"Bu soruyu kendi doğanızı inkâr ederek bir inek olarak sorun" (Kahkaha)"Задавайки въпроса отрича вашето същество [като] крава." (Смях)
"Bu soruyu kendi doğanızı inkâr ederek bir inek olarak sorun" (Kahkaha)"Раз вы задаёте этот вопрос, значит вы не корова". (Смех)
"Bu soruyu kendi doğanızı inkâr ederek bir inek olarak sorun" (Kahkaha)"השאלה מבטלת את הטבע שלכם עצמכם בתור פרה." (צחוק)
"Bu soruyu kendi doğanızı inkâr ederek bir inek olarak sorun" (Kahkaha)" طرحك لهذا السؤال ينفى كونك بقرة." (ضحك)
"Bu soruyu kendi doğanızı inkâr ederek bir inek olarak sorun" (Kahkaha)(笑) 私達の目に映るものは
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.Jste vzhůru celou noc. - až do úsvitu
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.밤을 꼬박 지새우기도 합니다. 새벽까지 걸어다니기도 합니다.
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.אתם ערים כל הלילה. אתם מתהלכים עד עלות השחר.
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.تظل مستيقظاً طوال الليل ، وتظل تسير حتى بزوغ الفجر
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.你可以成晚唔瞓。你可以行路到天亮
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.恋愛がうまくいっている時は激しく気分が高揚するものです
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Aceştia sînt toţi fiii lui David, afară de fiii ţiitoarelor. Şi Tamar era sora lor.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.A cić wszyscy są synowie Dawidowi, oprócz synów z założnic; a Tamar była siostra ich.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Alle disse var Davids sønner foruten de sønner han fikk med sine medhustruer; og Tamar var deres søster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ấy là những con trai của Ða-vít, chẳng kể các con trai của những cung phi; và Ta-ma là chị em của chúng.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ấy_là những con_trai của Ða - vít , chẳng kể các con_trai của những cung_phi ; và Ta-ma là chị_em của chúng .
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Ce sont là tous les fils de David, outre les fils des concubines. Et Tamar était leur soeur.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Das sind alles Kinder Davids, ohne was der Kebsweiber Kinder waren. Und Thamar war ihre Schwester.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Detta var alla Davids söner, förutom sönerna med bihustrurna; och Tamar var deras syster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Det var alle Davids Sønner foruden Medhustruernes Sønner; og Tamar var deres Søster.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.In deze lijst zijn de zonen van zijn bijvrouwen niet opgenomen. David had ook nog een dochter, Tamar.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.다 다윗의 아들이요 저희의 누이는 다말이며 이 외에 또 첩의 아들이 있었더라
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Mindezek a Dávid fiai, az õ ágyastársainak fiain kivül; és ezeknek a huga, Támár.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Tässä ovat kaikki Daavidin pojat, lukuunottamatta sivuvaimojen poikia. Ja Taamar oli heidän sisarensa.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Todos estes foram filhos de Davi, afora os filhos das concubinas; e Tamar foi irmã deles.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Todos éstos fueron los hijos de David, sin contar los hijos de las concubinas. Tamar fue hermana de ellos
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.To všetko boli synovia Dávidovi krome synov ženín, a Támar, ich sestra.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Tutti costoro furono figli di Davide, senza contare i figli delle sue concubine. Tamàr era loro sorella
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Všickni ti synové Davidovi krom synů ženin, a Támar sestra jejich.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Vsi ti so bili sinovi Davidovi, razen sinov priležnic; Tamara pa je bila njih sestra.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.παντες υιοι του Δαβιδ, πλην των υιων των παλλακων, και Θαμαρ η αδελφη αυτων.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.Вот все сыновья Давида, кроме сыновей от наложниц. Сестра их Фамарь.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.всички тия бяха Давидови синове освен синовете от наложниците; и Тамар беше тяхна сестра.
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.כל בני דויד מלבד בני פילגשים ותמר אחותם׃
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.الكل بنو داود ما عدا بني السراري. وثامار هي اختهم
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.這 都 是 大 衛 的 兒 子 、 還 有 他 們 的 妹 子 他 瑪 、 妃 嬪 的 兒 子 不 在 其 內
Bütün bunlar, Davutun cariyelerinden doğanlar dışındaki oğullarıydı. Tamar onların kızkardeşidir.這 都 是 大衛 的 兒子 、 還有 他們 的 妹子 他 瑪 、 妃嬪 的 兒子 不 在 其 內
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,Akan Kukatakan kepadamu apa yang akan terjadi dengan anak-anak yang lahir di sini dan dengan orang tuanya
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,이곳에서 생산한 자녀와 이 땅에서 그들을 해산한 어미와 그들을 낳은 아비에 대하여 나 여호와가 이같이 말하노라
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,כי כה אמר יהוה על הבנים ועל הבנות הילודים במקום הזה ועל אמתם הילדות אותם ועל אבותם המולדים אותם בארץ הזאת׃
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,因 為 論 到 在 這 地 方 所 生 的 兒 女 、 又 論 到 在 這 國 中 生 養 他 們 的 父 母 、 耶 和 華 如 此 說
Bu ülkede doğan oğullarla kızlar ve anne babaları için RAB diyor ki,因 為論 到 在 這地方 所生 的 兒女 、 又 論到 在 這國 中 生養 他 們 的 父母 、 耶和華 如此 說
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.A tonhal teste a természet egyik legkifinomultabb gépezete.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.C'est l'une des plus belles machines de la nature.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.Dies ist eine der besten Maschinen der Natur.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.Dit is een van de mooiste machines van de natuur.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.Este una dintre cele mai rafinate maşinării ale naturii.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.참다랑어는 최상의 생명체라 할 수 있습니다
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.Por eso... es una de las máquinas más fantásticas de la Naturaleza.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.To jeden z najwspanialszych tworów natury.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.Una delle macchine più sofisticate della natura.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.Това е една от най-фините машини, създадени от природата.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.Это один из лучших механизмов природы.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.הוא אחד ממכונות הטבע המשובחות.
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.هذه ما يمكن أن نطلق عليه خيرة الآلات الطبيعية
Bu yüzden doğanın en iyi makinelerinden biridir.クロマグロとは
çaylak, doğan türleri,A gdy go wolno puścisz od siebie, nie puścisz go próżnego.
çaylak, doğan türleri,A keselyû, a héja és a sólyom az õ nemével.
çaylak, doğan türleri,A sokola, supa a luňáka vedlé pokolení jeho,
çaylak, doğan türleri,A sólyom és a héja az õ nemével.