Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Nếu tôi muốn bị đau tim thì nên đến những nơi này sống, đúng không?
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Εάν σχεδίαζα να πάθω καρδιακή προσβολή, τότε επέλεξα τα σωστά μέρη, σωστά;
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.No schválne, ak by som chcel mať infarkt bol som na tých správnych miestach.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.Pensandoci bene, se avessi voluto avere un infarto io sono stato nei posti migliori.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.Е, по идея, ако съм искал да получа инфаркт, съм бил на правилните места.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.И видно, что если бы я хотел получить инфаркт, то я жил именно там где нужно.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.І видно, що якби я хотів мати інфаркт, я проживав саме в тих місцях де ризик найвищий.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim제가 의도적으로 심장마비에 걸리고 싶었다면
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydimNun, wenn ich absichtlich einen Herzinfarkt haben wollte, war ich an den richtigen Orten.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydimحسناً، تصميمي، إذا أردت أن أصاب بسكتة قلبية
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim心臓発作の要因には もってこいの場所だったようです
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, aussi un grand physicien, il a conçu la cravate.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow cũng là một nhà vật lý vĩ đại, ông ấy thiết kế hình ARN trên cái cà vạt.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, der også var en stor fysiker, han opfandt slipset.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, egy másik nagy fizikus tervezte a nyakkendőt.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, ein großer Physiker, entwarf die Krawatte.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, mimo jiné výborný fyzik, navrhnul kravatu.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, ook een groot fysicus, ontwierp de das.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, otro gran físico, diseñó la corbata.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, seorang fisikawan hebat, merancang dasinya.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, şi el un mare fizician, a făcut modelul cravatei.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, także wielki fizyk, zaprojektował krawat.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, un grande fisico, disegnò la cravatta.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.Geroge Gamow, também um grande físico, criou a gravata.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.위대한 물리학자인 조지 가모브가 넥타이를 디자인 했습니다.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.Ο Τζώρτζ Γκάμοου, ένας σπουδαίος φυσικός, σχεδίασε τη γραβάτα.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.Джордж Гамов, също един страхотен физик, направи връзката.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.Джордж Гамов, также великий физик, создал рисунок для галстука.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.גורג' גמוב, הפיסיקאי הגדול, עיצב את העניבה
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.جورج غامو، فيزيائي رائع أيضاً، قام بتصميم الربطة.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.彼は部員の一人でした。私達が知りたかったのは、
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Aber was ein Motorrad wirklich weggehend macht ist die feine Integration von Maschinenbau und Design.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Ale naprawdę ekscytujące w tym motorze jest wspaniałe połączenie inżynierii i designu.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Cel mai interesant la motocicletă este integrarea armonioasă a tehnologiei (ingineriei) cu designul.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Ce qui est passionnant avec les motos c'est ce magnifique mélange entre la technologie et le design.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Det verkligt upphetsande med en motorcykel är helt enkelt den vackra integrationen av teknik och design.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Det virkelig spændende ved en motorcykel er bare den smukke integrering af ingeniørkunst og design.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Echt opwindend aan deze motor is de fraaie integratie van techniek en design.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.La cosa realmente eccitante di una motocicletta è la meravigliosa integrazione tra ingegneria e design.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Lo realmente emocionante de una motocicleta es la belleza en la integración de la ingeniería y el diseño.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Mas o que entusiasma nesta mota é a magnifica integração da engenharia e "design".
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Mỗi chiếc mô tô đều đặc biệt ở sự tích hợp hoàn hảo giữa kỹ thuật và thiết kế.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Sesuatu yang menarik tentang sepeda motor adalah integrasi yang indah antara teknik dan desain.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Tényleg az az igazán izgalmas rajta, hogy gyönyörűen egységesíti a műszaki tudást és a dizájnt.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Úžasná věc na motorce je prostě to krásné spojení strojařiny a designu.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Úžasná vec na motorke je proste to krásne spojenie strojariny a designu.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Το ενδιαφέρον σημείο σε μια μοτοσυκλέτα είναι ο αρμονικός συνδυασμός μηχανικής και σχεδιασμού.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Наистина, вълнуващото нещо при мотоциклетите е красивото съчетание на машиностроене и дизайн.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.Те, що найбільш хвилююче у мотоциклів, це красива інтеграція машинобудування та проектування.
Gerçekten de motosikletler hakkında heyecan verici şey şu: Mühendislik ve dizaynın mükemmel birleşimi.То что особо волнующее у мотоциклов, это красивая интеграция машиностроения и проектирования.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Así que, hay una especie de mano silenciosa de diseño trabajando que veo en los lugares a los que voy.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Es gibt also diese unsichtbare Hand, die in dem Design, das ich bemerke, am Werk ist.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Există un fel de mână nevăzută a designului, a cărei muncă o văd peste tot pe unde merg.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Ik zie overal de hand van een onzichtbare designer aan het werk.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Il y a donc cette sorte de main silencieuse du design au travail que je vois dans les endroits où je vais.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.디자인 작품이 있는 그 장소에는 디장인의 무언의 손이 있는것 같습니다 제가 가본 곳들은 그랬던것 같습니다.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Quindi, c'è a lavoro questa specie di silente mano del design che vedo nei posti in cui vado.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Tak więc, to jest rodzaj cichego designu w trakcie tworzenia, który dostrzegam w miejscach, gdzie chodzę.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Итак, есть такой вид тихого ручного дизайна в действии который я вижу в посещаемых мной местах.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Съществува тази някак тиха ръка на дизайна в действие, която виждам на местата, където ходя.