doğanpressure tendencypressure tendency
doğanpressure tendencypressure tendency
doğanpressure tendencyrośniepressure tendency
doğanpressure tendencyrostoucípressure tendency
doğanpressure tendencySteigendpressure tendency
doğanpressure tendencystigandepressure tendency
doğanpressure tendencystigendepressure tendency
doğanpressure tendencystijgendpressure tendency
doğanpressure tendencystúpapressure tendency
doğanpressure tendencyпіднімаєтьсяpressure tendency
doğanpressure tendencyповышаетсяpressure tendency
doğanpressure tendencyпокачванеpressure tendency
doğanpressure tendencyעולהpressure tendency
"Doğru," dedi. "Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Esatto", disse lui, "siamo così lontani dalla costa che i nostri scarti vengono diluiti, non concentrati."
Dün üç yeni doğan kaydettim.3 actes de naissance, hier. Ah oui ?
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.우리는 우리 자신을 세계 곳곳에서 해를 입히는 것처럼 동물과 자연 그 자체에 해를 입히고 있습니다.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Na całym świecie sami sobie robimy krzywdę, raniąc przy okazji zwierzęta oraz otaczającą nas przyrodę.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Ne facem rău nouă înșine, în toată lumea, le facem rău animalelor, îi facem rău naturii înseși.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Nous sommes en train de nous nuire à travers le monde nuire aux animaux tout comme la nature.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Overal ter wereld brengen we onszelf, de dieren, en de natuur schade toe.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Saját magunknak ártunk mindenhol a világon, és ártunk az állatoknak és a természetnek magának.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Škodíme sami sobě, celému světu, zvířatům a samotné přírodě.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Stiamo facendo del male a noi stessi agli animali e alla natura stessa.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Vahingoitamme itseämme ympäri maailman samalla tavoin kuin vahingoitamme eläimiä ja luontoa itseään --
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Vi skadar oss själva runt om i världen, såväl som skadar djur och natur.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Wir schaden uns selbst auf der ganzen Welt, und wir schaden den Tieren und genauso der Natur --
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Ми шкодимо одне одному по всьому світу, так само, як шкодимо тваринам і самій природі.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.Ние сами си причиняваме щети в света, така както причиняваме щети на животните и на природата.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.По всему миру мы вредим сами себе, животным, и самой природе.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.אנחנו מזיקים לעצמנו בכל העולם, בנוסף לנזק שאנו גורמים לבעלי החיים, בנוסף לנזק שאנחנו גורמים לטבע עצמו.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.نقوم بإيذاء أنفسنا حول العالم، كما نؤذي الحيوانات، مثلما نؤذي الطبيعة نفسها.
Dünyanın her yerinde kendimize ve aynı zamanda hayvanlara, doğanın kendisine zarar veriyoruz.我々自身を傷つけています 母なる大自然
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Ale Eduardovi jde o podtrhnutí přírody.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Avec Eduardo, c'est l'expression de la nature.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Com o Eduardo, trata-se da expressão da Natureza.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Con Eduardo tutto è una manifestazione della natura.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Dengan Eduardo, ini adalah tentang ekspresi alam.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Eduardolla kyse on luonnon ilmenemisestä.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Eduardo-nál a természet kifejeződéséről van szó.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.För Eduardo handlar det om ett uttryck för naturen.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Im Fall von Eduardo geht es um den Ausdruck von Natur.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.하지만 에두아르도에게 있어 이것은 자연의 표출입니다.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Lo de Eduardo es la expresión de la naturaleza.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Maar voor Eduardo gaat het om een uitdrukking van de natuur.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Pentru Eduardo, totul este o expresie a naturii.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.U Eduardo chodzi o wyrażenie natury.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.Για τον Εντουάρντο είναι η έκφραση της φύσης.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.При Едуардо става дума за изразяване на природата.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.С Эдуардо это становится проявлением природы.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.עם אדוארדו מדובר בחוויה של הטבע.
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.مع ادواردو وشرح الحياة
Eduardo için ise bu doğanın bir kendini ifade edişidir.神様はよくやった と言ってくれていると表現した彼の言葉はぴったりだと思いました
Erkek figürü alaca karanlıkta. Sükunet içindeki bir ortamda bulunuyor. Doğanın içinde bir başına.- Кстати, я думаю, что мы должны идентифицировать с этой фигурой...
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Aviopuolisoilla on avio-oikeus toistensa omaisuuteen.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Le mariage concède aux conjoints le droit à la propriété de l’autre.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Makar har giftorätt till varandras egendom.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Un cónyuge tiene derechos conyugales sobre los bienes del otro cónyuge.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.Супруги имеют брачное право на имущество друг друга.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.الزوج/الزوجة لديه حق الملكية بالزواج كلٍ في ممتلكات الآخر.
Eşlerin aralarında birbirlerinin mal varlığına karşı evlilikten doğan müşterek hakları bulunmaktadır.婚前及婚后取得的个人财产归各自所有。夫妻双方可协商购置共有财产。婚姻双方对彼此的财产有婚姻权。如果婚姻以离异告终,双方的财产共同计算后平分。丧偶情况下,