Biz ayrılmalıyız; yakında gün doğacak.We must part; the day will soon break.
Tom çok doğal, değil mi?Tom is very spontaneous, isn't he?
Tom doğal, değil mi?Tom is spontaneous, isn't he?
Tom çok doğal değil.Tom isn't very spontaneous.
Tom oldukça doğal.Tom is quite spontaneous.
Bu cümle bir Amerikalı olarak benim için doğal gelmiyor.This sentence sounds unnatural to me as an American.
Bir Amerikalı olarak, bu cümle bana doğal gelmiyor.As an American, this sentence sounds unnatural to me.
Matematik doğal olaylar hakkındaki bütün bilginin temelidir.Mathematics is the foundation of all exact knowledge of natural phenomena.
Bana doğal gelmiyor.It doesn't sound natural to me.
Senin doğal saç rengin nedir?What's your natural hair color?
Doğa zalim ve güzeldir.Nature is cruel and beautiful.
"Doğa zalim ve güzel...benim gibi," dedi Mary."Nature is cruel and beautiful... like me," said Mary.
Yaşamın anlamı, karşılıksız sevgiden doğan tertemiz gözyaşlarıdır.The meaning of life is the pure tears of unrequited love.
Doğal davranmaya çalıştım.I tried to act natural.
Çok büyük pencereler bol doğal gün ışığı sağlar.Very large windows assure abundant natural daylight.
Doğal gün ışığı olan büyük bir banyo bu daireye aittir.A large bathroom with natural daylight belongs to this apartment.
Güneş doğuda doğar ve batıda batar.The sun comes up in the east and goes down in the west.
Doğada hiçbir şey lüzumsuz değildir.Nothing in nature is useless.
Doğada hiçbir şey kullanışsız değildir.Nothing in nature is useless.
Doğada hiçbir şey yararsız değildir.Nothing in nature is useless.
Doğal olarak, karısı her zaman haklıdır.Naturally, the wife is always right.
Tom doğayı sever.Tom loves nature.
Tom'un bağışlayıcı bir doğası var.Tom has a forgiving nature.
Sanırım sadece doğaçlama yapmak zorunda olacağım.I suppose I'll just have to improvise.
Her dakika doğan biri var.There's one born every minute.
Tom doğal olarak biraz defansiftir.Tom is naturally a little defensive.
Sabahleyin güneş doğar.The sun rises in the morning.
Tom ve Mary arasındaki ilişkinin doğası neydi?What was the nature of the relationship between Tom and Mary?
Gün doğana kadar uyudum.I slept till dawn.
Senin sorununun doğası ne?What's the nature of your problem?
Ermenistan'da doğanlar Ermenidirler.Who was born in Armenia is Armenian.
25 bir doğal sayıdır (0 dahil).25 is a natural number.
25 doğal bir sayıdır (0 dahil).25 is a natural number.
E'nin doğal logaritması 1'dir.The natural logarithm of e is 1.
O doğal görünüyor.That seems natural.
Bu benim doğal saç rengim.This is my natural hair color.
Doğal ol.Be natural.
Tom o ormanda doğaüstü yaratıklarla karşılaştığını iddia ediyor.Tom claims to have encountered supernatural creatures in that wood.
Doğal maden suyu kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum ve ayrıca nitrat içerir.Natural mineral water contains calcium, magnesium, sodium, potassium as well as nitrate.
Uranüs'ün bilinen 27 tane doğal uydusu vardır.Uranus has 27 known natural satellites.
Okulun kıyafet kodu saçınızı doğal olmayan bir rengi boyamanızı yasaklıyor.The school's dress code prohibits dyeing your hair a non-natural color.
Kediler ve fareler doğal düşmanlardır.Cats and mice are natural enemies.
Senin doğal saç rengin ne?What is your natural hair colour?
Benim doğal saç rengim sarıdır.My natural hair colour is blond.
Aşk çoğalma için insanları kandırmanın doğal bir yoludur.Love is nature's way of tricking people into reproducing.
Fibonacci dizisinin doğada çok örneği vardır.There are many examples of the Fibonacci sequence in nature.
Fibonacci sayıları doğada zaman zaman görünür.Fibonacci numbers show up occasionally in nature.
Bazı kızlar doğal olarak güzel.Some girls are naturally pretty.
Benim kaydedilmiş sesim benim doğal sesim gibi gelmiyor.My recorded voice does not sound like my natural voice.
Bu doğal mı?Is this natural?
Hidroelektrik yenilenebilir bir kaynaktır ama petrol, kömür ve doğal gaz değil.Hydropower is a renewable resource, but oil, coal and natural gas are not.
Bazı sözler doğal olarak komiktir.Some words are inherently funny.
Peter gitarıyla doğaçlama yapmayı sever.Peter likes to improvise on his guitar.
Herkesin doğal yetenekleri var.Everyone has natural talents.
İnsanlar doğal olarak iyi.People are inherently good.
O doğal değildi.It was unnatural.
Sadece doğal hissettim.It just felt natural.
Tom doğaçlamada oldukça iyidir.Tom is pretty good at improvising.
Bir gün içinde 360 000 bebek doğar ve 152 000 insan ölür.About 360 000 babies are born every day and about 152 000 people die every day.
Kimse, meteor düşmesi gibi küresel bir doğal afeti hafife alamaz.One can't discount a global natural catastrophe like a meteor strike.