Tom düştü ve dizini sürttü.Tom fell and scraped his knee.
Dizinde bir çocuğu olan kadının fotografik bir hafızası var.That woman who has a child on her knee has a photographic memory.
Tom dizini yaraladı.Tom hurt his knee.
Bir dizi cinayetin aynı adam tarafından işlendiği düşünüldü.The series of crimes were thought to have been committed by the same man.
Bir dizi masa örtüsü ve peçete aldım.I bought a set of table linen.
Ben bir dizi kötü şansa sahiptim.I had a run of bad luck.
Pembe dizi bağımlısıyım.I'm addicted to soap operas.
Tom dizini derisini sıyırdı.Tom skinned his knee.
Tom dizini sıyırdı.Tom skinned his knee.
Dizin sana hiç sorun çıkartıyor mu?Have your knees been giving you any problems?
O, toplantıda bir dizi sorun getirdi.He brought up a series of issues at the meeting.
Ben dizimi kapıya çarptım.I hit my knee against the door.
Masanın altında elini benim dizimin üzerine koydu.He put his hand on my knee under the table.
Dizim acıyor.My knee hurts.
Tom dizini yaraladı bugün yüzmeye gidemiyor.Tom injured his knee and can't go swimming today.
Tom dizine şaplak attı ve güldü.Tom slapped his knee and laughed.
En sevdiğim diziyi kaçırdım.I missed my favourite series.
Tom, Mary'yi geceleyin gizlice pembe dizi seyrederken yakaladı.Tom caught Mary secretly watching soap operas at night.
Tom düştüğünde dizini incitti.Tom hurt his knee when he fell.
Tom dizini çarptı.Tom banged his knee.
Tom bir dizinin üzerine çöktü ve Mary'ye evlenme teklif etti.Tom got down on one knee and proposed to Mary.
Benim dizimi çarptım.I bumped my knee.
Boston bölgesinde bir dizi soygun olmuş.There's been a series of robberies in the Boston area.
Bana diğer anahtar dizisini ver, Tom.Give me the other set of keys, Tom.
Size bir dizi soru soracağım.I'm going to ask you a series of questions.
Biz bir dizi cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a series of murders.
Ben dizimi kazıdım.I scraped my knee.
Dizimi incittim.I hurt my knee.
Dizim çok acıyor.My knee hurts a lot.
İnternet tüpler dizisidir.The Internet is a series of tubes.
"The Simpsons" en sevdiğim televizyon dizilerinden biridir."The Simpsons" is one of my favourite TV shows.
"Ölüm Defteri" benim en çok sevdiğim on televizyon dizisinden biridir."Death Note" is one of my top ten favourite TV series.
Tom oyun sırasında Tom sağ dizini yaraladı.Tom injured his right knee during the game.
Tom bir dizi cinayet işledi.Tom committed a series of murders.
Tom bir dizi cinayetten dolayı iki ömür boyu hapis cezası çekiyor.Tom is currently serving two life sentences for a series of murders.
Hayat bir seçimler dizisidir.Life is a series of choices.
Dan o pembe dizinin hiçbir bölümünü kaçırmadı.Dan didn't miss any episode of that soap opera.
Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.Tom's knee hurts when he walks up or down stairs.
Fibonacci dizisinin doğada çok örneği vardır.There are many examples of the Fibonacci sequence in nature.
Terminatör efsanesi ayrıca bir TV dizisi.The Terminator saga also has a television series.
Dizimde bir bağ yırttım ve ameliyat olmak zorundaydım.I tore a ligament in my knee and had to have surgery.
Dizimde hala biraz ağrım var.I still have some pain in my knee.
Dizi politikası yok.There's no set policy.
Mary dizi izliyor.Mary is watching a soap opera.
Ben onu büktüğümde dizim acıyor.My knee hurts when I bend it.
On florin için, bir dizi pul gönderirim.For ten florins, I send a series of stamps.
Ben futbol oynarken dizimi incittim.I hurt my knee when I was playing soccer.
Benim dizimin üzerinde oturmak ister misin?Would you like to sit on my knee?
Sen hiç 90'ların televizyon dizisi Zeyna: Savaşçı Prenses'i izledin mi?Have you ever watched the '90s TV show Xena Warrior Princess?
O, 1990'ların en kötü televizyon dizilerinden biriydi.It was one of the worst TV shows of the 1990s.
En sevdiğin anime televizyon dizisi nedir?What's your favorite Anime TV series?
Sword Art Online popüler bir anime dizisidir.Sword Art Online is a popular Anime series.
Ben karda yoldan ön kapıma kadar üç dizi ayak izi gördüm.I saw three sets of footprints in the snow from the road up to my front door.
CBS'in bu diziyi kaldırması gerekir.CBS should cancel this show.
Hayatım bir TV dizisi.My life is a soap opera.
Hayatım bir pembe dizidir.My life is a soap opera.
Dizim incitmeye devam ediyor.My knee keeps hurting.
Tom kendini dizinden vurdu.Tom shot himself in the knee.
Fadıl, Leyla'dan bir dizi mektup aldı.Fadil received a number of letters from Layla.
Düştüm ve dizimi yaraladım.I fell down and bruised my knee.