Ağrıyan bir dizim var.I have a sore knee.
Güneş G tipi ana dizi yıldızıdır.The Sun is a G-type main-sequence star.
Dizim şimdi iyi.My knee is fine now.
Hayat bir dizi karardır.Life is a series of decisions.
Yaşam bir dizi tesadüften başka nedir?What is life but a series of coincidences?
Hayat bir dizi tesadüftür.Life is a series of coincidences.
Hayat sadece bir raslantı dizisidir.Life is just a series of coincidences.
Mary bir pembe dizi yıldızıdır.Mary is a soap opera star.
Bana dizini göster.Show me your knee.
Polis bir dizi silahlı saldırıyı araştırıyordu.The police was investigating a series of shootings.
Lucario, Pokémon dizisindeki bir yaratıktır.Lucario is a creature in the Pokémon series.
TV'de aptalca bir dizi vardı.Some stupid series was on TV.
Kovan mühimmat deposuna düştü ve bir dizi patlama yarattı.The shell fell into the ammunition depot, which provoked a series of explosions.
Kabuk mühimmat depolarına düştü ve bir dizi patlamalar yarattı.The shell fell into the ammunition depot, which provoked a series of explosions.
Tom, Mary'ye bir dizi anahtar verdi.Tom handed a set of keys to Mary.
Tom yere düştü ve dizini incitti.Tom fell down and hurt his knee.
Dizini incittin mi?Did you hurt your knee?
Dizin nasıl?How's your knee?
Tom basketbol oynarken dizini incitti.Tom hurt his knee playing basketball.
Tom dizini masaya vurdu.Tom banged his knee on the table.
Tom dizini masaya çarptı.Tom banged his knee on the table.
Kulağa pembe dizi gibi geliyor.It sounds like a soap opera.
Dizinin bitiş şeklini beğenmiyorum.I don't like how the series is ending.
Dizinin üstüne oturabilir miyim?Can I sit on your knee?
Senin dizinin üstüne oturabilir miyim?May I sit on your knee?
Dizim hala ağrıyor.My knee still hurts.
Dizi yayından kaldırıldı.The series was cancelled.
Breaking Bad en sevdiğim dizi.Breaking Bad is my favorite series.
Gomorra dizisini arka arkaya izleyip bitirdim biraz önce.I've just finished binge-watching Gomorrah.
Donald Trump'ın film ve dizilerde aldığı küçük rolleri gördün mü?Have you seen the cameo appearances of Donald Trump?
Arka arkaya izlenesi bir dizi bu.It's a bingeworthy series.
Bölümleri art arda izlemelik bir dizi bu.It's a bingeworthy series.
İdam mangası tarafından kurşuna dizildi.He was shot by a firing squad.
Tom dün dizinin tüm bölümlerini arka arkaya izledi.Tom binge watched the whole series yesterday.
İngilizcede söz dizimi Fincedekinden daha sıkıdır.In English the word order is stricter than Finnish.
Tom düşüp dizini yaraladı.Tom fell and injured his knee.
Tom düşüp dizini sakatladı.Tom fell and injured his knee.
Tom düşüp dizini incitti.Tom fell and injured his knee.
Dün gece dizinin tekrarı oynuyordu.There was a rerun of the episode last night.
Bu dizilerle büyüdüm.I grew up with these TV shows.
Robert kendini bir pembe dizideymiş gibi hissediyordu.Robert felt like he was in a soap opera.
"Doğuyu bu filmlerle, dizilerle tanıdım"."Doğuyu bu filmlerle, dizilerle tanıdım".
"Azra Kohen ve yeni dizi 'Fi' hakkında bilmeniz gerekenler"."Azra Kohen ve yeni dizi 'Fi' hakkında bilmeniz gerekenler".
2 yıldır türlü türlü şirketlerle dizi görüşmelerimiz oluyordu.2 yıldır türlü türlü şirketlerle dizi görüşmelerimiz oluyordu.
"Fi dijital dizilerin yolunu açar"."Fi dijital dizilerin yolunu açar".
"Fi dizisindeki stillerin çatışması"."Fi dizisindeki stillerin çatışması".
Erkeğin Yittiği Yerde - Everest Yayınları / İnceleme Dizisi 2009”.Erkeğin Yittiği Yerde - Everest Yayınları / İnceleme Dizisi 2009”.
"Samsung Başrolüyle Fi Dizisi Değerlendirmesi"."Samsung Başrolüyle Fi Dizisi Değerlendirmesi".
"Hayat Mucizelere Gebe dizisinde rol alan Damla Colbay: Bana kalsa doğurmazdım"."Hayat Mucizelere Gebe dizisinde rol alan Damla Colbay: Bana kalsa doğurmazdım".
Dizide, Amy bir cadıdır.In the show, Amy is a witch.
Sonar, 432 bireysel transdüserden oluşan büyük bir dizi idi.The sonar was a large array of 432 individual transducers.
Office 365 hizmeti, bir dizi ürün ve hizmetten oluşur.The Office 365 service consists of a number of products and services.
2002 – "The Shield" dizisi .2002 – "The Shield" series.
Peter, Peter, Caviar Eater, Family Guy dizisinin ikinci sezonunun birinci bölümüdür.Peter, Peter, Caviar Eater is the first episode of the second season of Family Guy.
Ayrıca dizinin süresi de kısalmıştır.Their kingdom weakened during his period.
Bu durum onun bir dizi manzara ve çiçekler üzerinde çalışmasını engellemedi.This did not prevent him from working on an entire series of landscapes and flowers.
Bay Darcy'nin kostümü bir dizi aşamadan geçti.Mr Darcy's costume went through a series of phases.
Lisa Edelstein dizinin final bölümü için geri dönmedi.Lisa Edelstein did not return for the series finale.
Halperin kardeşler, 1930'larda düşük bütçeli bir dizi bağımsız filmin yapımcılığını yaptı.The Halperin brothers produced a series of independent low-budget films in the 1930s.
Bazı televizyon dizileri de romantik komedi olarak sınıflandırılabilir.Some television series can also be classified as romantic comedies.