Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Kasih dan kesetiaan akan bertemu, keadilan dan damai akan berpeluk-pelukan
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.긍휼과 진리가 같이 만나고 의와 화평이 서로 입맞추었으며
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.La misericordia y la verdad se encontraron; la justicia y la paz se besaron
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.La sua salvezza è vicina a chi lo teme e la sua gloria abiterà la nostra terra
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Milost in resnica se bosta srečavala, pravičnost in mir se poljubita.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Miskundhed og Sandhed mødes, Retfærd og Fred skal kysse hinanden;
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Sự thương xót và sự chơn thật đã gặp nhau; Sự công bình và sự bình an đã hôn nhau.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Sự thương_xót và sự chơn thật đã gặp nhau ; Sự công_bình và sự bình_an đã hôn nhau .
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Totisesti, hänen apunsa on lähellä niitä, jotka häntä pelkäävät, ja niin meidän maassamme kunnia asuu.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Zaisteć bliskie jest zbawienie jego tym, którzy się go boją; a przebywać będzie chwała jego w ziemi naszej.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Zajisté žeť jest blízké těm, kteříž se ho bojí, spasení jeho, a přebývati bude sláva v zemi naší.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Ελεος και αληθεια συναπηντηθησαν δικαιοσυνη και ειρηνη εφιληθησαν.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.Милост и вярност се срещнаха, Правда и мир се целунаха.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.חסד ואמת נפגשו צדק ושלום נשקו׃
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.الرحمة والحق التقيا. البر والسلام تلاثما.
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.慈 愛 和 誠 實 、 彼 此 相 遇 . 公 義 和 平 安 、 彼 此 相 親
Sevgiyle sadakat buluşacak, Doğrulukla esenlik öpüşecek.慈愛 和 誠實 、 彼此 相遇 . 公義 和 平安 、 彼此 相親
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.(110:8) тверды на веки и веки, основаны на истине и правоте.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Affermies pour l`éternité, Faites avec fidélité et droiture.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.de er grunnfestet for all tid, for evighet, de er gjort i sannhet og rettvishet.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.De stå fasta för alltid och för evigt, de fullbordas med trofasthet och rättvisa.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.de står i al evighed fast, udført i sandhed og retsind.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Ðược lập vững bền đời đời vô cùng, Theo sự chơn thật và sự ngay thẳng.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Ðược lập vững_bền đời_đời vô_cùng , Theo sự chơn thật và sự ngay_thẳng .
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.firmados estão para todo o sempre; são feitos em verdade e retidão.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Hukum-Nya bertahan sepanjang masa, diberikan dalam kebenaran dan keadilan
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.immutabili nei secoli, per sempre, eseguiti con fedeltà e rettitudine
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.întărite pentru vecinicie, făcute cu credincioşie şi neprihănire.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.영원 무궁히 정하신 바요 진실과 정의로 행하신 바로다
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Megingathatlanok örökké és mindvégig; hívségbõl és egyenességbõl származottak.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Ne pysyvät järkkymättä aina ja iankaikkisesti; ne ovat tehdyt totuudessa ja oikeudessa.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.pevne podoprené na večné veky, učinené v pravde a v priamosti.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Sie werden erhalten immer und ewiglich und geschehen treulich und redlich.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Son afirmadas eternamente y para siempre, hechas con verdad y rectitud
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Upevnění na věčnou věčnost; učiněni jsou v pravdě a v pravosti.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.utrjene za vedno in na veke, storjene v zvestobi in pravično.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Utwierdzone na wieki wieczne, uczynione w prawdzie i w szczerości.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.εστερεωμεναι εις τον αιωνα του αιωνος, πεποιημεναι εν αληθεια και ευθυτητι.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Утвърдени са до вечни векове, Като са направени във вярност и правота.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.סמוכים לעד לעולם עשוים באמת וישר׃
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.ثابتة مدى الدهر والابد مصنوعة بالحق والاستقامة.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.是 永 永 遠 遠 堅 定 的 . 是 按 誠 實 正 直 設 立 的
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.是 永永遠遠堅 定的 . 是 按誠實 正直 設 立 的
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Déjenme hacer tres predicciones importantes -- lo pueden revisar, el tiempo lo dirá.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Dovolte mi udělat tři důležité predikce - můžete si je sami ověřit, jak čas půjde dál.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Faisons trois prédictions importantes -- vous pourrez vérifier, le temps me jugera.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Hãy dự đoán ba điều quan trọng -- các bạn có thể kiểm chứng nó đúng hay sai, thời gian sẽ trả lời.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.세가지 중요한 예측을 해보겠습니다. 시간이 지나면, 제 예측을 검증할 수 있을 겁니다.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Laat me drie belangrijke voorspellingen maken. Jullie zullen kunnen nagaan of dit zal uitkomen.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Lassen Sie mich drei wichtige Voraussagen treffen -- Sie können es überprüfen, die Zeit wird mich bestätigen.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Să facem trei predicţii importante -- puteţi să verificaţi, timpul va confirma.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Zaprezentuję wam 3 ważne prognozy -- czas pokaże, czy miałem rację.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Да направим три важни предсказания - може да проверите това, времето ще покаже.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.Позвольте мне сделать три важных предсказания -- вы сможете их проверить, время покажет.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.יש לי שלוש תחזיות חשובות - תוכלו לבדוק אותן. ימים יגידו.
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.دعوني أقدم لكم ثلاثة تنبؤات هامة -- تستطيعون أن تختبروها بأنفسكم , الزمن سوف يشهد .
Üç tane çok önemli öngörüde bulunacağım -- doğruluklarını kontrol edebilirsiniz, zaman gösterecektir.正しいかどうかは 時間がくれば分かります イランは核兵器開発を継続するのか?
Yükseklerde oturan RAB yücedir, Siyonu adalet ve doğrulukla doldurur.Der HERR ist erhaben; denn er wohnt in der Höhe. Er hat Zion voll Gericht und Gerechtigkeit gemacht.
Yükseklerde oturan RAB yücedir, Siyonu adalet ve doğrulukla doldurur.Domnul este înălţat, şi locuieşte în înălţime. El umple Sionul de nepărtinire şi dreptate.
Yükseklerde oturan RAB yücedir, Siyonu adalet ve doğrulukla doldurur.Ðức Giê-hô-va là cao trọng, vì Ngài ở nơi cao. Ngài làm cho Si-ôn đầy dẫy sự công bình và chánh trực.