Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrusu ile cümle

doğrusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğrusu siz öksüze cömert davranmıyorsunuz?In fact you are not generous to the orphans,
Doğrusu, yer çarpılıp paralandığı zaman,Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Doğrusu, insan azar;And yet, but yet man is rebellious,
Doğrusu, buna son vermezse, yakalarız perçeminden,And yet indeed if he does not desist We shall drag him by the forelock,
Doğrusu, yakında bileceksiniz.But you will come to know soon; --
Doğrusu, kesin olarak bilseydiniz.And yet if you knew with positive knowledge
Fakat onlar (hala) ondan bir kuşku içindedirler. Daha doğrusu, onlar ondan yana kördürlerOn the contrary, they are in doubt concerning it; in fact they are blind towards it.
Bunu sadece tartışma için sana misal verdiler. Doğrusu onlar, kavgacı bir toplumdur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Derler ki: "Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Doğrusu, senin herşeye gücün yeter!"Perfect our light for us, and forgive us; indeed You are Able to do all things.”
Onları (havada) Rahman'dan başkası tutmuyor. Doğrusu O, herşeyi görmektedir.None except the Most Gracious holds them up; indeed He sees all things.
Doğrusu Sen, duaları işitensin" dedi.Give me from Yourself a righteous child; indeed You only are the Listener Of Prayer.”
Hani melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir.And remember when the angels said, “O Maryam!
Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Doğrusu sen günahkarlardan oldun."Seek forgiveness for your sin; indeed you are of the mistaken.”
Doğrusu O, Halim’dir, bağışlayandır.Indeed He is Most Forbearing, Oft Forgiving.
Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Doğrusu onların yaptıkları ne kötüdür.Allah has kept prepared a severe punishment for them; indeed they commit extremely evil deeds.
"Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk."‘And we reached the sky, so we found it strongly guarded and filled with comets.’
Doğrusu güçlü ve Hakim olan ancak Sensin".(The traditions of the Holy Prophet – sunnah and hadith – are called wisdom.)
Doğrusu Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.(Miracles occur through the friends of Allah.)
Bana kendi katından temiz bir soy bahşet, doğrusu Sen duayı işitirsin".Give me from Yourself a righteous child; indeed You only are the Listener Of Prayer.”
Doğrusu ben ortak koştuklarınızdan uzağım" dedi.I do not have any relation with the whatever you ascribe as partners (to Him).”
Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez.Pray to your Lord crying humbly, and softly; indeed He does not love the transgressors.
Doğrusu bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişedeyiz" dediler.And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
"Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz.They said, “O Shuaib!
Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik.Indeed We gave him authority in the land and bestowed him the means of everything.
Firavun "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur.Said Firaun, “You accepted faith in him before I permitted you!
Ey insanlar! Rabbinizden sakının; doğrusu kıyamet gününün sarsıntısı büyük şeydir.O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
Allah'ın alçalttığı kimseyi yükseltebilecek yoktur. Doğrusu Allah ne dilerse yapar.(Command of Prostration # 6)
Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.They did not realise the importance of Allah as was His right; indeed Allah is Almighty, Dominant.
Ey Peygamberler! Temiz şeylerden yiyin, yararlı iş işleyin; doğrusu Ben, yaptığınızı bilirim.“O Noble Messengers, eat good clean things, and do good deeds; I know all that you do.”
"Rabbimiz! Bizi buradan çıkar, tekrar günaha dönersek, doğrusu zulmetmiş oluruz."“Our Lord, remove us from hell – then if we do the same, we are the unjust.”
Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Doğrusu, görebilenler için bunda ibretler vardır.Allah alternates the day and the night; indeed in this is a lesson for those who can perceive.
Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.The punishment therefore seized them; indeed in this is a sign; and most of them were not believers.
Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım" dedi.I am in need of the sustenance you may send down for me.”
Doğrusu ben onlardan bir cana kıydım. Beni öldürmelerinden korkarım.He submitted, “My Lord!
Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Doğrusu bunda inananlara bir ders vardır.Allah created the heavens and the earth with the truth; indeed in this is a sign for the Muslims.
De ki: "Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."Say, “Signs are only with Allah; and I am purely a Herald of plain warning.”
Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.He is indeed most inclined.
İşte bu güzel bir anmadır. Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır.This is an advice; and indeed for the pious is an excellent abode.
Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir."(All Muslims are truly the slaves of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
Şüphesiz bu dünya hayatı geçicidir, ama ahiret, doğrusu işte o, kalınacak yurttur."The life of this world is just a brief usage, and indeed the next abode is one of everlasting stay.”
Gerçek kendilerine geldiği zaman: "Bu bir büyüdür. Doğrusu biz onu inkar ediyoruz" dediler.And when the truth came to them they said, “This is magic, and we disbelieve in it.”
Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız" derler.Remove the punishment from us – we now accept faith.”
Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım."I invited my people night and day.”
"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk."‘And we reached the sky, so we found it strongly guarded and filled with comets.’
Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse, Rabbine doğru giden bir yol tutar.This is indeed an advice; so whoever wishes may take the path towards his Lord.
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim'dir.And what will you wish, except if Allah wills; indeed Allah is All Knowing, Wise.
Allah'ın dilediği bundan müstesnadır. Doğrusu açığı da, gizliyi de bilen O'dur.Except what Allah wills; indeed He knows all the evident and all the concealed.
Doğrusu şu ki, onların çokları iman etmezler.In fact, most of them do not have faith.
Doğrusu şu ki, o inkâr edenlerin kendileri tuzağa yakalanmışlardır.So the conspiracy will befall only upon the disbelievers.
Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.They do not follow anything except assumption, and they only make guesses.
Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Doğrusu hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.All praise is to Allah; in fact, most of them do not know.
Allah'tan başka bir tanrı mı var! Doğrusu onlar sapıklıkta devam eden bir güruhtur.In fact they are those who shun the right path.
Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım, dedi.I am in need of the sustenance you may send down for me.”
Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi.He is indeed most inclined.
İşte bu, bir hatırlatmadır. Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır.This is an advice; and indeed for the pious is an excellent abode.
Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım! Artık yakında bileceksiniz!".Keep on with your works in your positions, I am doing mine; so you will soon come to know.” –
Doğrusu ben ben üzerinize önceki toplulukların günü gibi, bir günün gelmesinden korkuyorum."I fear for you a day similar to that of the earlier groups!”
Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.And it is undoubtedly an honour for you and your people; and you will soon be questioned.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doğrusu ile cümle - Sayfa 20 - doğrusu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App