Şunu da söyle: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun.Say, “My Lord commands justice, and to stand devoted at every place of worship.
Yolu doğrultup denge noktasını bulmak Allah'ın işidir. Ondan sapan da var.It is for God to point out the paths, but some of them are flawed.
Yıldızla da onlar, yol ve yön doğrulturlar.And by the stars they guide themselves.
Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar.And by the stars they guide themselves.
Derken orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, hemen onu doğrultuverdi.There they found a wall about to collapse, and he repaired it.
Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun.(People), pay due attention (when worshipping God).
Hedef nesne ya da doğrultuTarget object or direction
Cetvelin doğrultusuOrientation of the ruler
Cumhurbaşkanı, yeni hükümetin bu amaç doğrultusunda önemli kaynak ayırmaya devam edeceğini kaydetti.The new government, he said, would continue allocating considerable resources towards this end.
Doğan, "Cuma namazı müminlere nasıl doğru ve iyi yaşamaları gerektiği doğrultusunda yol gösterir."The sermon given at the Friday prayer instructs the believers how to live ethically.
İşler hiç de iyi bir doğrultuda ilerlemiyor.""Things are not going in the right direction".
Bonneau, KFOR'un ancak Rücker'in talebi doğrultusunda harekete geçeceğini de ekledi.KFOR will act only if Ruecker requests it, he added.
Hepimiz bu doğrultuda yetiştirildik ve bugün de aynı doğrultuda yaşıyoruz.We were all raised in that manner and this is how we live even today.
Selimi: Kosova, AB hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyor.Selimi: Kosovo is dedicated to its path to the EU.
Bu değişiklikler, Ohri'de imzalanan Çerçeve Anlaşmasıyla aynı doğrultuda gerçekleştirildi.The changes are in line with the Framework Agreement signed in Ohrid.
Pekoviç, bu hedef doğrultusunda çalışacak bir komite kurulmakta olduğunu da belirtti.He said a committee is being formed to handle the bid.
Hırvatistan ve Sırbistan-Karadağ, Ortak Hedefler Doğrultusunda Birlikte Çalışma Sözü VerdilerCroatia, Serbia-Montenegro Pledge to Work Together for Common Goals
Pendarovski: Geleceğin Makedon Ordusu, iki temel doğrultuda değiştirilmeli.Pendarovski: The future Macedonian Army has to be transformed along two basic dimensions.
Bu doğrultuda mevduat kanunu ile ilgili bazı çalışmalar yaptık.We worked on the deposits law, which has been approved and is operational.
Başbakan, Türkiye'nin "bu amaç doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğini" ifade etti.Turkey will "pursue this goal with determination," Erdogan said.
AB, "farklılık içinde birlik" sloganı doğrultusunda hareket ediyor ve öyle de yapmalı."United in our diversities" shows the way the EU has and should favour.
Peki Güneydoğu Avrupa ülkelerinin bu doğrultuda ne gibi önlemler alması isteniyor?What measures are Southeast European countries being urged to take?
Onlar, parmaklarını programda faal şekilde yer alan kendi liderlerine doğrultuyorlar.They point a finger at their own leaders, who are actively involved in the programme.
Umarım Hırvat siyaseti bu doğrultuda devam eder.I hope that Croatian politics will continue to go that way.
Hepimiz bu doğrultuda çalışabiliriz.We all can work towards that direction.
Mersel Biljali: Etnik ilişkiler kısır bir doğrultuda ilerliyor.Mersel Biljali: Ethnic relations are heading in a poor direction.
Zaman bu resimde dikey doğrultuda akar.Time runs along the vertical direction in this picture.
Bu doğrultuda 55 uzunluğunda ve arasında değişen genişliğe sahiptir.In this direction it is 55 km (34 mi) long and between 5 and 29 km (3.1 and 18.0 mi) wide.
Koruma alanı yaklaşık 800 km batı-doğu ve 200 km kuzey-güney doğrultusunda uzamaktadır.The reserve measures about 800 km west-east, and 200 km north-south.
Karanlığa girilmesiyle hücre kamçı doğrultusunu tersine çevirir ve ışık olan alana yeniden girer.Entering darkness signals the cell to reverse flagella rotation direction and reenter the light.
Mikrolitronlardaki taneler belirli bir doğrultuda hizalanmaya başlamaktadır.The grains in the microlithons are starting to align in a preferred orientation.
Çözelti transferine tabi tutulan mika taneleri belirli bir doğrultuda hizalanacaktır.Mica grains undergoing solution transfer will align in a preferred orientation.
Ayrıca Livingstone'un tavsiyesi doğrultusunda doktordan bağımsız keşifler yapma talimatı aldı.He was also instructed to make independent explorations, guided by Livingstone's advice.
