dize ile cümle

dize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Zdelo se mi Remi, čeprav, da je parcela lepo knjig je bil še vedno tam s niz in papir na njej.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Здавалося Рамі до мене, однак, що пакет хороших книг все ще був там з рядок і паперу на ньому.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Изглеждаше руми до мен, макар и, че на парцел от Ница книги все още беше там с низ и хартия върху него.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Казалось рамми ко мне, однако, что пакет хороших книг все еще был там с строку и бумаги на нем.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.يبدو لي رومي ، على الرغم من أن لطيفة لا يتجزأ من الكتب كان لا يزال هناك مع سلسلة ورقة عن ذلك.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.その上に文字列と紙。 それが、駅で母を見送り後、Mottyかのように見えた、それを呼び出すように決めていた
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.A rozkladeš je dvěma řady, šest v řadu jednom, na stole čistém před Hospodinem.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.đoạn sắp ra hai hàng sáu ổ trên cái bàn bằng vàng ròng trước mặt Ðức Giê-hô-va,
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.đoạn sắp ra hai hàng sáu ổ trên cái bàn bằng vàng_ròng trước mặt Ðức_Giê - hô-va ,
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.E pô-los-ás perante o Senhor, em duas fileiras, seis em cada fileira, sobre a mesa de ouro puro.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.helyheztesd el azokat két rendben; hatot egy rendbe, a tiszta [arany] asztalra az Úr elé.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.In polóži jih v dve vrsti, po šest na vrsto, na čisto mizo pred GOSPODOM.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Ja lado ne päälletysten kahteen pinoon, kuusi pinoonsa, aitokultaiselle pöydälle Herran eteen.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.여호와 앞 순결한 상 위에 두 줄로 한 줄에 여섯씩 진설하고
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Le disporrai su due pile, sei per pila, sulla tavola d'oro puro davanti al Signore
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Los colocarás en dos hileras, seis en cada hilera, sobre la mesa de oro puro, delante de Jehovah
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Och du skall lägga upp dem i två rader, sex i var rad, på det gyllene bordet inför HERRENS ansikte.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Og du skal legge dem i to rader, seks i hver rad, på bordet av rent gull for Herrens åsyn.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.og lægge dem i to Rækker, seks i hver Række, på Guldbordet for HERRENs Åsyn;
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Položíš ich vo dva rady, do jedného radu šesť, na čistý stôl pred Hospodinom.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Să le pui în două şiruri, cîte şase în fiecare şir, pe masa de aur curat, înaintea Domnului.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Tu les placeras en deux piles, six par pile, sur la table d`or pur devant l`Éternel.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Und sollst sie legen je sechs auf eine Schicht auf den feinen Tisch vor dem HERRN.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.Και θελεις βαλει αυτους εις δυο σειρας, εξ κατα την σειραν, επι την τραπεζαν την καθαραν ενωπιον του Κυριου.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.И да ги сложиш на два реда, по шест на всеки ред, върху чистозлатната трапеза пред Господа.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.и положи их в два ряда, по шести в ряд, на чистом столе пред Господом;
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.ושמת אותם שתים מערכות שש המערכת על השלחן הטהר לפני יהוה׃
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.وتجعلها صفّين كل صفّ ستة على المائدة الطاهرة امام الرب.
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.要 把 餅 擺 列 兩 行 、 〔 行 或 作 摞 下 同 〕 每 行 六 個 、 在 耶 和 華 面 前 精 金 的 桌 子 上
Bunları RABbin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin.要 把 餅擺 列兩 行 、 〔 行 或 作摞 下同 〕 每 行 六 個 、 在 耶和華 面前 精金 的 桌子 上
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırken이 프로젝트는 대략 15년 전 우리 팀이
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırken15年前に遡ります 我々のチームは その頃はTIGRと呼んでいましたが
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırkenC'est un projet qui a démarré il y a 15 ans quand notre équipe d'alors--
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırkenÉ também a primeira espécie que tem o seu website codificado no seu código genético.
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırkenEz egy olyan project, amelynek a kezdete 15 évvel ezelőttre nyúlik vissza, amikor a csoportunk
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırkenQuesto progetto cominciò 15 anni fa quando il nostro gruppo di lavoro -
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırkenПроект зародился 15 лет назад, когда наша группа
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırkenהפרוייקט הזה החל לפני 15 שנה כשהצוות שלנו אז -
Bu proje 15 yıl önce takımımız tarihte ilk defa iki genomu dizelemeye çalışırkenبدأ هذا المشروع منذ 15 عام عندما قام فريقنا..
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.Hirtelen beugrott szaggatott izgatottság, mint egy ilyen lapos fa figurák dolgoznak egy string.
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.모두 한번에 그는 그 사람들은 평평한 나무 조각 중 하나와 같은 임마 선동에 달려들
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.På en gång sprang han in i ryckiga agitation, som en av de platta träfigurer som bearbetas av en sträng.
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.Изведнъж той се хвърли в пастърма възбуда, като една от онези плоски дървени фигури, които са работили с низ.
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.Раптом він скочив у уривчасті агітації, як один з тих, плоскі дерев'яні фігури, які розробляються на рядок.
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.בבת אחת הוא קפץ לתוך תסיסה קופצניות, כמו אחת מאותן דמויות עץ שטוח
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.في كل مرة انه في ينبع التحريض متشنج ، وكأنها واحدة من الشخصيات تلك الشقة التي خشبية
Bütün bir keresinde bu düz ahşap rakamlar gibi sarsıntılı ajitasyon fırladı bir dize çalıştı.文字列で働いています。彼の武器は、と降りてきてから、上昇した
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.(34:18) Я прославлю Тебя в собрании великом, среди народа многочисленного восхвалю Тебя,
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Als U dat doet, zal ik temidden van alle gelovigen U loven. U prijzen waar iedereen bij is.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Będę cię wysławiał w zgromadzeniu wielkiem; między ludem wielkim będę cię chwalił.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Budem ťa oslavovať vo veľkom shromaždení, chváliť ťa budem v mocnom zástupe ľudu.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Då skall jag tacka dig i den stora församlingen, och bland mycket folk skall jag lova dig.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Dicsérlek a nagy gyülekezetben, az erõs nép között magasztallak téged.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Então te darei graças na grande assembléia; entre muitíssimo povo te louvarei.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.I budu tě oslavovati v shromáždění velikém, ve množství lidu tebe chváliti budu.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Ich will dir danken in der großen Gemeinde, und unter vielem Volk will ich dich rühmen.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Jeg vil prise dig i en stor forsamling, love dig blandt meget folk.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Jeg vil takke dig i en stor Forsamling, love dig blandt mange Folk.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.Je te louerai dans la grande assemblée, Je te célébrerai au milieu d`un peuple nombreux.
Büyük toplantıda sana şükürler sunacağım, Kalabalığın ortasında sana övgüler dizeceğim.내가 대회 중에서 주께 감사하며 많은 백성 중에서 주를 찬송하리이다

İlgili Sayfalar