Etraftaki birçok kişi yüzünden o doğal olarak biraz sinirlendi.With so many people around he naturally became a bit nervous.
Zengin doğasında oynamamalısın.You should not play on his generous nature.
Daha doğal konuşsan iyi olur.You had better speak more naturally.
Bugünlerde doğanın faydalarını unutmaya meyilliyiz.Nowadays we are apt to forget the benefits of nature.
Bütün icatlar ihtiyaçtan doğar.Necessity is the mother of invention.
Doğal düşünmeyi öğretmek okullarda zordur.Teaching spontaneous thinking is difficult in schools.
Onun başarısını doğal karşıladık.We took his success for granted.
Doğal kaynaklarımızdan faydalansak iyi olur.We had better utilize our natural resources.
Doğal kaynaklarımızı korumaya çalışmalıyız.We must try to conserve our natural resources.
Doğayı korumalıyız.We are to preserve nature.
Doğaya boyun eğdiremeyiz.We cannot subdue nature.
Biz doğal olarak heyecanlandık.We naturally got excited.
Ülkemiz doğal kaynaklarını geliştirmeli.Our country must develop its natural resources.
Yorgunluk fazla çalışmanın doğal sonucudur.Fatigue is the natural result of overwork.
İngiltere'de yazın güneş saat 4 gibi doğar.In England, in the summer, the sun rises at about 4 a.m.
Doğal sınır işaretleri var mı?Are there any landmarks?
Yerçekimi, nesnelerin birbirine çekildiği doğal güçtür.Gravity is the natural force by which objects are attracted to each other.
Biz doğanın kanunlarına tabiyiz.We are subject to the laws of nature.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Radyoda doğal olarak konuşmak kolay değil.It is not easy to speak naturally on the radio.
O doğal olarak daveti kabul etti.She naturally accepted the invitation.
Güneş yakında doğacak.The sun will come up soon.
Mary'nin sosyal bir doğası vardır.Mary has a social nature.
Mary Bill'in kibarlığını doğal karşılıyor.Mary takes Bill's kindness for granted.
Spor her zaman ona doğal gelir.Sports always come naturally to him.
Elmas doğal olarak serttir.Diamond is essentially hard.
Erkek maymun, doğası gereği zekidir.The male ape is intelligent by nature.
Bu sorun, doğal olarak tartışma yarattı.That problem naturally invited debate.
Sorunlar bu sistemin doğasında var.The problems are inherent in this system.
Adayı her ziyaret edişimde, doğanın güzelliğinden etkilendim.Whenever I visited the island, I was impressed with the beauty of nature.
Bölge doğal kaynaklar açısından zengindir.The district is abundant in natural resources.
O bölgenin doğal özelliklerinin bazılarından bahsedebilir misiniz?Can you tell us about some of the natural features of that area?
O üniversitenin müfredatı, doğa bilimleri ve sosyal bilimleri kapsar.That university's curriculum covers natural science and social science.
Bu ülke doğal kaynak açısından zengindir.The country is abundant in natural resources.
Ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.The country is rich in natural resources.
O ülke doğal kaynaklara sahip.That country has natural resources.
Bilimci doğa yasalarını bulmaya çalıştı.The scientist tried to discover Nature's laws.
İsviçre doğal güzelliği ile ünlüdür.Switzerland is famous for its scenic beauty.
Sydney'in güzel bir doğal limanı vardır.Sydney has a beautiful natural harbor.
Bir bebek geyik doğar doğmaz ayakta durabilir.A baby deer can stand as soon as it's born.
Jane doğal bir ölümle ölmedi.Jane didn't die a natural death.
Bu ilaç doğal bir zehirdir.This medicine is a natural poison.
Bu güzel bahçe doğadan çok sanata borçludur.This beautiful garden owes more to art than to nature.
Şehir, doğanın acımasız gücü tarafından harap edildi.The city was ruined by the brutal force of nature.
Avcılık oyunu bu huzurlu vahşi doğada yasaklanmıştır.Hunting game is forbidden in this tranquil wilderness.
Bu araba doğal gazla çalışır.This car runs on natural gas.
Bu ülke doğal kaynaklar açısından fakirdir.This county is poor in natural resources.
Avustralya doğal kaynaklar bakımından zengindir.Australia is rich in natural resources.
Her şey doğanın kurallarına tabidir.Everything is subject to the laws of nature.
Kızgın olmanın gerekmesi doğaldır.It is natural that you should get angry.
Senin öyle düşünmen doğaldır.It's natural for you to think so.
O, Yengeç burcunda doğan kızların "cesur" olduğunu söylüyor.It says girls born under Cancer are 'daring'.
Diğer bir deyişle, doğal bir sıcaklık olmadığı sürece, güvenilirlik mümkün değildir.In other words, reliability is impossible unless there is a natural warmth.
Asit yağmuru bir doğa olayı değildir.Acid rain is not a natural phenomenon.
Bütün doğal kaynakları tükettik.We have consumed all the natural resources.
Onun doğal olduğunu sanıyorum.We assume that it is natural.
Hepimiz çılgın doğarız.We are all born mad.
Gün doğana kadar sürekli konuştuk.We talked and talked until the day broke.
Doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmeliyiz.We must learn to live in harmony with nature.
Biz doğayı iyi durumda tutmalıyız.We must keep nature in good condition.