Ana ekrana yatay doğrultuda bakılabilir.The home screen can be viewed horizontally.
Gönderilen siparişler doğrultusunda 500 okul kütüphanesine teslim edilmektedir.They are being delivered to 500 school libraries in accordance with the submitted orders.
AC'yi DC'ye dönüştürmek için bir dizi doğrultucu ( diyot köprüsü) gereklidir.A set of rectifiers (diode bridge) is required to convert AC to DC.
Bu bir sorun değildir çünkü alternatif akım doğru akıma doğrultulur.This is not a problem because the alternating current is rectified to direct current.
Yerel yönetimin amaçları doğrultusunda Broadland bölgesi içinde yer alır.For the purposes of local government, it falls within the district of Broadland.
1993'te General Ante Roso, HVO'yu Hırvat Ordusu (HV) doğrultusunda yeniden yapılandırdı.In 1993 General Ante Roso restructured the HVO along the lines of the Croatian Army (HV).
Ancak bu hedef doğrultusunda bir daha asla böylesine somut bir zafer elde edemeyecekti.However, he would never again achieve such a tangible victory toward this goal.
Bu süper kayma depremlerinin tümü, doğrultu atımlı hareketle ilişkilidir.These supershear earthquakes are all associated with strike-slip movement.
Nozoloji, hastalıkların çeşitli amaçlar doğrultusunda sınıflandırılmasıdır.Nosology is the classification of diseases for various purposes.
Doğrultu atımlı fayStrike-slip faulting
Melek, örgütler kurarak ve siyasi eylem arayarak görüşleri doğrultusunda harekete geçmişti.Malak took action on her views by starting organizations and seeking political action.
Uluslararası Bira Festivali şu üç amaç doğrultusunda kutlanır: Arkadaşlarla toplanıp biranın tadını çıkarmak.Der Internationale Tag des Bieres verfolgt drei Ziele: Freunde treffen, um gemeinsam Bier zu genießen.
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.Die Person möchte darin einen Schritt nach vorne wagen.
17/35 doğrultusunda bir tane pisti bulunmaktadır.Es ist ein ILS auf 17/35 vorhanden.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.Auf Wunsch der Überlebenden wurden die Namen geändert.
Sovyetler Birliği'nin baskısı doğrultusunda Boris Pasternak (edebiyat, 1958) ödülü reddetti.Die Sowjetunion zwang Boris Pasternak (Literatur, 1958), seinen Preis abzulehnen.
Helal ve hayırlı işler Allah'ın adıyla, ve O'nun emir ve müsaadeleri doğrultusunda yapılan işlerdir.Sie dienten Gott mit Gebet und guten Werken und waren zu ihren Untertanen mild und gerecht.
Çünkü; yörüngeleri üzerinden, sapmadan, belli bir doğrultuda giderler.Diese Richtung hält sie bis zu ihrer Einmündung in die Wiera bei Wiera bei.
Bundan iki gün sonra Abdülhamid'in isteği doğrultusunda İkinci Meşrutiyet'in yeniden ilanına aracılık etti.Zwei Tage später rief er auf Wunsch Abdülhamids die Konstitutionelle Monarchie wieder aus.
08/26 doğrultusunda bir adet pisti bulunmaktadır.Ein Instrumentenlandesystem (ILS) ist für die Landebahnen 08/26 vorhanden.
Bu hedef doğrultusunda Merkez Bankası para değerindeki büyük dalgalanmaları önlemekle görevlidir.Um dies zu verhindern, kauft die Zentralbank gegen eigenes Geld ausländische Vermögenswerte.
Hükümet, verdiği söz doğrultusunda darbecileri 30 Nisan'da affetti.Die preußische Regierung lehnte Kürtens Gnadengesuch am 30. Juni ab.
Birleşmiş Milletler'e karşı Malezya'nın taahhüdü doğrultusunda kurulmuştur.Malaysia stellt zudem Truppen für die UN bereit.
SQC işçiye seçim hakkı vermeme doğrultusunda çalışabilir.Für die Auswahl der Kinder sollte das AFSC zuständig sein.
Gelişen olaylar doğrultusunda Celâl Bayar ise hem milletvekilliğinden hem de partiden istifa etmiştir.Um Schaden von seiner Partei abzuwenden, trat er vorübergehend aus Partei und Fraktion aus.
Translatum, skopos doğrultusunda oluşturulur.Die Zielerfassung erfolgt optisch durch den Richtschützen.
Mesela şirketler belli bir bütçeyi örgütsel alanda hizmet doğrultusuna yöneltebilir.Literatur kann Gesellschaften somit in gewisse Richtungen lenken.