Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrultu ile cümle

doğrultu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğu ve batı doğrultusunda ise, genç ve derin vadi oluşumları uzanmaktadır.なお高架化に際してわずかに(新駅の幅だけ)東に移動している。
Kullanıcılar kendi tercihleri doğrultusunda bir şifre seçebilirler.ユーザーは自身で選択したパスワードを選ぶことができる。
Zaman bu resimde dikey doğrultuda akar.時間はこの図の縦軸方向に沿って流れる。
Türkiye'deki kuzey-güney doğrultusundaki önemli karayolundan birisidir.南東北を代表する酷道の一つ。
Buna karşın bazı sığınaklar planları doğrultusunda yıllar sonra açılır.これにより数年間は配備計画が先延ばしとなる予定であった。
Boşlukta düz bir doğrultuda yayılırlar.正面に真空波を広く飛ばす。
Bu doğrultuda, Yavuz Türkiye'de bir seri katil kabul edilmektedir.ただし、後述のように、ギエンにより大量虐殺されることはある。
Kahraman yine de idealleri doğrultusunda devam eder.イラストはideoloが手掛けている。
Aile geleneği doğrultusunda Bektaşi tekkesine devam etti.一族の伝統に則って軍人への道を進む。
O zamanlar elde edilen veriler doğrultusunda Maxwell hızı 310,740,000 m/s olarak buldu.利用當時已得到的实验數值,馬克士威得出这一速度為310740000m/s。
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.AOS的目的是朝着这个目标前进的一步。
Ateşin tepkisi rüzgarın hızı, rüzgarın doğrultusu, yağmur ve bitkilerin türüne bağlıdır.火的特性依赖于风速、风向、降雨、植被类型等因素。
19. yüzyılın ortalarında bu atamalar Koloni Bakanı'nın önerisi doğrultusunda yapılmaya başlandı.19世紀中葉以前,君主聽從殖民地部大臣的建議任命總督。
Fizik kanunları eğer uzayın farklı doğrultuları için fark gözetmezlerse, "SO(3)-değişmez"dir.一物理定律若是SO(3)-不變的,即表示它們不會因在空間的方向不同而有不同。
06/24 doğrultusunda bir adet pisti bulunmaktadır.机场设06/24跑道。
HiRISE tarafından görüntülenen Hecates Tholus sırtları.Sırtlar batı-kuzeybatı doğrultusunda seyreder.HiRISE所見的赫卡特斯山脈,山脊是西北的走向。
Hoşea, Tanrı'nın isteği doğrultusunda bir fahişeyle evlendi.好心的女神答应了,于是化身为凡人嫁给福身王。
06:51 UTC Gagarin, güneşe göre doğrultu düzeltme düzeneğinin açıldığını bildirir.格林尼治时间 06:51 加加林报告太阳寻找及高度控制系统已经打开。
1780’lerde bir dizi ölçü aygıtı yardımıyla 600 yönde bakış doğrultusu boyunca gözlemlediği yıldızları saydı.在1780年代,他用量測器對600個方向進行了一系列的測量,計算沿著視線方向可以看見的恆星數目。
12/30 doğrultusunda bir adet pisti vardır.例如在上方圖片的跑道12-30。
31 Mayıs'ta 3. Ordu Tercan doğrultusunda taarruza geçti.5月31日日軍強渡襄河。
Harry silahı kapıp Ben'e doğrultur, ancak Ben silahı geri alır ve Harry'yi vurur.哈利盯著掉落的來福槍,然後把槍頭對準了班,但班卻將槍枝搶了回來且對他開槍,因此哈利墜入地下室後死去。
Aracın doğrultu kontrol sistemi tam otomatikti.评估完整的引擎自动启动系统。
Bu fayların doğrultuları hemen hemen sırtlara diktirler, yani, dönüşüm yapmışlardır.他們看出這比喻是指着他們説的,於是離開他。
Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı yapı, iki katlıdır.建築格局為坐北朝南、兩進式。
Yaşantımı bir takım ahlaki ilkeler doğrultusunda göstermeye özen gösteriyorum.意即Living In My Exciting STARDOM。
Plan doğrultusunda Suriye Hükümeti, 14 Nisan 2012 tarihinde ateşkes ilan etmiştir.叙利亚官方宣称依照停火协议,政府军将在4月14日开始停火。
1780’lerde bir dizi ölçü aygıtı yardımıyla 600 yönde bakış doğrultusu boyunca gözlemlediği yıldızları saydı.1780년대 그는 600개에 이르는 방향을 기준으로 삼고, 각 구역 내 시선 방향을 따라 관측한 별의 수를 세었다.
Sadece sıralamayı bilmeliyiz, doğrultuyu değil.가리키고 있는 방향뿐만 아니라 기울기나 거리감도 인식한다.
Helal ve hayırlı işler Allah'ın adıyla, ve O'nun emir ve müsaadeleri doğrultusunda yapılan işlerdir.그 언약의 말씀을 순종할 때 하나님께 영광이요 축복과 생명이 따르는 것이다.
K-G doğrultusunda eğim ve yükselti düzenli olarak azalır.AB와 C 사이 각거리는 천천히 줄어들고 있다.
