doğaçlama ile cümle

doğaçlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Мъдрият човек знае кога да импровизира.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.Умный знает, когда импровизировать.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.זהו סוג הגמישות שיש בו צורך.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.والحكيم يعرف تماما كيف ومتى يرتجل
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.そして重要なことに
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Asta este -- am trecut-o în partea de jos, dar a fost pe nepregătite, evident.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Das ist - ich legs einfach hinunter, aber das war imporvisiert, offensichtlich.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Det er - jeg skrev det nederst, men det var selvfølgelig noget spontant.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Dit is -- ik heb het onderaan gezet, maar dat was geïmproviseerd, natuurlijk.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Esto es -- Lo destaqué en la parte de abajo, pero era extemporáneo, obviamente.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.이건 -- 근본적인 이유를 찾으면, 그건 확실히 임시방편이었습니다.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Questo è -- lo metto in basso, ma quella era una cosa estemporanea, ovviamente.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Tohle je - já to dám dolů, ale to bylo improvizované, samozřejmě.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Voilà... je l'ai mis en bas, évidemment de manière impromptue...
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Zapisałem to na dole, ale to było oczywiście zaimprowizowane.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Αυτο είναι -- Το έβαλα κάτω κάτω, αλλά αυτό ήταν προφανώς αυτοσχεδιασμός
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Вся эта фраза, внизу экрана, была, конечно, сказана экспромтом.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.Това е - казвам го накрая, но очевидно беше импровизирано.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.זה - אני שם את זה למטה בתחתית, אבל זה היה בבירור, מאולתר.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.هذا -- وضعته بالأسفل، ولكن كان ذلك مرتجلا، كما هو واضح.
Bu - alta koydum, ama doğaçlamaydı, belli ki.私がちょっと付け足してみただけです 私にとって根本的に大切なのは デザインが 人間の意図を表す-
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.Az, ahogy a dolgok folyamatosan fejlődnek adaptáció és improvizáció útján a világ változásai közepette.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.Cái quan niệm về sự tiến hóa của mọi thứ bằng cách thích nghi và ứng biến với những thay đổi của thế giới.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.아이디어는 세상의 변화에 맞서 "순흥과 즉흥"을 통해 점진적으로 진화합니다.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.La idea de que todo evoluciona con adaptación e improvisación ante los cambios del mundo.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.L'idea che le cose evolvono gradualmente tramite l'adattamento e l'improvvisazione ai cambiamenti del mondo.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.Myšlienka, že veci sa postupne vyvíjajú prispôsobovaním a improvizáciou na zmeny sveta.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.To, że wszystko stopniowo ewoluuje poprzez adaptację do zmian na świecie.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.Идея постепенного изменения путём адаптации и импровизации согласно изменениям в мире.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.Тази идея, че нещата постепенно еволюират, чрез адаптиране и импровизация към промените по света.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.הרעיון הזה שדברים מתפתחים בהדרגה ע"י הסתגלות ואלתור כתגובה לשינויים בעולם.
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.وبفكرة أن الأمور تتطور بالتدريج من خلال التكيف والأرتجال وصولاً إلى إحداث التغييرات في العالم
Bu fikir, bir şeylerin zamanla, adaptasyon ve doğaçlama yoluyla, dünyadaki değişimlere evrimleştiğidir.適応することで徐々に 進化するという考えです 実際僕たちのデザインプロセスを一番よく説明しているのは
Bu melodinin üstüne şöyle doğaçlama yapabilirim şöyle de geliştirebilirim.그 다음 저는 그 멜로디에서
Bu melodinin üstüne şöyle doğaçlama yapabilirim şöyle de geliştirebilirim.ואז אאלתר קצת על המנגינה
Bu melodinin üstüne şöyle doğaçlama yapabilirim şöyle de geliştirebilirim.ثم قد أقوم بالارتجال على هذا اللحن
Bu melodinin üstüne şöyle doğaçlama yapabilirim şöyle de geliştirebilirim.こうやってみましょう - (音楽)
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.Ele improvisa concerto inteiros de cabeça, e nunca volta a tocar exatamente da mesma maneira.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.El va improviza concerte intregi din mintea lui si niciodata nu le va interpreta in acelasi fel.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.Er improvisiert ganze Konzerte spontan, und er wird sie nie wieder in der selben Weise spielen.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.Es capaz de improvisar conciertos enteros, así de repente, y jamás repetirlo exactamente de la misma manera.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.Hij kan hele concerten uit het hoofd improviseren. Nooit speelt hij iets opnieuw op exact dezelfde manier.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.Improvizoval celé koncerty len tak z hlavy, a nikdy ich nehral rovnako.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.Improvvisa interi concerti di getto, senza mai ripeterli esattamente allo stesso modo.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.그는 전체의 콘서트를 생각하지 않고 즉흥연주할 것이며, 다시는 동일한 형태로 연주하지 않을 것입니다.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.И той импровизира цял концерт спонтанно, и никога не го свири отново точно по същия начин.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.Он импровизирует целые концерты, сочиняя их с нуля, и не сможет в точности сыграть их заново.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.הוא מסוגל לאלתר יצירות שלמות מתוך ראשו ולעולם לא לחזור עליהם במדויק.
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.وهو يرتجل معظم الحفل ويعزف من بنات افكاره وحده ولا يكرر اي معزوفة على الاطلاق
Bütün konser boyunca doğaçlama çalıyor ve hiç bir zaman daha öncekinin tamamen aynısını çalmıyor.即興で演奏し 二度と同じ演奏はしません ですので 強烈な創造性を示す
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsun재즈처럼요 -- 당신은 다른 이들과 함께 즉흥 연주를 하잖아요.
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunWaarbij je...
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunГде ты...
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunהאם אתה... זה כמו ג'ז: אתם מאלתרים, אתם עובדים ביחד,
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunإنها أشبه بموسيقى الجاز.. فأنت ترتجل، وتعمل يداً بيد مع غيرك
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunお互いやるのさ 僕があるものを作り
[Çok mu çekeyim?] Doğaçlama olması şart.即興性がなくちゃいけない
Derek : Onunla doğaçlama yapmıştım, Adam.데릭: 그 곡을 즉흥적으로 바꿔봤어요, 아담.
Derek : Onunla doğaçlama yapmıştım, Adam.דרק: הצלחתי לאלתר עם זה, אדם.
Derek : Onunla doğaçlama yapmıştım, Adam.دِيرِيك: لقد ارتجلت فيها يا أدم.

İlgili Sayfalar