Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.Επιβεβαίωσε μια διαίσθηση που είχα, ότι το κοινό στην πραγματικότητα θέλει να βασανίσει το νου του.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.То потвърди едно мое усещане от преди, че публиката всъщност иска да се потруди за храната си.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.היא מאמתת משהו שתמיד חשדתי בו, וזה שהקהל באמת רוצה להרוויח את לחמו.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.لقد أكدت شيء كان عندي حدس بخصوصه، وهو أن الجمهور يريد حقا أن يعملوا من أجل طعامهم.
Bu gerçekten içime doğan birşeyi doğruladı: seyirci aslında yemeği için çalışmayı ister.自分で見つけたがっているという 直感が確信になりました 意識せず そうしたがっているのです
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Alacsonyan fekvő városok eltűnnének az egész világon, még a ma született gyermekek életében.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Ciudades de baja altitud alrededor del mundo desaparecerán durante la vida de niños nacidos hoy.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Des villes côtières du monde entier vont disparaître durant la vie des enfants qui naissent aujourd'hui.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Le città del mondo a bassi livelli sul mare spariranno nell'arco della vita di un bambino nato oggi.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Nisko położone miasta zniknęłyby za życia naszych dzieci.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Orașele joase din toată lumea vor disparea în timpul vieții copiilor născuți astăzi.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Побережные города по всему миру исчезнут ещё при нынешнем поколении.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğindeGedurende het leven van nu geboren kinderen zullen laaggelegen steden overal ter wereld verdwijnen.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde세계 곳곳의 저지대에 위치한 도시들은
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğindeהנסן אומר שאפשר לצפות לעלייה של 5 מטר בגובה פני הים.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğindeكل المدن المنخفضة حول العالم ستختفي
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde世界中の海抜の低い都市は 姿を消します
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Azonnal átvették, és hatalmas energiával művelik.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Hanno imparato subito, e ora sono delle forze della natura.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Họ áp dụng nó ngay lập tức, và giờ họ làm chủ thiên nhiên.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Ils ont pris le coup immédiatement, et maintenant, ils sont des forces de la nature.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.그 사람들은 바로 익숙해져서 지금은 아주 자연스럽게 해내요.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Le-au preluat imediat, iar acum sunt forțe ale naturii.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Lo aprendieron en seguida y ahora son fuerzas naturales.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Oni szybko nauczyli się je obsługiwać i teraz to oni są siłami natury.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Pegaram nelas imediatamente, e agora são forças da natureza.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Ze gingen er meteen mee aan het werk en hebben het nu onder de knie.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.Они им сразу же понравились, и теперь эти системы стали силами природы.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.הם התלבשו על זה מיד, וכעת הם איתני טבע.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.فقد أخذوا بها على الفور، والآن هم مثل قوى الطبيعة.
Bu işi hemen kavradılar ve şimdi onlar da doğanın birer gücü.すでにしっかりと根付いています 去年の6月1日からほぼ毎日 働いてきた
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Aici am gasit, un loc unde natura a facut un desen pentru mine.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.De natuur had dit beeld voor me gemaakt.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Esto me lo encontré, la naturaleza había hecho una imagen para mí.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Ho trovato questo, la natura ha realizzato un'immagine per me.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Ich habe das hier gefunden. Die Natur hat ein Bild für mich gemacht.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.이것이 제가 찾아낸, 자연이 저를 위해서 만든 그림입니다.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Ở đây, tôi tìm thấy bức tranh tự nhiên vẽ.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Znalazłem miejsce, gdzie natura zrobiła dla mnie obraz.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Открих това - природата беше направила картина за мен.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.Я понял это, когда природа подсказала мне.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.את זה מצאתי, הטבע יצר לי תמונה.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.وجدت في هذه صورة رسمتها الطبيعة لي.
Bulduğum bu, doğanın benim için bir resim yaptığı yer.自然にぴったり90度になっています
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Al contrario. Son, de hecho, el aspecto más variado, evocador y poético de la naturaleza.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Awan, kenyataanya, adalah satu aspek dari alam yang paling beragam, menggugah dan puitis.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Bien au contraire. Ils sont, en fait, l'image de la nature la plus variée, la plus évocatrice, et poétique.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Bởi vì chúng, thực chất, là khía cạnh đa dạng, gợi hình và nên thơ nhất của thiên nhiên.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Chmury to najbardziej zróżnicowany, sugestywny, poetycki aspekt przyrody.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Im Gegenteil. Sie sind tatsächlich das Vielfältigste, Evokativste und Poetischte, was die Natur zu bieten hat.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.오히려 구름은 사실 가장 다양하고, 좋은 생각을 떠올리게 하는 자연의 시적 면모를 가지고 있습니다.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Lång därifrån. De är faktiskt naturen mest mångfaldiga, fantasieggande, poetiska aspekt.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Nici gând. De fapt, ei sunt aspectul cel mai divers, evocator și poetic al naturii.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Sőt.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Tutt'altro. In realtà sono l'aspetto della natura più evocativo, poetico e diversificato.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Verre van. Ze zijn het meest diverse, evocatieve, poëtische aspect van de natuur.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Αντιθέτως, είναι στην πραγματικότητα η πιο πολυποίκιλη, υποβλητική και ποιητική όψη της φύσης.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Навпаки. Вони становлять найбільш різноманітну, хвилюючу, поетичну частину природи.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.На самом деле они наиболее разнообразное, экспрессивное, поэтическое проявление природы.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.Нищо подобно. Те са, всъщност, най-разнообразните, емоционално наситени, поетични аспекти на природата.