Ana içeriğe geç
Sözlük

doğa ile cümle

doğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kuşkucu bir doğam var.I have a suspicious nature.
İyimser bir doğam var.I am an optimist by nature.
Doğaçlama konuşmada iyi değilim.I'm not good at speaking off the cuff.
Profesörün İngilizce konuşabilmesini doğal karşıladık.We all took for granted that the professor could speak English.
Zaman değişebilir ama insan doğası aynı kalır.Times may change, but human nature stay the same.
Doğanın yasalarına karşı gelemezsiniz.You can't go against the laws of nature.
Doğa bütün cephelerde saldırı altında.Nature is under attack on all fronts.
Doğa, hayatımızda önemli bir rol oynar.Nature plays an important role in our life.
Doğanın dengesi çok kırılgandır.The balance of nature is very fragile.
Doğal çevrenin bozulmasını durduralım.Let's stop the deterioration of the natural environment.
Doğal bir diyet, insan sindirimi için uygundur.A natural diet is suitable for human digestion.
Doğal gıda sana iyi gelecektir.Natural food will do you good.
Doğan güneş ne kadar güzel!How beautiful the rising sun is!
Doğa iyi bir annedir.Nature is a good mother.
İnsan doğar doğmaz ölmeye başlar.As soon as man is born he begins to die.
Bir insan doğar doğmaz ölmeye başlar.As soon as man is born, he begins to die.
Bütün insanlar bir doğal yeteneğe sahiptir ama sorun onu kullanabilip kullanamadıklarıdır.All men have some natural talent, but the question is whether they can use it or not.
İnsan doğası gereği sosyal bir hayvandır.Man is a social animal by nature.
İnsan bir günahkar doğar.Man is born a sinner.
Birlikten kuvvet doğar.Many hands make light work.
Su, ormanlar ve mineraller önemli doğal kaynaklardır.Water, forests, and minerals are important natural resources.
Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.Water is a natural resource of vital importance.
Güneş doğarken, sis kayboldu.As the sun rose, the fog disappeared.
Güneş ve ay doğudan doğar ve batıdan batar.The sun and the moon rise in the east and set in the west.
Güneş her zaman doğudan doğar.The sun always rises in the east.
Güneş doğudan doğar ve batıdan batar.The sun rises in the east and sets in the west.
Herkesin kızdan hoşlanması doğaldı.It was natural that everyone should like the girl.
Depremler ve seller doğal felaketlerdir.Earthquakes and floods are natural disasters.
Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.China is rich in natural resources.
Kuşlar böceklerin doğal düşmanıdır.Birds are natural enemies of insects.
Doğal kaynaklar sınırsız değildir.Natural resources are not limitless.
Doğal olarak.Naturally.
İnsanın doğası ölümlüdür.The flesh is mortal.
Bir gökkuşağı doğanın en güzel olaylarından biridir.A rainbow is one of the most beautiful phenomena of nature.
Bir gök kuşağı doğal bir olaydır.A rainbow is a natural phenomenon.
Gökkuşağı bir doğa olayıdır.A rainbow is a natural phenomenon.
Gökkuşağı doğal bir olaydır.A rainbow is a natural phenomenon.
Doğu doğan güneşle aydınlandı.The east was brightened by the rising sun.
Japonya doğal kaynakları bakımından zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Japonya doğal kaynaklarca zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Japonya'da doğal kaynaklar bol değildir.Natural resources are not abundant in Japan.
Japonya doğal kaynaklar bakımından yoksuldur.Japan is poor in natural resources.
Japonya doğal güzellikleriyle zengindir.Japan is rich in beautiful scenery.
Japonlar doğayla uyum içinde yaşarlar.The Japanese live in harmony with nature.
Onun yarışmayı kazanması gerektiği doğaldı.It was natural that he should win the contest.
Onun o ricayı reddetmesi doğaldırIt is natural that he should refuse that request.
O, doğal olarak çok kızmıştı.He was naturally very angry.
Onun oğluyla gurur duyması sadece doğaldır.It is only natural that he be proud of his son.
Doğal olarak sinirlendi.Naturally he got angry.
Hayatını doğanın korunmasına adadı.He has dedicated his life to the preservation of nature.
Konuşmasının bir bölümünü unuttu ve bir süre doğaçlama yapmak zorunda kaldı.He forgot part of his speech and had to ad-lib for a while.
Onun cömert bir doğası var.He has a generous nature.
Onun arkadaş canlısı bir doğası var.He has a friendly nature.
Onun ılımlı bir doğası var.He has a mild nature.
Onun müzik için doğal bir eğilimi var.He has a natural bent for music.
O, doğası gereği tembel.He is lazy by nature.
O, doğaüstüne inanır.He believes in the supernatural.
O doğal olmayan bir ölümle öldü.He died an unnatural death.
Onlar tepeden doğal görünüme hayran oldu.They admired the scenic view from the hill.
Onun kızması oldukça doğal.It is quite natural for her to get angry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod