çaylak, doğan türleri,chim lão ưng và con diều , tùy theo loại chúng_nó ;
çaylak, doğan türleri,chim lão ưng và con diều, tùy theo loại chúng nó;
çaylak, doğan türleri,con diều , con ó , và mọi thứ lão ưng ;
çaylak, doğan türleri,con diều, con ó, và mọi thứ lão ưng;
çaylak, doğan türleri,den Geier, den Weih, und was seine Art ist,
çaylak, doğan türleri,der Taucher, der Weih, der Geier mit seiner Art
çaylak, doğan türleri,de wouw, de gier,
çaylak, doğan türleri,el falcón, el milano y el buitre, según sus especies
çaylak, doğan türleri,el falcón y el milano, según sus especies
çaylak, doğan türleri,gladan, falken med dess arter,
çaylak, doğan türleri,Glenten, de forskellige Arter af Falke,
çaylak, doğan türleri,haarahaukka ja suohaukkalajit,
çaylak, doğan türleri,il nibbio e ogni specie di falco
çaylak, doğan türleri,in ostrovidec in sokol in kanja po svojih plemenih,
çaylak, doğan türleri,in sokol in kanja po svojih plemenih,
çaylak, doğan türleri,kaňa, sokol, luniak a jeho druh.
çaylak, doğan türleri,매와 새매와 매의 종류와
çaylak, doğan türleri,매와 매 종류와
çaylak, doğan türleri,krahulca, sokola ani jeho druhu,
çaylak, doğan türleri,l'aquila, l'ossìfraga e l'aquila di mare, il nibbio e ogni specie di falco
çaylak, doğan türleri,le milan, l`autour et ce qui est de son espèce;
çaylak, doğan türleri,le milan, l`autour, le vautour et ce qui est de son espèce;
çaylak, doğan türleri,o açor, o falcão, o milhafre segundo a sua espécie,
çaylak, doğan türleri,o açor, o falcão segundo a sua espécie,
çaylak, doğan türleri,og glenten, og falken efter sine arter,
çaylak, doğan türleri,og kråken og falken, og glenten efter sine arter,
çaylak, doğan türleri,raafågeln, falken, gladan med dess arter,
çaylak, doğan türleri,şorecarul, şoimul, gaia şi tot ce ţine de neamul său;
çaylak, doğan türleri,şorecarul, şoimul şi tot ce este din neamul lui;
çaylak, doğan türleri,Též sup, káně a luňák vedlé pokolení svého,
çaylak, doğan türleri,και ο γυπαετος και ο ικτινος και ο γυψ κατα το ειδος αυτου,
çaylak, doğan türleri,και ο γυψ, και ο ικτινος κατα το ειδος αυτου
çaylak, doğan türleri,и коршуна, и сокола, и кречета с породою их,
çaylak, doğan türleri,коршуна и сокола с породою его,
çaylak, doğan türleri,пиляка, сокола, съпа по ведовете му;
çaylak, doğan türleri,пилякът, соколът по видовете му,
çaylak, doğan türleri,ואת הדאה ואת האיה למינה׃
çaylak, doğan türleri,והראה ואת האיה והדיה למינה׃
çaylak, doğan türleri,والحدأة والباشق على اجناسه
çaylak, doğan türleri,والحدأة والباشق والشاهين على اجناسه
çaylak, doğan türleri,鷂 鷹 、 小 鷹 、 與 其 類
çaylak, doğan türleri,鷂鷹 、 小鷹 、 與其類
çaylak, doğan türleri,鸇 、 小 鷹 、 鷂 鷹 、 與 其 類
çaylak, doğan türleri,鸇 、 小鷹 、 鷂鷹 、 與其類
CDC -Hastalık Kontrol Merkezi- 2000 yılında doğan çocuklardan질병관리예방센터는 현재 일곱,여덟살인 2000년에 태어난 아이들 중,
CDC -Hastalık Kontrol Merkezi- 2000 yılında doğan çocuklardan2000年度に生まれた子供 つまり今の7~8才の子供たちのうち
CDC -Hastalık Kontrol Merkezi- 2000 yılında doğan çocuklardanDie CDC - die Gesundheitsbehörde - hat gesagt, dass von den im Jahr 2000 geborenen Kindern
CDC -Hastalık Kontrol Merkezi- 2000 yılında doğan çocuklardanEl CDC-- el Centro para el Control de Enfermedades-- ha dicho, de los niños que nacieron en el año 2000 --
CDC -Hastalık Kontrol Merkezi- 2000 yılında doğan çocuklardanO CDC, o Centro para o Controlo de Doenças, disse: "Das crianças nascidas em 2000
CDC -Hastalık Kontrol Merkezi- 2000 yılında doğan çocuklardanהסי.די.סי - המרכז לטיפול במגיפות - ציין שמתוך הילדים שנולדו בשנת 2000-
CDC -Hastalık Kontrol Merkezi- 2000 yılında doğan çocuklardanمركز التحكم بالأمراض قالوا عن الأطفال الذين ولدوا في عام 2000
Çocuklarımız için iyi mi? 2000 yılında doğan üç çocuktan biri şeker hastası olacak.-En av tre barn födda år 2000 kommer utveckla diabetes.
Çocuklarımız için iyi mi? 2000 yılında doğan üç çocuktan biri şeker hastası olacak.Uno de cada tres niños nacidos en el año 2000 desarrollaran diabetes
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Chúng tôi ở xa ngoài khơi đến nỗi chất thải của cá chúng tôi được phân bổ khắp nơi chứ không tập trung lại."
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Estamos tan lejos, que los desechos de nuestros peces se distribuyen, no se concentran."
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Estamos tão longe "que os resíduos do peixe se espalham, "não se concentram."
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Jesteśmy tak daleko, że odchody naszych ryb są bardzo rozprzestrzenione, a nie skoncentrowane".
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Jsme tak daleko na moři, že odpad po našich rybách se rozptýlí, neukládá se."
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""Kami jauh sekali ke tengah laut, kotoran ikan-ikan kami menyebar merata, tidak terkonsentrasi."
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller."폐기물이 집중되지 않고 분산돼요."라고 돈이 말하더군요.