Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrultu ile cümle

doğrultu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı doğrultuda olmayan en az üç nokta bir düzlem belirtir.Ci sono almeno tre punti che non giacciono su una retta.
Aynı doğrultuda birçok ülkede konferanslar verdi.Tenne conferenze in molti paesi.
Bilgi, bilinecek olanda birleşip bir olma durumudur ki, bu her tür mistisizmin ana doğrultusudur.Il suo vero nome e il paese di origine rimarranno un mistero per tutta la serie.
Bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulundu.L'intera operazione si basò perciò su questo obiettivo.
Bu durum, araştırmalar doğrultusunda henüz bir kesinlik kazanmış değildir.Questa assunzione non è stata ancora provata dalle ricerche.
14/32 doğrultusunda bir adet pisti bulunmaktadır.La direzione è 14/32.
Boy (L): Geminin baş kıç doğrultusundaki mesafesidir.Punto Nave (fare il) determinazione della posizione della nave.
Bu görüşleri doğrultusunda 1576'da Devletin Altı Kitabı' adlı eserini yayımladı.Fece la solenne professione dei quattro voti nel 1596.
Bu teknoloji de insan unsuruna bağımlı olup, onun yönetimi doğrultusunda iş yapabilmektedir.L'uomo deve saper dominare queste emozioni e vivere secondo dovere.
Sağ yanal doğrultu atımlı San Andreas fayı.A destra l'immagine di sant'Andrea con le mani incrociate.
Ayrıca kumanda ışınının tam olarak hücre üzerine doğrultulması gerekiyordu.Кроме того, требовалось направлять пульт точно на приёмник.
Bu çabalar doğrultusunda yıldızlara ait bir hareket belirtisi elde edilememiştir.Эти попытки не выявили никаких признаков движения звёзд.
Uluslararası Bira Festivali şu üç amaç doğrultusunda kutlanır: Arkadaşlarla toplanıp biranın tadını çıkarmak.Декларируемые цели: Собираться с друзьями и наслаждаться вкусом пива.
Kahraman yine de idealleri doğrultusunda devam eder.Сам же Д. до конца сохраняет верность своим идеалам.
Aynı doğrultuda olmayan en az üç nokta bir düzlem belirtir.Существуют три точки, не лежащие на одной прямой.
Günümüzdeki problemlerin en büyüğü anten cihazlarından değil doğrultuculardan kaynaklanır.В настоящее время самая большая проблема связана не с антенной, а с выпрямителем.
Bu doğrultuda helyum, soy gazlar kuralına uyan bir gazdır.Однако, именно они оснащаются новым газовым регулятором закрытого типа.
Şehirde aynı doğrultuda nüfus her yıl ortalama 1000 kişi artmaktadır.Столько же в среднем приходится на 1000 жителей Земли.
Naaşı, kendi isteği doğrultusunda, geceyarısı ve gizlice gömüldü, halen mezarı bilinmemektedir.А его могилу, в свою очередь спрятали, и она до сих пор не найдена.
Doğrultusu değişmeyen bu vektörler söz konusu matrisin özvektörleri olarak adlandırılır.Если этого не происходит, то такой неравный брак называется морганатическим.
Bu kırık çizikleri bize kaymanın doğrultusunu bulmamıza yardımcı olur.Те, кто хотят причинить нам вред, продолжают искать наши слабости.
Mimari tarzlar, her bir müşterinin talep ve gereksinimleri doğrultusunda evrilir.Естественно, каждый новый хозяин кабинета обустраивал его в соответствии со своим вкусом и потребностями.
Denizaltıdaki evraklarda E20 denizaltısının yeri gösterilmekte idi, bu bilgiler doğrultusunda E20 batırıldı.وتبين موقع الغواصة E20 في الوثائق التي في الغواصة ووفقا لهذه المعلومات أغرقت E20 .
Fred, banyodaki zenciyi bulunca, Lizzie ona tabancasına doğrultur.عندما وجد Fred الرجل الزنجى في المرحاض وجهت إليه ليزى البندقية مباشرةً .
Plan doğrultusunda Suriye Hükümeti, 14 Nisan 2012 tarihinde ateşkes ilan etmiştir.أعلنت الحكومة السورية وقف إطلاق النار رسمياً في 14 أبريل.
1780’lerde bir dizi ölçü aygıtı yardımıyla 600 yönde bakış doğrultusu boyunca gözlemlediği yıldızları saydı.خلال عام 1870م، قام بتنفيذ سلسلة من القياسات في 600 اتجاه، وأحصى النجوم على طول كل خط أفق.
Genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanır.وهي تنحدر بصفة عامة نحو الشرق.
Aynı doğrultuda 107 bin internet kullanıcısı mevcuttur.كما يوجد في البلاد 281 مركز عمومي للإنترنت.
Çevirmenin isteği doğrultusunda kullanılırlar.وفي هذه الحالة ينذون عن طريق مترجم الأوامر.
Günümüzdeki gezegenler-arası uzayaracı bunu kısa-süreli gidiş doğrultusu düzeltmeleriyle gerçekleştirir.فالمركبة الفضائية من بين الكواكب الحالية تفعل هذا مع سلسلة من التعديلات ذات المدى القصير.
