Ana içeriğe geç
Sözlük

dizi ile cümle

dizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O sadece ilginç bir dizi makale yayınladı.He has just published an interesting series of articles.
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.A chain of events led to the outbreak of the war.
Televizyon dizisi gittikçe daha ilginç oluyor.The television serial is getting more and more interesting.
Çocuk düştü ve dizi sıyrıldı.The boy fell and scraped his knee.
Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı.The army was involved in a number of brilliant actions during the battle.
O zamandan beri bir dizi talihsizlikler yaşadım.I have had a series of misfortunes since then.
Trafik çok yoğundu. Arabalar tampon tampona dizilmişti.The traffic was very heavy. The cars were lined up bumper to bumper.
Yeni TV dizisi oldukça ilginç.The new TV drama is quite interesting.
Bu yıl etekler dizin birkaç santimetre üzerine çıkıyor.Skirts this year reach a few centimeters above the knees.
Bir dizi felaket bölgeyi vurdu.A string of disasters struck the region.
Her öğrenci için numaralandırılmış dizin kartları kullanırım.I use numbered index cards for each student.
Öncüler bir dizi engelin üstesinden geldiler.The pioneers have overcome a series of obstacles.
Hiç kimse olaylar dizisini hatırlayamadı.Nobody could remember the sequence of events.
Mermi dizin üzerine girdi.The bullet entered above the knee.
Ben gerçekten sert düştüm ve dizimde küçük bir çürüğüm var.I fell down really hard and got a black bruise on my knee.
Onun hayatı uzun bir başarısızlıklar dizisiydi.His life was a long series of failures.
O, Kaliforniya Üniversitesinde Japon edebiyatı üzerine bir dizi konferans verdi.He gave a series of lectures on Japanese literature at UCLA.
O, dizini sandalyeye çarptı.He knocked his knee against the chair.
O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı.He has written a number of exciting detective stories.
O, düştüğünde dizini incitti.He hurt his knee when he fell.
O, dizine kadar çamurun içindeydi.He was knee deep in mud.
Onlar bir dizi konser verdiler.They gave a series of concerts.
Sıfır yerçekimi altında bir dizi deney gerçekleştirdiler.They conducted a series of experiments under zero gravity.
Dizinde onun telefon numarasını bulabilirsiniz.You can find her phone number in the directory.
Elbisesi dizinin üstündeydi.Her dress is above the knee.
Onun bir dizi çarpık dişleri var.She has a set of irregular teeth.
O, düştü ve dizini incitti.She fell down and hurt her knee.
O bir dizi tıbbi keşifler yaptıShe made a series of medical discoveries.
Gelecek ayın baskısında yeni bir dizi başlayacak.A new serial will begin in next month's issue.
En çok hangi drama dizisini seviyorsun?Which drama series do you like best?
Dizimdeki bebekle oynadım.I played with the baby on my knee.
Bebeği dizimde salladım.I rocked the baby on my knee.
Benim dizim kanıyor.My knee is bleeding.
Dizime oturmayacak mısın?Won't you sit on my knee?
Bu TV dizisindeki polis, otoritesini kötüye kullanan kötü bir polis gibi görünüyor.It seems that the policeman in this TV series is a dirty cop who abuses his authority.
Dizinin onarımından sonra, o ağrı olmadan yürüyebiliyordu.After his knee repair, he could walk without pain.
Mary yaralı dizini tedavi etti.Mary treated her wounded knee.
Onlar bir dizi büyük ekonomik programlar başlattı.They launched a series of major economic programs.
Sağ dizime biraz anti inflamatuar krem akıtıyorum.I'm pouring some anti-inflammatory cream on my right knee.
En sevdiğin güldürü dizisi nedir?What's your favorite sitcom?
Gözde dizi filmin nedir?What's your favorite soap opera?
En sevdiğin TV dizisi hangisidir?What's your favorite TV series?
Gariptir, bu sonbaharda çok sayıda pembe dizi izliyorum.Oddly, I've been watching a lot of telenovelas this fall.
Bir bilge bir defasında yaşamın hayal kırıklıkları dizisi olduğunu söyledi.A wise man once said, life is a series of disappointments.
Tom düştüğünde dizini yaraladı.Tom hurt his knee when he fell down.
Tom düştü ve dizini incitti.Tom fell and hurt his knee.
Tom onun beynini dağıtmadan önce Mary'ye dizinden ateş etmiştiTom shot Mary in the knee before he blew her brains out.
Elleri dolu olduğu için, Tom kapıyı diziyle iterek açtı.Since his hands were full, Tom pushed open the door with his knee.
Bir dizi affedilmez suç işledi.He committed a series of unforgivable crimes.
Tom Mary'yi dizinden vurdu.Tom shot Mary in the knee.
Dizilişi değiştirdim.I modified the formation.
Bazı insanlar her akşam televizyon dizilerini izlediler.Some people watched TV serials every evening.
Simpsonlar popüler bir televizyon dizisidir.The simpsons are a popular tv show.
O, onu dizinden vurdu.He shot him in the knee.
Tom'un ağrılı bir dizi var.Tom has a sore knee.
Tom'un yaralı bir dizi var.Tom has a sore knee.
Onlar bu akşam TV dizileri izlediler.They have watched TV serials this evening.
Tom pembe dizi izliyor.Tom is watching a telenovela.
Saat 08.00 pembe dizisini izliyor musunuz?Do you watch the 8 o'clock soap opera?
Bizim yeni polisiye dizimiz bu akşam saat 7.30'da başlıyor.Our new serial thriller begins at 7.30 this evening.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod