Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.O processo de "design" foi mesmo difícil, quase uma luta pela sobrevivência.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Proces návrhov bol naozaj ťažký -- skoro ako boj o prežitie.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Procesul de proiectare a fost într-adevăr dificil, aproape ca o luptă pentru supraviețuire.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Quá trình thiết kế rất là gay go, gần giống như một cuộc giằng co cho sự sống.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Η σχεδιαστική διαδικασία ήταν πραγματικά σκληρή, σχεδόν σαν μάχη για την επιβίωση.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Процесс проектирования был и в самом деле жестокий, практически как борьба за выживание.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Процесът на проектиране беше много труден, почти като борба за оцеляване.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.התהליך העיצובי היה מאוד קשה, כמעט כמו מאבק להישרדות.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.كانت عملية التصميم صعبة ومرهقة فعلاً تقريبا" كالكفاح من أجل البقاء
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.まるで生存競争のようでした しかし徐々にアイデアが発展していきました
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumDe hecho, creo que Darwin es una de las personas que mejor explica nuestro proceso de diseño.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumEfectivamente, eu penso que Darwin é uma das pessoas que melhor explica o nosso processo do "design".
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumEn fait, je pense que Darwin est l'une des personnes qui expliquent le mieux notre processus de conception.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumIgazából úgy gondoljuk, hogy Darwin az, aki legjobban leírta a tervezési folyamatunkat.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumIk denk dat Darwin een persoon is die ons ontwerpproces het beste kan uitleggen.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumInfatti io penso che Darwin sia una delle persone che meglio hanno spiegato il nostro processo di creazione.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumJa si naozaj myslím, že Darwin je jeden z ľudí, ktorí najlepšie vysvetľujú proces nášho stvorenia.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorum저는 누구보다도 다윈이 우리의 디자인 과정을 잘 설명할 수 있다고 판단됩니다.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumTatsächlich glaube ich, dass Darwin einer der Menschen ist, die unseren Designprozess am besten erklären.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumUważam, że Darwin jest jedną z osób, która najlepiej tłumaczy proces projektowania.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumΒασικά νομίζω ότι ο Δαρβίνος είναι από τους ανθρώπους που εξηγούν καλύτερα την σχεδιαστική μας διαδικασία.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumЧестно говоря, я считаю, что через Дарвина можно лучше всего понять наш процесс дизайна.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumלמעשה, אני חושב שדארווין הוא אחד האנשים שמסבירים הכי טוב את תהליך העיצוב שלנו.
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumفي الواقع، أنا أعتقد ان داروين هو واحد من الناس الذين قاموا بشرح عملية تصميمنا بأفضل طريقة
Doğrusu, ben Darwin'in bizim dizayn sürecimizi en iyi açıklayanlardan birisi olduğunu düşünüyorumダーウィンだと思います 彼の有名な進化の木は
En sonunda görüyoruz ki 1965'e kadar dizayn yolunun çoğu izlendi ama proje durma noktasına geldi.1965년에 이르기까지 이 설계를 따른 것들을 볼 수 있지만 결국에 모든 것들은 중단되버렸습니다.
En sonunda görüyoruz ki 1965'e kadar dizayn yolunun çoğu izlendi ama proje durma noktasına geldi.Tehát végül láthatjuk, amint a dolgok követték a tervezett útat egész 1965-ig, majd az egész leállt.
En sonunda görüyoruz ki 1965'e kadar dizayn yolunun çoğu izlendi ama proje durma noktasına geldi.אז, לבסוף, בסוף, אנחנו יכולים לראות שזה המשיך לפי התכנון עד 1965. ואז כל השבילים הגיעו למבוי סתום.
En sonunda görüyoruz ki 1965'e kadar dizayn yolunun çoğu izlendi ama proje durma noktasına geldi.لكن وفي النهاية استطعنا انظر للشيء الذي يتبع لمسار نوع التصميم لحد عام 1965، ثم تم إجهاض جميع هذه المسارات.
En sonunda görüyoruz ki 1965'e kadar dizayn yolunun çoğu izlendi ama proje durma noktasına geldi.続けられましたが最終的には 全ての道が閉ざされたわけです 結果は? なにもありません
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Cominciamo a progettare i suoni che ci circondano.
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Commençons par concevoir le son autour de nous.
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Empecemos a diseñar el sonido que nos rodea.
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Hãy bắt đầu thiết kế âm thanh quanh chúng ta
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Să începem să proiectăm sunetele din jurul nostru.
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.Zaprojektujmy otaczający nas dźwięk.
Etrafımızdaki sesleri dizayn etmeye başlayalım.הבה נתחיל לעצב את הצליל שמסביבנו.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.(Gelach) Zie je? 'vorm, inhoud, design', zo werkt dat.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.보시는 바와 같이 -- 형태와 내용, 디자인은 이렇게 작용합니다.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.(Risas) Para que vean que... forma, contenido, diseño, funciona de esa manera.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.(Risate) Come vedete, forma, contenuto e design funzionano così.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Sie sehen, dass Form, Inhalt, Design, so funktioniert.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Tak działa forma, zawartość i projekt.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Tehát értik -- forma, tartalom, design, így működik.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Vậy bạn đã thấy rồi đấy - hình thức, nội dung, thiết kế, chúng phối hợp với nhau theo cách đó.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Vedeți - forma, conținutul, design-ul, funcţionează în acest fel.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Vous voyez : la forme, le fond, le design, c'est comme ça que ça marche.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.И така виждате това - форма, съдържание, дизайн действат по този начин.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Отож ви бачите, що форма, зміст, дизайн працюють таким чином.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.Теперь вы понимаете, как связаны форма и содержание.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.כך שאתם רואים ש-- צורה, תוכן, עיצוב, זה עובד ככה.
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.إذاً أترون ذلك، التصميم على أساس الإطار والمحتوى يعمل بهذه الطريقة
Evet, gördüğünüz gibi - biçim, içerik ve dizayn bu şekilde çalışır.とても力があります 魔法のよう
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydimBien, de manera intencional, si yo quería tener un ataque al corazón
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.Cóż, jeżeli naumyślnie starałem się o atak serca przebywałem we właściwych miejscach.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.Dari sini, jika saya ingin mendapat serangan jantung saya berada pada tempat yang tepat.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.Eh bien, comme par hasard, si j'avais voulu avoir un infarctus, j'ai été exactement aux bons endroits.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum.En, als ik een hartaanval had willen bevorderen dan zat ik in ieder geval op de juiste locaties.
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Dobře, kdybych si chtěl úmyslně přivodit infarkt myokardu, tak jsem byl na správných místech, že?
Evey, dizayn ederek, eğer bir kalp krizi isteseydim Doğru yerlerde bulundum. Haksız mıyım?Ha tervezném, hogy szívrohamot kapjak, a megfelelő helyeken lennék, igaz?