Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.Vytvořili jsme jednoduchý manuál, přeložili ho do osmi jazyků a rozeslali ho do 32 000 škol.
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.Vytvorili sme jednoduchú súpravu nástrojov, preložili sme ju do ôsmich jazykov a oslovili sme 32.000 škôl.
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.Wij ontworpen een simpele gereedschapskist, omgezet in acht talen, en bereikten 32.000 scholen.
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.Wir entwarfen ein einfaches Werkzeug, übersetzten es in acht Sprachen, und erreichten damit 32.000 Schulen.
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.Πώς; Σχεδιάσαμε ένα απλό πακέτο εργαλείων, μεταφρασμένο σε οκτώ γλώσσες, και έφτασε σε 32.000 σχολεία.
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.Мы разработали простой комплект методик, перевели его на 8 языков, и распространили в 32 000 школ.
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.Проектирахме един прост набор инструменти, преведохме го на осем езика и стигнахме до 32 000 училища.
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.והעצמנו 100,000 ילדים להגיד "אנחנו יכולים".
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.لقد منحنا القدرة ل 100,000 طفل ليقولوا, "أنا أستطيع."
Basit bir alet dizayn ettik ve sekiz dile çevirdik ve 32.000 okula ulaştırdık.手順は? 簡単なキットをデザインして
Ben 17 yaşında enfekte oldum. Bir dizayn koleji öğrencisiydim.J'ai attrapé le virus à l'âge de 17 ans, alors que j'étais étudiante dans une école de design.
Ben 17 yaşında enfekte oldum. Bir dizayn koleji öğrencisiydim.Tôi được lây nhiễm năm 17 tuổi khi tôi còn là sinh viên thiết kế.
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım var지구온난화가 생명의 다양성에 미치는 영향을 연구하는 것과
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım varהתכנית שלי להתחקות אחר ההשפכה של ההתחממות הגלובלית על מגוון צורות החיים,
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım varهو مشروعي الذي يتتبع تأثير أرتفاع الحرارة على التنوع الإحيائي ,
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım varイトュリの森は、炭素を取り込む役割があります
Bilinçli bir şekilde akılların "Ben Yapabilirim" ile enfekte edildiği bir prototip ve dizayn işlemleri lab'ı."난 할 수 있어" 벌레가 의식적으로 정신을 감염시킬 수 있는 과정을 자세히 설계하고 원형을 만드는 실험이였죠.
Bilinçli bir şekilde akılların "Ben Yapabilirim" ile enfekte edildiği bir prototip ve dizayn işlemleri lab'ı.laboratorium do budowy i doskonalenia procesu zarażania wirusem "Potrafię".
Bilinçli bir şekilde akılların "Ben Yapabilirim" ile enfekte edildiği bir prototip ve dizayn işlemleri lab'ı.מעבדה לעיצוב ולליטוש תהליך שמטרתו להדביק באופן מודע את התודעה בוירוס ה"אני יכול".
Bilinçli bir şekilde akılların "Ben Yapabilirim" ile enfekte edildiği bir prototip ve dizayn işlemleri lab'ı.مختبر لنموذج و صقل عملية التصميم والذي يمكن ان يعدي العقل بواسطة بعوضة "انا استطيع".
Bilinçli bir şekilde akılların "Ben Yapabilirim" ile enfekte edildiği bir prototip ve dizayn işlemleri lab'ı.試行錯誤していく実験でした わかったことは
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Có một thời gian tôi thiết kế giao diện.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Fui diseñador de interfaces por un tiempo.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Ik was een tijdje interface-ontwerper.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Jakiś czas projektowałem interfejsy.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.잠시 동안 인터페이스 디자이너로 일했습니다.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.O perioadă am fost designer de interfețe.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Pendant un temps, j'étais créateur d'interfaces.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Per un certo periodo di tempo sono stato designer di interfacce.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Saya pernah menjadi seorang perancang antarmuka.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum. Yani etkileşim hakkında çok düşündüm.Durante algum tempo fui designer de interfaces, por isso penso muito na interação.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum. Yani etkileşim hakkında çok düşündüm.Ich war eine Zeitlang Schnittstellendesigner, und denke seitdem viel über Interaktion nach.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Известно време бях интерфейс дизайнер.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.Некоторое время я был дизайнером интерфейса.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.למשך זמן מסויים הייתי מעצב ממשק.
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.لبعض الوقت أنا كنت مصمم واجهات
Bir ara ben arayüz dizayn ediyordum.そして 相互作用について 色々考えました
Bir dizayn koleji öğrencisiydim.그 당시 디자인 대학의 학생이었던 저는
Bir dizayn koleji öğrencisiydim.למדתי במכללה לעיצוב,
Bir dizayn koleji öğrencisiydim.عندما, كطالبة في كلية التصميم
Bir dizayn koleji öğrencisiydim.アイデアを 信頼してくれる大人が
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Bene, stiamo progettando un software per un telefono e deve fare qualcosa di specifico.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Bien, estamos diseñando software para un teléfono y tiene que hacer algo específico.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Ei bine, noi cream software pentru un telefon si trebuie sa faca un lucru anume.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."전화기용 소프트웨어를 설계하고 있는데 구체적인 것과 연관이 되면서,
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Navrhujeme nový software pro telefon, který musí dělat něco specifického.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Nos, egy telefon szoftvert tervezünk, és valami konkrét dolgot kell csinálnia.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Pracujemy nad oprogramowaniem dla telefonu, musi robić konkretnie to i to.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Precisamos de um software para um telefone. "Tem de fazer uma função específica
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Suunnittelemme uutta puhelinohjelmistoa, jonka pitäisi tehdä tämä erityinen asia.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Thế này, chúng ta đang thiết kế một phần mềm cho điện thoại và nó phải có một số chức năng cụ thể.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Tja, vi designar ju ett program för en mobiltelefon och det måste göra något specifikt.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Vi designer software til en telefon og den skal kunne nogle specifikke ting.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Ами, проектираме софтуер за един телефон и той трябва да прави нещо специфично.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Ми працюємо над програмним забезпеченням для телефону, і воно має виконувати такі і такі функції.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."Мы разрабатываем программное обеспечение для телефона, и оно должно выполнять такие-то и такие-то функции.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı."אנו בונים תוכנה עבור טלפון והיא צריכה לעשות משהו מסוים.
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı." حسناً , نُصمم برنامج للهاتف ولابد له من أن هذا البرنامج يفعل شيئ محدد .
"Bir telefon için yazılım dizayn ediyoruz ve bu telefonun bazı spesifik özellikleri olmalı.この機能を持つ必要がある 使えるメモリはこれだけだ」
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz.Geef ze een specifiek taak.