Ana içeriğe geç
Sözlük

doğa ile cümle

doğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu doğal.This is natural.
Doğa güzeldir.Nature is beautiful.
Ben bir doğa insanıyım.I'm an outdoorsman.
Bu, kulağa çok doğal gelen bir Japonca.That's very natural-sounding Japanese.
Doğal değil mi?Isn't that natural?
Bu sadece doğal.That's only natural.
O kusursuzca doğal.That's perfectly natural.
O çok doğal olarak davranır.He behaves very naturally.
Onun konuşma için doğal bir yeteneği var.He has a natural gift for speaking.
Güneş doğarken uyandım.I woke up at sunrise.
Güneş yazın daha erken doğar.The sun rises earlier in the summer.
Bu doğal görünmüyor.It doesn't sound natural.
Birkaç arkadaşı aradım ve doğaçlama bir parti verdik.I called a few friends and we had an impromptu party.
Ben doğanın tadını çıkarmak için buraya geldim.I came out here to enjoy nature.
Her gün yetenekli insanlar doğar.Talented people are born every day.
Tom doğal olmaktan hoşlanıyor.Tom likes to be spontaneous.
Bu ülke doğal kaynaklarca zengindir.This country is rich in natural resources.
Arnavutluk'ta doğa çok zengindir.The nature is very rich in Albania.
Doğal olarak o, daveti kabul etti.Naturally he accepted the invitation.
İnsanlar doğal olarak tembeldirler.Humans are naturally lazy.
Dünyanın uydusu doğal bir uydudur.Earth's moon is a natural satellite.
Bu adam bir dilbilimci. Onun bilmesi doğal.This man is a linguist. It's natural that he know.
Şu anda ocak ayı. Doğal olarak kar yağar.It's January now. Naturally, it snows.
Bir doğa fotoğrafçısı olmak istiyorum.I want to be a nature photographer.
O doğal savunma stili egzersizi yaptı.He practised the natural defence style.
Bu ülke doğal kaynaklarda kötü.This country is poor in natural resources.
Bazı erkekler iyi şansla doğarlar.Some men are born to good luck.
Bu ülke birkaç doğal kaynağa sahiptir.This country has few natural resources.
Alüminyum'un başlıca doğal izotopu alüminyum-27'dir.The principal natural isotope of aluminium is aluminium-27.
Güneş dağın ardında doğar.The sun sets behind the mountain.
Gittikçe daha fazla insan doğal tıp yöntemleri arıyor.More and more people search methods of natural medicine.
Turistler hayvanları korkuturlar ve onların doğal aktivite yapılarını bozarlar.The tourists scare away the animals and disrupt their natural activity patterns.
Ölüm, doğanın gizlemesi gereken iğrenç bir şey ve bunu iyi yapıyor.Death is a disgusting thing that nature has to hide, and it does it well.
Bir bardak doğal, taze sıkılmış meyve suyu gibi bir şey yok.There's nothing like a glass of natural, freshly squeezed juice.
Tom doğaüstüne inanmaktadır.Tom believes in the supernatural.
Doğada her şey doğanın tüm güçlerini içermektedir.Everything in Nature contains all the powers of Nature.
Tom doğal bir lider.Tom is a natural leader.
Tom doğaçlama yapmak zorunda kaldı.Tom was forced to improvise.
Doğa ve kitaplar onları gören gözlere aittir.Nature and books belong to the eyes that see them.
Hukuk, insan doğasının çaresizliğinden doğar.Law is born from despair of human nature.
Şikayetinin doğası nedir?What's the nature of your complaint?
Tom doğal nedenlerle öldü.Tom died of natural causes.
Bizim aramızda doğayla ilgili olanlar hariç tapınaklar ve türbeler yoktu, .There were no temples or shrines among us save those of nature.
Çocuklar doğayı tahrip eden insanlardan hoşlanmazlar.Children don't like people who destroy nature.
Doğayı seviyor musun?Do you love nature?
Rusya'nın Avrupa'ya olan doğalgaz ihracatının yaklaşık yüzde sekseni Ukrayna'dan geçer.About eighty percent of Russian gas exports to Europe pass through Ukraine.
Tom'un doğal nedenlerden ötürü ölmediğini mi düşünüyorsun?Are you suggesting Tom didn't die of natural causes?
Doğa gizemlerle doludur.Nature is full of mysteries.
Biz adanın eşsiz ve kırılgan doğasını korumalıyız.We must protect the island's unique and fragile environment.
Doğal mısın?Are you spontaneous?
Cézanne doğanın yeni bir biçimde nasıl resmedileceğini biliyordu.Cézanne knew how to paint nature in a new way.
Denizde doğan bebeklere ne olur?What happens to babies who are born at sea?
Ayı sansarı zayıf ve hasta hayvanları öldürerek doğanın temizlik ekibini oluşturuyor.Wolverines make up nature's clean-up crew, killing weak and sick animals.
Ağır sis ve yağmur, doğa yürüyüşçülerini aramayı engelledi.Heavy fog and rain hindered the search for the missing bushwalkers.
Onun doğal bir güzelliği var.She's a natural beauty.
Aptallık aynı zamanda doğal bir yetenektir.Stupidity is also a natural talent.
Saçım doğal olarak kıvırcık.My hair is naturally curly.
Meg'in diller için doğal bir yeteneği vardır.Meg has a natural gift for languages.
Doğal davranmaya çalış.Try to act natural.
Doğal bir sarışın mısın?Are you a natural blonde?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod