Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrusu ile cümle

doğrusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer yüz çevirirseniz o zaman ben doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkarım.But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
Doğrusu Rabbim size yakın ve duaları kabul edendir" dedi.Surely my Lord is near and answers."
Doğrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.Verily your Lord is mighty and powerful.
Doğrusu bu şaşılacak bir şey" dedi.This is indeed surprising!"
Doğrusu İbrahim çok içli, yumuşak huylu ve kendini Allah'a vermiş bir kimse idi.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."I see you are prosperous, but I fear the doom of an overwhelming Day for you.
Sen doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin" dediler.How gracious a man of discernment you are indeed!"
"Rabbinizden mağfiret dileyin; O'na tevbe edin; doğrusu Rabbim merhamet eder ve çok sever.""Beg your Lord to forgive you, and turn to Him. Indeed my Lord is compassionate and loving."
Doğrusu Rabbim yaptıklarınızı bilgisiyle kuşatmıştır" dedi.Surely what you do is within the power of my Lord.
"Ey Milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum."So watch; I am watching with you."
Doğrusu onlar, Kitap'ın Allah katından olduğunda şüphe ve endişe içindedirler.They are still suspicious of it and in doubt.
Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir.Remember that good deeds nullify the bad.
Doğrusu Rabbin bilir, hakimdir."Indeed your Lord is all-knowing and all-wise."
Yusuf: "Günah işlemekten Allah'a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı."God forbid!" he said; "he is my master who has approved my stay.
İşte ondan kötülüğü ve fenalığı böylece engelledik. Doğrusu o bizim çok samimi kullarımızdandır.This was so that We may avert both evil and lechery from him, for he was one of Our chosen devotees.
Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden, bir milletin dinini bırakmışımdır.I have given up the religion of those who do not believe in God and deny the life to come.
Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir."Indeed my Lord is forgiving and kind." --
Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz" dediler.We see you are a virtuous man."
"Allah'a yemin ederiz ki, Allah seni bizden üstün tutmuştur; doğrusu biz suç işlemiştik" dediler.They said: "By God, God has favoured you above us, for we have indeed been sinners."
Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için ibretler vardır.In these are signs for those who reflect.
De ki: "Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir."Say: "God leads whosoever He wills astray, and guides whoever turns to Him in repentance.
Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.Man is most unjust indeed, full of ingratitude.
Doğrusu Rabbim duaları işitendir."Verily my Lord listens to prayer.
Doğrusu Allah hesabı çabuk görür.Indeed God is swift at reckoning!
Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.We have sent down this Exposition, and We will guard it.
Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.It is We who give life and We who give death, and We are the One who will abide.
Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.Your Lord will surely gather them together: Certainly He is all-wise and all-knowing.
"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi."Go hence, execrable," (said the Lord), "from this place,
Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.When the messengers came to the family of Lot,
Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.Surely your Lord is the Creator and knows (everything).
De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."And say: "I am a distinct warner,"
Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.Indeed your Lord is compassionate and kind.
İlim sahibleri şöyle derler: "Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır."Those endowed with knowledge will say: "Shame and evil surely are for unbelievers today."
Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.But God knows well what you did.
Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.Yet your Lord is compassionate and kind.
Doğrusu Allah bilendir, her şeye Kadir'dir.God is indeed all-knowing and all-powerful.
Doğrusu şeytanın, inananlar ve yalnız Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur.He does not have power over those who believe and place their trust in their Lord.
Doğrusu O, işitir ve görür.Verily He is all-hearing and all-seeing.
Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur.And do not go near fornication, as it is immoral and an evil way.
Doğrusu siz büyük söz söylüyorsunuz.You utter grievous things indeed!
Doğrusu O Halim olandır, Bağışlayan'dır.He is verily clement and forgiving.
Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır.Verily Satan sows dissensions: Satan is indeed the acknowledged enemy of mankind.
Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter.""You will surely have no power over My devotees: Your Lord is sufficient as their protector."
Doğrusu senin mahvolacağını sanıyorum" demişti.I truly think, O Pharaoh, your days are done."
Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın" dedi.You have done a strange thing!"
Doğrusu pek kötü bir şey yaptın" dedi.You have done a most abominable thing!"
Dediler ki: Zülkarneyn! Doğrusu Yecüc ve Mecüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar.They said: 'O Dhu'l-Qarnain, Gog and Magog are oppressing the land.
Doğrusu biz cehennemi inkarcılara konak olarak hazırladık.We have prepared Hell for the hospitality of infidels.
"Doğrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir.(Jesus only said:) "Surely God is my Lord and your Lord, so worship Him.
"Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi.O my father, to me has come such knowledge as never came to you.
"Firavun'a git, doğrusu o azmıştır."Go to the Pharaoh as he has become exceedingly rebellious."
Firavun'a gidin, doğrusu o azmıştır.Then go to the Pharaoh as he has become exceedingly rebellious.
Ona gidin şöyle söyleyin: "Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz.So let the children of Israel come with us, and do not oppress them.
Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."Peace on him who follows the way of guidance.
Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur.Surely he is your chief who taught you magic.
Allah: "Doğrusu Biz, senden sonra milletini sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.He said: "We have put your people on trial in your absence; and Sameri has led them astray."
"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır.So We said; "O Adam, he is truly your enemy and your wife's.
Doğrusu bunlarda akıl sahipleri için ibretler vardır.Verily there are signs in this for men of understanding.
"Vay başımıza gelenlere! Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz" dediler."Woe, alas," they said, "we were really sinful."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod