dize ile cümle
dize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben onları "gizler" olarak adlandırıyorum -- bu kelimeleri alfabetik sıraya göre dizebiliriz.저는 이걸 "secrets"라고 부르는데, 이렇게
Ben onları "gizler" olarak adlandırıyorum -- bu kelimeleri alfabetik sıraya göre dizebiliriz.Я называю их "тайны" - и мы можем заставить их сформировать алфавитный список.
Ben onları "gizler" olarak adlandırıyorum -- bu kelimeleri alfabetik sıraya göre dizebiliriz.אני קורא להם "סודות" -- וניתן לגרום להם ליצור
Ben onları "gizler" olarak adlandırıyorum -- bu kelimeleri alfabetik sıraya göre dizebiliriz.أسميهم "أسرار" -- ويمكننا جعلهم يشكلون
Ben onları "gizler" olarak adlandırıyorum -- bu kelimeleri alfabetik sıraya göre dizebiliriz.アルファベット順のリストを生成できます アンナ ニコール スミスが
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.100万分の1になりました これは1998年に満タンにした車のガソリンで
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.그래서 개별 염기서열을 분석하는 비용은 1억배나 떨어졌습니다.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Also hat sich der Preis einer Base, der Sequenzierung einer Base, um 100 Millionen Mal reduziert.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Aşadar, preţul secvenţierii unei baze a scăzut de 100 de milioane de ori.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Dus de prijs van een base, om een base te sequensen, is 100 miljoen keer gezakt.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Egy bázis szekvenálásának az ára 100 milliomod részére csökkent.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.El precio de una base, de secuenciar una base, ha bajado 100 millones de veces.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Jadi harga setiap basa, untuk merangkaikan basa, turun 100 juta kalinya.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Le prix d'une base, le prix pour séquencer une base est 100 millions de fois plus bas.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Perciò, il prezzo di una base, del suo sequenziamento, è sceso di 100 milioni di volte.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Por isso, o preço de uma base, da sequenciação de uma base, caiu 100 milhões de vezes.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Så priset på ett baspar, att sekvensera ett baspar har gått ner 100 miljoner gånger.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Tak więc cena zasady, sekwencjonowania zasady, zmalała 100 milionów razy.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Takže, cena báze, sekvenováni na jednu bázi, klesla stomilionkrát.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Takže cena jednej bázy, sekvencovania jednej bázy, spadla 100milión krát.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Vì vậy cái giá cho 1 bazơ, để xác định trình tự 1 bazơ, đã giảm xuống 100 triệu lần.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Άρα η τιμή μιας βάσης, για να αλληλουχηθεί μια βάση, έχει μειωθεί 100 εκατομμύρια φορές.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Отже, ціна секвенування однієї основи впала у 100 мільйонів разів.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Цена секвенирования основания упала в 100 миллионов раз.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.Цената за секвенирането на една база падна около 100 милиона пъти.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.אז המחיר לריצוף של בסיס, ירד פי מיליון.
Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı.وبالتالي سعر القاعدة، سلسلة قاعدة، قد انخفض 100 مليون مرة.
Bir belge veya seçili metni sıraya dizer.Check SpellingCheck SpellingSorter et dokument eller valgt tekst.Check SpellingCheck Spelling
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Az egyik egy kis versike, ami így hangzik:
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Darunter auch dieser kurze Vers:
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Et af dem var bare et lille vers hvor der stod,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Jeden krátky veršík bol:
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Jedną z nich jest ten krótki wiersz:
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:하나는 그저 짦은 구절인데 말하기를,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:L'une d'elle était juste une petite strophe qui disait,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Một trong số đó là một đoạn thơ như sau
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Salah satunya adalah kalimat pendek yang menyebutkan,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Uma delas foi um pequeno verso que dizia:
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Una de ellas era sólo un pequeño verso que decía
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Una era semplicemente un verso che diceva,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Unul a fost doar o mică poezioară care zicea,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:В одном из них говорилось:
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Едното беше един малък куплет, в който се казваше:
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:Серед таких речей був і вірш, в якому говорилося
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:אחד מהם היה שיר קצר שאמר,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:إحداها كانت أية صغيرة تقول,
Birincisi, bir dize de şöyle demiş:「紙の上の文字にも 口からでる言い訳にも
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Det syntes Rummy mig dog, at pakken i Nice bøger, var der stadig med snoren og papir på det.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Det verkade rummy mig dock att skiftet av fina böcker som fanns kvar med strängen och papper på det.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Es schien, Rommé mir aber, dass das Paket von schönen Bücher noch da war mit der Schnur und Papier darauf.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Het leek rummy mij echter dat het pakket van mooie boeken nog steeds was er met de string en papier op.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.그것은 좋은 도서의 소포가와 아직 거기 있다고하지만, 내 러미 보였다 그것에 문자열과 종이.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Nó dường như rummy với tôi, mặc dù, rằng thửa sách tốt đẹp vẫn còn đó với chuỗi và giấy trên đó.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Sembrava ramino a me, però, che il pacco di libri bello era ancora lì con la stringa e la carta su di esso.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Se părea rummy la mine, însă, că parcela de cărţi frumos era încă acolo cu şir şi hârtia pe ea.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Tuntui Rommi minulle kuitenkin, että paketti Nizzan kirjoja oli vielä siellä merkkijono ja paperin sitä.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Úgy tűnt römi számomra azonban, hogy a csomagot a szép könyvek még mindig ott a húr és a papír rajta.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Wydawało mi się ciekawy, jednak, że działki ładne książki wciąż była z łańcuch i papieru na jej temat.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Zdalo sa, že Rummy sa mi však, že časť pozemku pekné knihy, ešte tam s povrázok a papier na to.
Bu güzel kitap parsel ile hala orada olduğunu, ancak, bana tuhaf görünüyordu dize ve kağıt üzerinde.Zdálo se, že Rummy se mi však, že část pozemku pěkné knihy, ještě tam s provázek a papír na to.