Bu doğrultuda, doğru bilgilere ulaşılarak mahallenin gerçek tarihi ortaya çıkarılacaktır.그렇게 할 때에야 우리는 성서의 진실한 메시지를 밝혀낼 수 있기 때문이다.
Aynı doğrultuda 2.307 milyar $'lık dış alım yapmaktadır.또한 총 자산은 3천7백2십만 달러로 이 가운데 부채는 230만 달러이다.
Omuz hizasından doğrultularak kullanmak üzere tasarlanmıştır.방향성을 고려하여 D자 형으로 설계되었다.
Egoizm genel anlamıyla bireyin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi ile ilgilidir.심리적 이기주의는 개인이 기본적으로 자신의 이익을 최대화시키는 방향으로 행동한다고 주장하는 사상이다.
Hoşea, Tanrı'nın isteği doğrultusunda bir fahişeyle evlendi.이는 저주받을 Cunmar라는 한 귀족에 대한 설명으로, 그는 Triphine이라는 귀족 여인과 결혼하게 되었다.
Boşlukta düz bir doğrultuda yayılırlar.천안 방향에만 휴게소가 존재한다.
Terim'in talimatları doğrultusunda takıma katkı sağlamak için elimden geleni yapacağım.르메이는 투하 부대의 요구를 최우선 사항으로 편의를 봐주라고 명령했다.
Uluslararası Bira Festivali şu üç amaç doğrultusunda kutlanır: Arkadaşlarla toplanıp biranın tadını çıkarmak.באופן ספציפי, ליום הבירה הבינלאומי יש שלוש מטרות רשמיות: להתאסף עם חברים וליהנות מהטעם של הבירה.
Mevcut model, iyi yönetim ve etkin iletişim ilkeleri doğrultusunda oluşturulmuştur.מודל הניהול הנוכחי תוכנן לפי העקרונות של ממשל תקין ותקשורת יעילה.
Bu düzeltmeler arasında, uzay aracı basitçe, hedefi doğrultusunda serbestçe düşer.בין כוונונים אלו, החללית פשוט נופלת בחופשיות לכיוון מסלולה.
Bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulundu.הגנתי על הרעיון הזה במעשים.
Bu listedeki egemen devletler ile bağımlı bölgeler, ISO 3166-1 standartları doğrultusunda eklenmiştir.לאחר ששמה של מדינה או טריטוריה נרשם באחד משני מקורות אלו, הוא יתווסף כברירת מחדל ל-ISO 3166-1.
Aracın doğrultu kontrol sistemi tam otomatikti.איסור על מערכות המסייעות בהכוונת הרכב אוטומטית.
Büyük devletler bu eylemleri çıkarları doğrultusunda desteklemektedirler.אנשי אחדות העבודה תמכו בהם בצעדים אלו.
Bir doğrultu atım depremiydi.הענף המוביל היה הרכיבה.
Mevcut model, iyi yönetim ve etkin iletişim ilkeleri doğrultusunda oluşturulmuştur.Сегашният модел е проектиран в съответствие с принципите на добро управление и ефективна комуникация.
O zamanlar elde edilen veriler doğrultusunda Maxwell hızı 310,740,000 m/s olarak buldu.Използвайки тогавашните данни, Максуел получил скорост от 310 740 000 m/s.
Kurtulan Norveçli araştırmacılara silah doğrultur ve istasyon amiri Garry tarafından vurularak öldürülür.Оцелелият норвежец преследва кучето, стреляйки с пушка, докато не е застрелян от Гари, командира на станцията.
Farklı insanlar, belirtileri doğrultusunda farklı tedavilere ihtiyaç duymuşlardır.Различните хора се нуждаят от различни видове лечение, в зависимост от симптомите.
Kocasına bir silah doğrultur ve kendisinin kurtulması için karısını öldürmesini isterler.Подава оръжието на съпруга си и му заповядва да я убие.
Bu doğrultuda Zimbabve ülkeye 10.000 askeri güç sevk etmiştir.В отговор на това в България навлиза 10-хилядна византийска войска.
Aracın doğrultu kontrol sistemi tam otomatikti.Спирачката има автоматически привод за управление.
Bende bu hedefler doğrultusunda kulübüme katkı yapmak istiyorum.Отива в този клуб, противно на своите убеждения.
Şekildeki pusulanın N-S doğrultusu gerçek (coğrafi) kuzey-güney doğrultusunu göstermektedir.Обикновено референтния вектор е направлението към истинския север.
Bu ilke doğrultusunda, yargı gücü Türk milleti adına yalnızca bağımsız mahkemeler tarafından kullanılabilir.Този газ е разрешен за ползване само в Русия от силите на реда.
Pist doğrultusu 06/24'tür.Четвъртата писта е 07/25.
Bu bölgelerin her birinde moleküller aynı doğrultuya sahiptirler.Във всяка къща колели курбан пак със същата цел.
Sanatçının saç modeli de yine bu doğrultudadır.Запазени са ред платна на художника в този стил.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.Imena su promijenjena na zahtjev preživjelih.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod