Damak lezzetini, daha iyileştirici ve daha şifalı olacak seçenekler doğrultusunda yönlendirdik.食材を選びなおしていました これを大事にしていかなくてはいけません
Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.이 아이디어란 다위니즘과 관계주의입니다.
Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.של שני רעיונות, דרוויזינם ורציונליזם.
Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.هاتين الفكرتين الكبيرتين: الداروينية و العلائقية.
Darwinizm'in ve ilişkiselliğin, birleşmesi doğrultusunda.そしてこのような視点から 民主主義について考えてみると
Diğer bakanları, başbakanın önerileri doğrultusunda cumhurbaşkanı atar.De övriga ministrarna utnämner presidenten i enlighet med förslag av statsministern.
Diğer bakanları, başbakanın önerileri doğrultusunda cumhurbaşkanı atar.El presidente designa a los demás ministros a propuesta del primer ministro.
Diğer bakanları, başbakanın önerileri doğrultusunda cumhurbaşkanı atar.Le président nomme les autres ministres selon les suggestions du Premier ministre.
Diğer bakanları, başbakanın önerileri doğrultusunda cumhurbaşkanı atar.Muut ministerit presidentti nimittää pääministerin ehdotuksen mukaisesti.
Diğer bakanları, başbakanın önerileri doğrultusunda cumhurbaşkanı atar.Прочих министров президент назначает по представлению премьер-министра.
Diğer bakanları, başbakanın önerileri doğrultusunda cumhurbaşkanı atar.يقوم الرئيس بتعيين الوزراء الآخرين بناءً على اقتراح رئيس الوزراء.
Diğer boyut ne olursa olsun, 3. boyut doğrultusunda bir "k" vektörü bölersiniz. . .אך לא משנה מה המימד הבא, אפשר לחלק את הוקטור k שיתאים למימד השלישי.
Diğer boyut ne olursa olsun, 3. boyut doğrultusunda bir "k" vektörü bölersiniz. . .ولكن اي ما كان البعد التالي هو تستطيع الحصول على المتجه k والذي يمثل البعد الثالث
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Cela a augmenté leurs capacités.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Es erweiterte ihre Fähigkeiten.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Ha aumentato le loro capacità.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Het vergrootte hun capaciteiten.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Ini meningkatkan kemampuan mereka.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.그들의 능력이 향상된 것입니다.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Li s-au sporit capacitățile.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Lo que aumentó sus habilidades.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Nó gia tăng khả năng của họ.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Tím se zvýšily jejich schopnosti.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Zwiększyło to ich możliwości.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Αύξησαν τις δυνατότητές τους.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Їхні можливості зросли.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.Това повишило техните възможности.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.У них стало больше полномочий.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.זה הגדיל את היכולות שלהם.
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.فطورت قدراتهم
Dolayısıyla, kapasiteleri ve yetenekleri de bu doğrultuda gelişmiş oldu.つまらない計算作業をしなくてもよくなり
Dünya'nın gittiği doğrultudan habersizler.무감각해서 세상이 변하는 것을 눈치채지 못합니다.
Dünya'nın gittiği doğrultudan habersizler.הם אינם מודעים על האופן בו העולם משתנה.
Dünya'nın gittiği doğrultudan habersizler.و غير واعون بالتغيرات التي تحصل في العالم اليوم
Dünya'nın gittiği doğrultudan habersizler.世界がどのように変わっているかを 一部の人は- 私は中国に住んでいるイギリス人の友人がいます
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Han ville göra en dokumentär på det som hans redaktörer ville.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Chtěl natočit dokument o tom, co chtěli jeho nadřízení.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Dia ingin membuat dokumentasi tentang apa yang diinginkan editornya.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Dokumentumfilmet akart készíteni arról, amit a szerkesztői szerettek volna.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Er wollte eine Reportage machen über ein Thema, das seine Redakteure wollten.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Hij wilde een documentaire maken over iets wat zijn uitgever wilde.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Il voulait faire un documentaire sur ce que voulaient ses éditeurs.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.원하는 주제에 대해 다큐멘타리를 만들러 예멘에 왔었지요.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Nameraval je posneti dokumentarec o tem, kar so mu naročili uredniki.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Queria fazer um documentário sobre aquilo que os seus editores queriam.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Quería hacer un documental sobre lo que le pedían sus editores.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Și vroia să facă un documentar despre ceea ce doreau editorii săi.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Voleva fare un documentario su quello che voleva la sua redazione.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Ήθελε να κάνει ένα ρεπορτάζ με το θέμα που ήθελαν οι εκδότες του.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Він хотів зняти документальний фільм про те, що замовив йому редактор.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Искаше да направи документален филм, за каквото искаха неговите редактори.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.Он хотел снять документальный фильм по заказу своего редактора.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.הוא רצה לעשות כתבת תעודה על מה שהעורכים שלו רצו.
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.وكان يريد ان يصور فلم وثائقي بحسب توجيهات محرريه ..
Editörlerinin isteği doğrultusunda bir belgesel yapmak istedi.言いました そして 出来上がったものはなんと
Eğer bağlantı zayıfsa, motorlar kapalı kalacak ve sinek doğrultusu yönünde devam edecek.Ak je spojenie slabé, motory zostanú vypnuté a mucha bude pokračovať v jej smere.
Eğer bağlantı zayıfsa, motorlar kapalı kalacak ve sinek doğrultusu yönünde devam edecek.Als de verbinding zwak is, blijven de motoren uit en blijft de vlieg op dezelfde koers.
Eğer bağlantı zayıfsa, motorlar kapalı kalacak ve sinek doğrultusu yönünde devam edecek.Dacă o conexiune e slabă, motoarele nu vor fi pornite și musculița va continua cursa în linie dreaptă.
Eğer bağlantı zayıfsa, motorlar kapalı kalacak ve sinek doğrultusu yönünde devam edecek.Jeśli połączenie jest słabe, silniki pozostaną wyłączone, a mucha będzie poruszać się prosto po swoim kursie.
Eğer bağlantı zayıfsa, motorlar kapalı kalacak ve sinek doğrultusu yönünde devam edecek.Jestliže je spojení slabé, motory zůstanou vypnuty a moucha bude pokračovat ve své dráze.