1930'larda edebiyat üzerinde sansür sosyalist gerçekçilik politikası doğrultusunda sıkılaştırıldı.في الثلاثينات تم تشديد إجراءات الرقابة على الأدب تماشيا مع السياسة الاشتراكية.
Hukuk biliminde biçim, öncelikler ve ilkeler doğrultusunda bazı sistemler ortaya çıkmıştır.وتم النص في هذه الوثيقة ولأول مرة على بعض القواعد والحقوق وامتيازات الجامعات.
Kocasına bir silah doğrultur ve kendisinin kurtulması için karısını öldürmesini isterler.فاظطر تيلك لإطلاق النار على ابنه لكي يحرره.
Evlenmeler genellikle çocukların rızası doğrultusunda gerçekleşmektedir.عملت على التوعية لمحاربة عادة زواج الأطفال.
Joe silahını Rick'e doğrulturken diğerleri de silahlarını Michonne'a doğrultmaktadır.Joe detém Rick com uma arma, e os outros apontam armas à Michonne.
Dolayısıyla tüm polimerazlar 5' - 3' doğrultusunda ilerler.Por consequência, todas as polimerases funcionam na direcção 5′ → 3′.
Sekizinci bir harika 24 Kasım 2006 tarihinde kullanıcılardan gelen geri bildirimler doğrultusunda seçildi.Uma oitava maravilha foi escolhida em 24 de novembro de 2006, a partir da opinião dos espectadores.
Nick ona silahını doğrultur.Enquanto isso, Nick rouba a arma de volta.
10/28 doğrultusunda bir adet pisti bulunmaktadır.Sua pista com as cabeceiras direcionadas 10/28.
Günümüzdeki gezegenler-arası uzayaracı bunu kısa-süreli gidiş doğrultusu düzeltmeleriyle gerçekleştirir.As atuais naves interplanetárias fazem-no com uma série de ajustamentos de trajetória de curto prazo.
18/36 doğrultusunda bir adet pisti bulunmaktadır.O Aeroporto possui apenas uma pista, cuja orientação é 18-36.
06:51 UTC Gagarin, güneşe göre doğrultu düzeltme düzeneğinin açıldığını bildirir.06:51 UTC - Gagarin informa que o sistema de controle de altitude foi ligado.
Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanmıştır.Está orientada na direção noroeste-sudeste.
Bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulundu.A campanha teve exito em seu objetivo.
Bu listedeki egemen devletler ile bağımlı bölgeler, ISO 3166-1 standartları doğrultusunda eklenmiştir.Esta é uma lista de países e territórios dependentes pela população, baseada na norma ISO 3166-1.
Bu durum, araştırmalar doğrultusunda henüz bir kesinlik kazanmış değildir.Essa teoria ainda não foi comprovada por pesquisas.
Kullanıcıların istekleri doğrultusunda geliştirilmektedir.Evolui constantemente adequando-se às necessidades dos seus utilizadores.
Şirket de bu istek doğrultusunda yürür şasi üretir.A oração abre-se com a orientação do crente na direcção de Meca (quibla).
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Teorias pragmatistas tratam o significado como consequência.
Harry silahı kapıp Ben'e doğrultur, ancak Ben silahı geri alır ve Harry'yi vurur.Eles encurralam o homem-bomba, mas ele agarra Harry.
07/25 doğrultusunda bir adet pisti vardır.Possui cabeceiras 07/25.
06/24 doğrultusunda pisti vardır.Os designadores de pista são 06 e 24.
17/35 doğrultusunda bir tane pisti bulunmaktadır.Possui cabeceiras 17/35.
Bu düzeltmeler arasında, uzay aracı basitçe, hedefi doğrultusunda serbestçe düşer.Entre estes ajustamentos, a nave entra simplesmente em queda livre na sua órbita.
Petrov bu düşünceleri doğrultusunda üstlerine herhangi bir bilgilendirmede bulunmadı.Porém, Petrov não deu continuidade à sua importante descoberta.
Aleister Crowley’in tanımıyla “irade doğrultusunda değişiklik yaratma sanatı ve bilimi”dir.Para Aleister Crowley, é "a arte de provocar mudanças a partir da vontade".
Günümüzde, hayırsever amaçlar doğrultusunda Avrupa’da faaliyet göstermektedir.Atualmente, a ordem atua como uma organização de caridade na Europa Central.
07/25 doğrultusunda bir adet pisti bulunmaktadır.As cadeiras são designadas pelo padrão 07/25.
Askerî branşlar, askerî tekniklerin ilerlemesi doğrultusunda ortaya çıkmış ve geliştirildiler.A fortaleza foi constantemente melhorada e desenvolvida à medida que a tecnologia militar ia avançando.
Verilen haberin ve bilginin akıl, mantık, ve bilim doğrultusunda olup olmamasının sorgulanması.Questionar isso é questionar a razão, senso e experiência.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doğrultu ile cümle - Sayfa 5 - doğrultu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App