Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.자연의 상상력은 인간의 빈약한 상상력에 비하면 실로 끝이 없다고 할 수 있습니다.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.La imaginación de la naturaleza es tan ilimitada comparada con nuestra débil imaginación humana.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.L'imagination de la nature est sans limites par rapport à notre propre pauvre imagination humaine.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.L'immaginazione della natura è senza confini rispetto alla nostra limitata immaginazione umana.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Luonnon mielikuvitus on niin rajaton verrattuna meidän omaamme, vaatimattomaan mielikuvitukseemme.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Naturens fantasi är så gränslös jämfört med vår egen torftiga mänskliga fantasi.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Naturens fantasi er så grænseløs sammelignet med vores egen tarvelige menneskelige fantasi.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Představivost přírody je oproti té naší lidské chudé představivosti tak neomezená.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Trí tưởng tượng của thiên nhiên không có biên giới so với chúng ta trí tưởng tượng nhỏ bé của con người
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Wyobraźnia matki natury jest nieograniczona w porównaniu z naszą skromną ludzką wyobraźnią.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Η φαντασία της φύσης είναι τόσο απεριόριστη, που μπροστά της, η ταπεινή ανθρώπινη φαντασία ωχριά.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Воображение природы безгранично по сравнению с нашим скудным человеческим воображением.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Въображението на Природата е толкова безгранично, в сравнение с нашето собствено бедно човешко въображение.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.Уява природи не має кордонів, порівняно з нашою бідною людською уявою.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.דמיונו של הטבע הוא כל-כך חסר גבולות בהשוואה לדמיון האנושי הזעום שלנו.
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.لاني " مخيلة " الطبيعة مخيلة لا حدود لها مقارنة مع .. ضآلة المخيلة البشرية
Doğanın hayalgücü sınır tanımaz, hele bizim kupkuru insansı hayalgücümüze kıyasla.貧相な想像力と比べ 本当に無限大です 私は今でも 水中で目にする光景に
Doğanın herkese yetecek kadar besin ve kalori sağlayamayacağı noktaya kadar. -limite natural, baseado no tanto de comida que a Terra pode suportar.
Doğanın herkese yetecek kadar besin ve kalori sağlayamayacağı noktaya kadar. -حتى الانتاج الفعلي للارض لا يستطيع أن ينتج سعرات حرارية كافية
Doğanın içinde bir başına. Ölümü ve hayatı düşünüyor.Vstoupit do obrazu.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.A natureza tem regras e limites próprios.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.A természetnek pedig megvannak a maga szabályai és korlátai.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.De natuur heeft haar eigen regels en beperkingen.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Die Natur folgt eigenen Regeln und setzt ihre Grenzen selbst.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Elle a ses règles et ses limites propres.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.La natura ha le sue regole e i suoi limiti.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Luonnolla on omat sääntönsä ja rajansa.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Narava ima lastna pravila in omejitve.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Natura îşi are regulile şi limitele proprii.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Naturen har egna regler och gränser.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Naturen har sine egne regler og grænser.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Příroda má svá vlastní pravidla a hranice.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Príroda má svoje vlastné pravidlá a obmedzenia.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Przyroda rządzi się własnymi prawami i ma własne ograniczenia.
Doğanın kendi kuralları ve sınırları vardır.Природата има собствени правила и ограничения.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.A Natureza impôs um conjunto de regras.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.De natuur heeft een aantal regels uitgezet.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.Die Natur hat ein paar Regeln aufgestellt.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.자연은 일련의 규칙을 만들어 두었습니다.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.La Natura ha messo delle regole.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.La Naturaleza ha puesto un conjunto de reglas.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.La Nature a établi un ensemble de règles.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.Natura a pus acolo un set de reguli.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.Natura ustanowiła tutaj pewien zestaw reguł.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.Tạo hoá đã đặt ra những điều luật.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.Η Φύση εκεί έξω, έχει θέσει κάποιους κανόνες.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.Природа здесь имеет набор правил.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.Природата ни е поставила група правила.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.הטבע שם מערכת כללים.
Doğanın koyduğu kurallar var yani.يوجد قوانين في الطبيعة
Doğanın koyduğu kurallar var yani.我々はその掟の範囲内で動けますが 掟を破ることはできません
Doğanın kullandığı fırça şu anda elimizde ve bu ciddi bir olay. Biz çok da parlak sayılmayız.Non siamo molto lucidi.
Doğanın kullandığı fırça şu anda elimizde ve bu ciddi bir olay. Biz çok da parlak sayılmayız.Nous ne sommes pas très brillants.
Doğanın kullandığı fırça şu anda elimizde ve bu ciddi bir olay. Biz çok da parlak sayılmayız.深刻な事態です 人類は賢くはありません
Doğanın kullandığı fırça şu anda elimizde ve bu ciddi bir olay.지금 인간이 그 붓을 휘두르고 있고, 이것은 심각한 문제다."
Doğanın kullandığı fırça şu anda elimizde ve bu ciddi bir olay.לנקודה בה הוא אוחז בכח איום. כעת אנחנו אוחזים במכחול."
Doğanın kullandığı fırça şu anda elimizde ve bu ciddi bir olay.و وصلنا إلى وضع مرعب من القوة. و نحن نمسك الآن فرشاة الرسم،
"Doğanın kuralları tanrının matematiksel düşünceleridir""A természet törvényei nem mások, mint Isten matematikai gondolatai."
"Doğanın kuralları tanrının matematiksel düşünceleridir""De natuurwetten zijn niets anders dan de wiskundige gedachten van God."
Doğanın kuralları tanrının matematiksel düşünceleridir.Die Gesetze der Natur sind aber die mathematischen Gedanken Gottes.