Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrulukla ile cümle

doğrulukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,,,Atunci cînd va veni vremea hotărîtă,`` zice Domnul, ,,voi judeca fără părtinire.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Cuando yo establezca el tiempo, juzgaré con rectitud
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Denn zu seiner Zeit, so werde ich recht richten.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Khi ta đến thì giờ đã định, Thì sẽ đoán xét cách ngay thẳng.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Khi ta đến thì_giờ đã định , Thì sẽ đoán xét cách ngay_thẳng .
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,주의 말씀이 내가 정한 기약을 당하면 정의로 판단하리니
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Me kiitämme sinua, Jumala, me kiitämme sinua; lähellä on sinun nimesi, sinun ihmeitäsi kerrotaan.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Noi ti rendiamo grazie, o Dio, ti rendiamo grazie: invocando il tuo nome, raccontiamo le tue meraviglie
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Oslavujeme ťa, Bože, oslavujeme. A že je blízke tvoje meno, o tom rozprávajú tvoje divy.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Oslavujeme tě, Bože, oslavujeme; nebo že jest blízké jméno tvé, vypravují to předivní skutkové tvoji.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Quando chegar o tempo determinado, julgarei retamente.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Selv om jeg udsætter Sagen, dømmer jeg dog med Retfærd;
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Tisztelünk téged, oh Isten, tisztelünk; neved közel van, hirdetik csodatetteid.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Vi priser dig, Gud, vi priser, og nær er ditt navn; de forteller om dine undergjerninger.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Vi tacka dig, o Gud, vi tacka dig. Ditt namn är oss nära; man förtäljer dina under.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Wysławiamy cię, Boże! wysławiamy: bo bliskie imię twoje; opowiadają to dziwne sprawy twoje.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Zakaj „ko pride določeni čas, jaz bom sodil pravično.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Οταν λαβω τον ωρισμενον καιρον, εγω θελω κρινει εν ευθυτητι.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Когато уловя определеното време Аз ще съдя с правото.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,כי אקח מועד אני מישרים אשפט׃
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,‎لاني اعين ميعادا. انا بالمستقيمات اقضي‎.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,我 到 了 所 定 的 日 期 、 必 按 正 直 施 行 審 判
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,我 到 了 所 定 的 日期 、 必 按 正直 施行 審判
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.Engkau dibangun atas dasar keadilan, dijauhkan dari kengerian dan penindasan
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.i Retfærd skal du grundfæstes. Vær tryg for Vold, du har intet at frygte, for Rædsler, de kommer dig ikke nær!
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.너는 의로 설 것이며 학대가 네게서 멀어질 것인즉 네가 두려워 아니할 것이며 공포 그것도 너를 가까이 못할 것이라
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.בצדקה תכונני רחקי מעשק כי לא תיראי וממחתה כי לא תקרב אליך׃
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.بالبر تثبتين بعيدة عن الظلم فلا تخافين وعن الارتعاب فلا يدنو منك.
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因 公 義 得 堅 立 . 必 遠 離 欺 壓 、 不 至 害 怕 . 你 必 遠 離 驚 嚇 、 驚 嚇 必 不 臨 近 你
Doğrulukla güçlenecek, Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın. Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.你 必 因公 義 得 堅立 . 必遠離 欺壓 、 不至 害怕 . 你 必遠離驚嚇 、 驚嚇 必 不 臨 近 你
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bättre är något litet med rättfärdighet än stor vinning med orätt.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bedre er lidet med Retfærd end megen Vinding med Uret.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bedre er lite med rettferdighet enn stor vinning med urett.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Beter weinig, maar met oprechtheid, dan oneerlijk verkregen rijkdom.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Bolje, da imaš malo s pravičnostjo nego veliko dohodkov s krivico.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Es ist besser ein wenig mit Gerechtigkeit denn viel Einkommen mit Unrecht.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Es mejor lo poco con justicia que gran abundancia sin derecho
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Jobb a kevés igazsággal, mint a gazdag jövedelem hamissággal.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.적은 소득이 의를 겸하면 많은 소득이 불의를 겸한 것보다 나으니라
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lebih baik berpenghasilan sedikit dengan kejujuran, daripada berpenghasilan banyak dengan ketidakadilan
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepšie málo v spravedlivosti ako množstvo dôchodkov v nespravedlivosti.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepší jest maličko s spravedlností, než množství důchodů nespravedlivých.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Lepsza jest trocha z sprawiedliwością, niż wiele dochodów niesprawiedliwych.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Mai bine puţin, cu dreptate, decît mari venituri, cu strîmbătate. -
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Melhor é o pouco com justiça, do que grandes rendas com injustiça.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Mieux vaut peu, avec la justice, Que de grands revenus, avec l`injustice.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Parempi vähä vanhurskaudessa kuin suuret voitot vääryydessä.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Poco con onestà è meglio di molte rendite senza giustizia
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Thà ít của mà có sự công bình, Hơn là nhiều hoa lợi với sự bất nghĩa cặp theo.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Thà ít của mà có sự công_bình , Hơn là nhiều hoa_lợi với sự bất_nghĩa cặp theo .
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Καλητερον ολιγον μετα δικαιοσυνης, παρα εισοδηματα μεγαλα μετα αδικιας.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.Лучше немногое с правдою, нежели множество прибытков с неправдою.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.По-добре малко с правда, Нежели големи доходи с неправда,
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.טוב מעט בצדקה מרב תבואות בלא משפט׃
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.القليل مع العدل خير من دخل جزيل بغير حق.
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.多 有 財 利 、 行 事 不 義 、 不 如 少 有 財 利 、 行 事 公 義
Doğrulukla kazanılan az şey Haksızlıkla kazanılan büyük gelirden iyidir.多 有 財利 、 行事 不 義 、 不如 少 有 財利 、 行事 公義
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.변을 위하여 꾸이지 아니하며 이식을 받지 아니하며 스스로 손을 금하여 죄악을 짓지 아니하며 사람 사람 사이에 진실히 판단하며
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.na obresti ne posoja in ne lihvuje, od krivice odvrača roko, po resnici sodi med možem in možem,
Faizle para vermez, Aşırı kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, İki kişi arasında doğrulukla yargılar.Uzsorára nem ád, kamatot nem vesz, megvonja kezét az álnokságtól, igaz ítéletet tesz a felek közt;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doğrulukla ile cümle - Sayfa 2 - doğrulukla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App