Ana içeriğe geç
Sözlük

doğan ile cümle

doğan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.עננים הם לא משהו לקטר עליו.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.على العكس، فهي في الواقع، من أكثر جوانب الطبيعة تنوعًا وشاعرية وإثارةً للعواطف
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.雲は 自然の中でも最も多様で 感動を与え 詩的なものなのです ときには雲のなかで心を遊ばせることで
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.Derpå gik Natan til sit Hus. Og HERREN ramte det Barn, Urias's Hustru havde født David, med Sygdom.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.Il Signore dunque colpì il bambino che la moglie di Uria aveva partorito a Davide ed esso si ammalò gravemente
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.In Natan odide domov. In GOSPOD udari otroka, ki ga je rodila žena Urijeva Davidu, in razboli se na smrt.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.나단이 자기 집으로 돌아가니라 우리아의 처가 다윗에게 낳은 아이를 여호와께서 치시매 심히 앓는지라
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.Na die woorden ging Nathan terug naar huis. En de HERE maakte Bathséba's baby dodelijk ziek.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.Så gikk Natan hjem igjen, og Herren slo barnet som David hadde fått med Urias hustru, så det blev meget sykt.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.Und Nathan ging heim. Und der HERR schlug das Kind, das Urias Weib David geboren hatte, daß es todkrank ward.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.И Натан си отиде у дома си. А Господ порази детето, което Уриевата жена роди на Давида, и то се разболя.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.И пошел Нафан в дом свой. И поразил Господь дитя, которое родила жена Урии Давиду, и оно заболело.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.וילך נתן אל ביתו ויגף יהוה את הילד אשר ילדה אשת אוריה לדוד ויאנש׃
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.وذهب ناثان الى بيته وضرب الرب الولد الذي ولدته امرأة اوريا لداود فثقل.
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.拿 單 就 回 家 去 了 。 耶 和 華 擊 打 烏 利 亞 妻 給 大 衛 所 生 的 孩 子 、 使 他 得 重 病
Bundan sonra Natan evine döndü. RAB Uriyanın karısının Davuttan doğan çocuğunun hastalanmasına neden oldu.拿單 就 回家 去 了 。 耶和華 擊打烏 利亞 妻 給 大衛 所 生 的 孩子 、 使 他 得 重病
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Esta é a razão por que um recém-nascido se tranquiliza e relaxa quando sente o cheiro da mãe.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.이것이 바로 신생아가 엄마 냄새를 맡으면 편안함을 느끼고, 안정을 찾게 되는 이유입니다.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Questo è il motivo per cui un neonato si rilassa e si calma quando sente l'odore della mamma.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Astea sunt stele care se nasc în cosmos.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Das sind Sterne, die hieraus geboren werden.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Detta är stjärnor som föds därute.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Deze sterren zijn hier geboren.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Estas son estrellas nacidas aquí.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Ezek éppen megszülető csillagok.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Il s'agit d'étoiles qui naissent à partir d'ici.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.이것들이 탄생해온 별들이고
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Lassù stanno nascendo delle stelle.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.São estrelas que nascem disto.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Sú to hviezdy, ktoré sa rodia z tohto.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Tohle jsou hvězdy, které se odtud rodí.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.To narodziny gwiazd.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Υπάρχουν αστέρες που γεννιούνται μακριά από εδώ.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Вот эти звезды, рождённые таким образом.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.Това са звездите, родени тук.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.אלה הם כוכבים אשר נולדים שם.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.هذه نجوم تولد من هنا.
Bunlar buradan doğan yıldızlar.十分な数の星が誕生すると
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Acest sentiment de alienare de partea noastră care a luat decizia regretată.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Az elidegenedés ezen valós érzete azon részünktől, amellyel a döntést hoztuk.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Cette véritable sensation d'aliénation de la partie de nous qui a pris une décision que nous regrettons.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Đây là cảm giác ghét bỏ từ một phần trong ta đã đưa ra những quyết định khiến ta hối hận.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Denne virkelige sans af fremmedgørelse af den del af os der tog en beslutning som vi fortryder.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Dit gevoel van vervreemding van het deel van ons dat de ongelukkige beslissing maakte.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Este sentido real de alienação da parte de nós que tomou a decisão de que nos arrependemos.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.이 진정한 의미의 소외감은 후회스러운 결정을 내리게 한 자신한테서 옵니다
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Perasaan keterasingan dari sebagian diri kita membuat penyesalan itu.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Questo senso di alienazione della parte di noi che ha preso una decisione che rimpiangiamo.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Tento opravdový pocit odcizení od té části nás, která provedla rozhodnutí, jehož litujeme.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.To prawdziwe poczucie wyobcowania od tej cząstki nas, która podjęła decyzję, której żałujemy.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Αυτή η αληθινή αίσθηση αλλοτρίωσης από το κομμάτι μας που πήρε μια απόφαση που μετανιώσαμε.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Това е реално чувство на отчуждение от тази част в нас самите, която е взела решението, за което съжаляваме.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Це правжешнє відчуття відчуження від тієї частини нас, що прийняла рішення, про яке ми шкодуємо.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Это настоящее чувство отчуждения от части себя, ответственной за принятие решения, о котором мы сожалеем.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.זו ההרגשה הזו של נתק מהחלק בנו שעשה את ההחלטה עליה אנו מתחרטים.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.إنه شعور حقيقي بالإغتراب عن جزء من شخصيتنا التي قامت بإتخاذ ذلك القرار الذى نندم عليه.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.自分の中の何者かを、切り離すような感覚です。 それが何者なのか分かりません。
Burada 25 yaşında ve bu da yeni doğan bebeği Cobalt. Bu oyunun nasıl oynandığını yeni öğreniyor.Aici are 25 de ani și e și puiul nou-născut, Cobalt care învață acest joc.
Burada 25 yaşında ve bu da yeni doğan bebeği Cobalt. Bu oyunun nasıl oynandığını yeni öğreniyor.Ela aqui tem 25 anos e este é o seu recém-nascido, Cobalto, que está a aprender como jogar àquilo.
Burada 25 yaşında ve bu da yeni doğan bebeği Cobalt. Bu oyunun nasıl oynandığını yeni öğreniyor.Elle a 25 ans et voici son nouveau-né, Cobalt, il est en train d'apprendre ce jeu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod