Ana içeriğe geç
Sözlük

doğan ile cümle

doğan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Doğanın Muhteşem Güzellikleri'nde,자연의 위대한 광경(In Nature's Great Events)이라는
Doğanın Muhteşem Güzellikleri'nde,ב"הארועים הגדולים של הטבע",
Doğanın Muhteşem Güzellikleri'nde,في "الأحداث الكبرى في الطبيعة"،
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Ajattelin puhua siitä, miten luonto tekee materiaaleja.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Gondoltam egy kicsit arról beszélnék, hogyan csinál anyagokat a természet.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Ho pensato di parlarvi un po' di come la natura produca i materiali.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Ich dachte, ich erzähle ein wenig davon, wie die Natur Stoffe schafft.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Ik wil wat vertellen over hoe de natuur materiaal maakt.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.J'ai pensé vous parler un peu de la façon dont la nature crée des matériaux.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Jeg tænkte at jeg vil tale en lille smule om hvordan naturen laver materialer.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.오늘 저는 자연이 물질을 만드는 방법에 대해 얘기하려합니다.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Napadlo mě, že bych řekla něco o tom, jak příroda tvoří materiály.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Opowiem pokrótce jak natura tworzy materiały.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Rozhodla som sa, že Vám trochu porozprávam o tom, ako príroda vytvára materiály.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Saya akan berbicara sedikit tentang bagaimana alam membuat material.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Tôi nghĩ tôi sẽ nói 1 chút về cách mà tự nhiên tạo ra vật chất.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Voy a platicar un poco acerca del modo en que la naturaleza crea materiales.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm. Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Pensei em falar-vos um pouco de como a Natureza cria os materiais.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm. Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Vă voi vorbi despre modul în care natura confecţionează materiale.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Σκέφτηκα να μιλήσω λιγο για το πώς φτιάχνει τα υλικά της η φύση.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Мислех, че може да поговоря малко за това как природата прави материали.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.Я немного расскажу о том, как природа создаёт материалы.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.חשבתי לדבר קצת על איך הטבע יוצר חומרים.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.فكرت في أن أتحدث قليلا حول كيف تصنع الطبيعة المواد.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm.アワビの貝殻を持って来ました
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Azt gondolom a természet ebben a témában, hogy is mondjam, a kezükre játszott.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Creo que en esto la naturaleza les dio una mano.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Ich denke, die Natur hat ihren Teil dazu beigetragen.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Ik denk dat de natuur hier een handje heeft toegestoken.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Io credo che la natura stessa abbia dato loro un aiuto.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Je crois que la nature leur a un peu donné un coup de main ici.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.이 점에 있어서는 자연이 종교를 거들어준 측면이 있다고 생각합니다.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Natura le-a dat o mana de ajutor aici.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Příroda jim totiž byla jaksi nápomocna.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Uważam, że natura w pewien sposób podała im swoją pomocną dłoń.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Мисля, че природата някак им е помогнала тук.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.Считаю, что природа помогла им в этом деле.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.הטבע הושיט להם יד.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.أعتقد أن الطبيعة أعطتهم يد المساعدة هنا.
Doğanın onlara burada yardım elini uzattığını düşünüyorum.思いやりと黄金律は ある意味で 人間の本質に組み込まれています
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Credea că natura ne-ar proteja de formarea lor.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Domníval se, že příroda by nás ochránila před jejich vytvořením.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Ele pensou que a natureza nos protegeria da sua formação.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Er war überzeugt, die Natur würde uns vor ihrer Entstehung schützen.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Ia berpikir alam akan melindungi kita dari formasi mereka.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Il pensait que la nature nous protègerait contre leur formation.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.그는 자연이 블랙홀의 형성을 막는다고 생각했죠.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Myślał, że przyroda chroni nas przed ich powstaniem.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Myslel si, že príroda by nás pred ich vytváraním uchránila.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Ông nghĩ rằng tự nhiên sẽ bảo vệ chúng ta khỏi sự hình thành của chúng.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Pensava che la natura ci avrebbe protetto dalla loro formazione.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Pensó que la Naturaleza nos protegería de su formación.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Szerinte a természet megvédene minket a létrejöttüktől.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Πίστευε ότι η φύση θα μας προστάτευε από το σχηματισμό τους.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Він вважав, що природа захистить нас від їх утворення.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Он считал, что природа должна сама защитить нас от их появления.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.Той мислел, че природата би ни предпазила от тяхното образуване.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.הוא סבר שהטבע ישמור עלינו מהיווצרותם.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.لقد كان يعتقد أن الطبيعة ستحمينا من تكوينها.
Doğanın onların oluşumundan bizi koruyacağını düşündü.それが実際に存在する天体だとわかるまでは
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod