
Kuralların olduğunu bilmiyorum fakat sanırım doğuştan bilim adamıydım ya da 17.yy a gönderilmiştim, herneyse.לא ידעתי מהם הכללים, אבל כנראה אני מדען מטבעי, או איזה גלגול נשמות מהמאה ה-17, לא משנה.
Kuralların olduğunu bilmiyorum fakat sanırım doğuştan bilim adamıydım ya da 17.yy a gönderilmiştim, herneyse.لم أكن أعرف ما هي القواعد، أعتقد أنني عالم بالفطرة، أو نوعا من الارتداد إلى القرن 17، أيا كان.
Kuralların olduğunu bilmiyorum fakat sanırım doğuştan bilim adamıydım ya da 17.yy a gönderilmiştim, herneyse.僕は生まれつきの科学者だと思う 17世紀への先祖返り なんにせよ とうとう僕らは
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.A Lystre, se tenait assis un homme impotent des pieds, boiteux de naissance, et qui n`avait jamais marché.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.A mąż niektóry w Listrze chory na nogi siedział, będąc chromy z żywota matki swojej, który nigdy nie chodził.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.A v Lystre sedával nejaký muž, nevládny nohami, ktorý bol chromý od života matky a ktorý nikdy nechodil.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.C'era a Listra un uomo paralizzato alle gambe, storpio sin dalla nascita, che non aveva mai camminato
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.Em Listra estava sentado um homem aleijado dos pés, coxo de nascença e que nunca tinha andado.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.În Listra era un om neputincios de picioare, olog din naştere, care nu umblase niciodată.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.In v Listri je sedel neki mož, brez moči v nogah, hrom od materinega telesa, ki ni nikoli hodil.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.루스드라에 발을 쓰지 못하는 한 사람이 있어 앉았는데 나면서 앉은뱅이 되어 걸어 본 적이 없는 자라
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.Muž pak nějaký v Lystře, nemocný na nohy, sedával, chromý jsa hned z života matky své, kterýž nikdy nechodil.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.Nơi thành Lít-trơ có một người liệt chơn , què từ lúc mời sanh ra , chẳng hề đi được .
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.Nơi thành Lít-trơ có một người liệt chơn, què từ lúc mời sanh ra, chẳng hề đi được.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.Og i Lystra sad der en Mand, som var kraftesløs i Fødderne, lam fra Moders Liv, og han havde aldrig gået.
Listrada, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.А один чоловік у Листрі сидів невдужавши ногами, кривий бувши від утроби матери своєї, котрий ніколи не ходив.