doğaçlama ile cümle

doğaçlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
1" uzatılmış doğaçlama çalışma da albümde yer aldı.Også You Gotta Go There To Come Back nådde nr. 1 på albumlista.
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.Ia juga sering mengunjungi Mira yang makin lama makin tak waras.
Kolektif doğaçlama pek görülmez.Pergantian formasi tak terelakkan.
Doğaçlama yapılacak diyalogların yanı sıra otuz beş sayfalık senaryo oluşturdular.スペシャル版を除いて、全35回。
Bunu, müziğin ritmine uygun doğaçlamayla yapılan dans hareketleri tamamlar.僕達が自然にやることにダンスミュージックが深く染み込んでいるのは、そのためだと思う。
Başrol akristi Judith O'Dea'ya göre konuşmaların büyük bölümü doğaçlamaydı.根據女主角茱迪·歐迪爾(Judith O'Dea)的說法,許多台詞是即興演出的。
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.但是,这也有人认为可能是在这期间的经常的晴朗天气造成的。
Los Angeles'taki Groundlings okulunda doğaçlama üzerine eğitim görmüştür.他在洛杉矶的 Grover Cleveland High School 读中学。
İlginçtir ki, bazen bunların doğaçlamadan daha güzel bir hava yarattığını gözleriz.보는 이 를 더없이 행복하게 만드는 아름다운 풍경이었다.
Overton, doğaçlama konuşmasını uzun yıllar boyunca düşündü.אוברטון חשב על הנאום המאולתר שלו שנים רבות לאחר מכן.
Laurie doğaçlama yaparak, baston yerine şemsiye kullandı.Лори импровизира, използвайки чадър вместо бастун.
Birkaç denemeden sonra, Kershner, Ford'a cümleyi doğaçlama söylemesini önerdi.Nakon nekoliko pokušaja, Kershner je Fordu rekao da improvizira na licu mjesta.
Film çoğunlukla doğaçlama çekilmişti.Film je bio uglavnom hvaljen.
Doğaçlamanın formu zamanla değişmiştir.Oblika improvizacije se je skozi čas spreminjala.
Daha sonra bir tiyatro grubu kurarak doğaçlama oyunlar sergilemeye başladı.Razvoj gledališke dejavnosti pa je kmalu začela zavirati skromna gledališka stavba.
Bu filmde de oyuncular bolca doğaçlama yaparlar.Med tem obdobjem imajo igralci tudi več časa za dajanje avtogramov.
Doğaçlama, Commedia dell'Arte'nin ayırt edici özelliğidir.Buratinas – Commedia dell’arte personažas.
2/4 zamanlıdır, genellikle de doğaçlama öğeler taşırdı.Užšalusios 2–4 mėn., dažniausiai patvinsta pavasarį.
Arapça kökenli tulûat sözcüğü "doğaçlama" anlamına gelir.Araabiakeelne sõna zakah tähendab 'kasvamist' või 'puhastumist'.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Aber zu viele Regeln halten erfahrene Jazz Musiker vom Improvisieren ab.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ale příliš mnoho pravidel brání vyzrálým jazzovým hudebníkům improvizovat.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ale príliš veľa pravidiel by znemožnilo talentovaným jazzovým muzikantom improvizovať.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ale zbyt wiele zasad powstrzymuje znakomitych muzyków jazzowych od improwizowania.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Dar prea multe reguli îi împiedică pe muzicienii de jazz consacraţi să improvizeze.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.De a túl sok szabály akadályozza a kitűnő jazz zenészeket, abban, hogy szabadon improvizálhassanak.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.하지만 너무 많은 규제는 안됩니다. 숙달된 연주자도 즉흥을 발휘할 수 없으니까요. 하지만 너무 많은 규제는 안됩니다. 숙달된 연주자도 즉흥을 발휘할 수 없으니까요.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Maar teveel regels belemmert ervaren jazz musici bij het improviseren.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Mais trop de règles empêchent les musiciens de jazz accomplis d'improviser.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Mas demasiadas regras impedem que os músicos de jazz talentosos improvisem.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Ma troppe regole impediscono ad esperti musicisti jazz di improvvisare.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Men alt for mange regler forhindrer gennemførte jazzmusikere i at improvisere.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Men för mycket regler hindrar även skickliga jazzmusiker från att improvisera.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Nhưng quá nhiều luật cản trở một nghệ sỹ jazz thành công từ việc ứng biến.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Pero demasiadas reglas impiden que los músicos de jazz más reconocidos improvisen.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Tapi terlalu banyak aturan akan menghambat musisi jazz yang mumpuni untuk berimprovisasi
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Αλλά οι υπερβολικοί κανόνες αποτρέπουν τους καταξιωμένους Τζαζίστες από τον αυτοσχεδιασμό.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Але забагато правил заважають талановитим джазовим музикантам імпровізувати.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Но прекалено многото правила пречат на талантливите джаз музиканти да импровизират.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.Но чрезмерное число правил мешает состоявшимся джазовым музыкантам импровизировать.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.אך חוקים רבים מדי מונעים מנגן הג'אז המיומן לאלתר.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.لكن القواعد الكثيرة جدًا تمنع عازف الجاز البارع من الارتجال.
Ama çok fazla kural, yetenekli caz müzisyenlerinin doğaçlama yapmasını engeller.即興しづらくなります 結果、才能を発揮し切れなくなる
BeatJazz 1. Canlı looping (ses döngüsü) 2. Jazz doğaçlamasıBeatJazz ist 1. Live Durchlauf von Schleifen 2. Jazz Improvisation und 3. "Gestischer" Klangentwurf
BeatJazz 1. Canlı looping (ses döngüsü) 2. Jazz doğaçlamasıBeatJazz je 1. živé smyčkování 2. jazzová improvizace a 3. vytváření zvuku gesty.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Een slim persoon weet wanneer hij moet improviseren.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Egy bölcs ember tudja, mikor kell improvizálni.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Ein kluger Mensch weiß, wann man improvisiert.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.En vis person ved hvornår man skal improvisere.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.현명한 사람은 언제 즉흥적으로 대처해야 하는지 압니다.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Mądra osoba wie kiedy improwizować.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Một người khôn ngoan biết khi nào phải ứng biến.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Moudrý člověk ví, kdy improvizovat.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Múdra osoba vie kedy improvizovať.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.O persoană înţeleaptă ştie când să improvizeze.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Seorang bijak mengetahui kapan harus berimprovisasi.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Uma pessoa sábia sabe quando improvisar.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Una persona sabia sabe cuándo improvisar.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Una persona saggia sa quando improvisare.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Une personne sage sait quand improviser.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Ο σοφός άνθρωπος γνωρίζει πότε ν' αυτοσχεδιάσει.

İlgili Sayfalar