İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.Ich habe genug davon, darüber zu reden, wie wir etwas verändern können.
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.저는 두 대의 랩탑이 있는데, 그 중 하나가 저기 놓여있습니다.
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.Saya punya dua laptop, salah satunya ada di sini ada 3000 rancangan yang tersimpan didalamnya.
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.В нем 3000 проектов. Если я уроню этот ноутбук - что будет?
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.יש לי שני מחשבים ניידים ואחד מהם שם
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.إلى أنني أملك كمبيوترين محمولين، أحدهم هناك
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.ここには3千人のデザイナーが登録されています 僕がこのラップトップを落としたら どうなりますか?
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,Dua hari pertama kita beroperasi hanya dengan dua buah laptop
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,처음 이틀은 랩탑 두 대로 일하고 있었는데,
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,Trabajamos con un par de portátiles en los primeros días,
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,W ciągu pierwszych kilku dni pracowaliśmy na kilku laptopach.
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,We werkten vanaf een paar laptops, de eerste paar dagen,
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,Wir fingen mit mehreren Laptops in den ersten paar Tagen an,
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık, Yardım isteyen insanlardan 4.000 email almıştım.Trabalhámos com portáteis, nos primeiros dias, recebi 4000 emails de pessoas que precisavam de ajuda.
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,В первые несколько дней вся работа у нас шла на двух ноутбуках.
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,Ние правихме всичко на няколко лаптопа в първите няколко дена,
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,התנהלנו מכמה מחשבים ניידים בימים הראשונים,
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,بدأنا بالعمل من بضعة أجهزة كمبيوتر محمولة في الأيام الأولى
İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık,援助を求める人から 4,000通の電子メールを受け取りました
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.الآن بمجرد أن يبدأ الناس النظر في هذا، يقولون، آه، هذا مشروع حاسب محمول.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.でも、ラップトップ計画というより教育計画なのです
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Acum, o dată ce oamenii încep să se uite la asta, spun, ah, aceasta este un proiect laptop.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Giờ đây, khi người ta thấy, họ bảo, "À, dự án Máy xách tay đây mà."
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Kiedy ludzie stykają się z tym, mówią: "Aha! To jest projekt laptopa".
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.이제 사람들이 이걸 한 번 보고 나면, 아, 이건 노트북 프로젝트구나 합니다.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.La gente ve esto y dice: ah, es un proyecto de laptops.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.La prima volta che la gente lo vede, dice: "Ah, questo è un progetto informatico".
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Maintenant, quand les gens regardent ceci, ils disent, "ah, c'est un projet d'ordinateur portable".
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Mensen bekijken dit als een laptop-project.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Sekarang begitu orang mulai melihat ini, mereka berkata, ah, ini adalah proyek laptop.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Wenn die Leute das Projekt jetzt sehen, dann sagen sie, ah, das ist ein Laptop-Projekt.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Μόλις κάποιος αρχίζει να το μελετάει, θα πει ότι είναι απλά ένα έργο για φορητούς υπολογιστές.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Размышляя об этом, все начинают говорить про "проект о ноутбуках".
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.Сега веднъж хората започват да гледат това, те казват, това е лаптоп проект.
İnsanlar bu işe şöyle bir baktıklarında, diyorlar ki, ah, bu bir dizüstü projesi.עכשיו ברגע שאנשים רואים את זה, הם אומרים, אה, זה פרוייקט לפטופים.
İnternete göz atmakta dizüstünden daha iyi bir şey mi?¿Algo que sea mejor para navegar por internet que un portátil?
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.CD Depeche Mode bajakan yang ada di laptop-ku sama lucunya.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.De illegale Depeche Mode CD die ik in mijn laptop heb is nog grappiger.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Den piratkopierede Depeche Mode CD jeg har i min bærbar er sjovere.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Depeche Mode الأسطوانة المُقرصنة الموجود على حاسبي المحمول مُسلّية أكثر
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Die Raubkopie der Depeche Mode CD in meinem Laptop ist viel lustiger.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.El disco pirateado de Depeche Mode que tengo en mi laptop es más gracioso.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.E mai amuzant până şi Cd-ul meu piratat cu Depeche Mode pe care îl am în laptop.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.I stažený CDčko Depeche Mode které mam na svým notebooku je o hodně zábavnější.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.La cosa divertente e' che nel mio laptop c'e' una copia piratata del cd dei Depeche Mode
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Le CD piraté de Depeche Mode dans mon portable est encore plus amusant.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Még a kalóz Depeche Mode CD is érdekesebb, ami a laptopomon van.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Piratoitu Depeche Mode CD läppärilläni on vieläkin hauskempi.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.The pirated Depeche Mode CD I have in my laptop is even funnier.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Tôi có một đĩa CD lậu của ban nhạc Depeche Mode Buồn cười là nó ở ngay trong laptop của tôi.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.TPB에서 Depeche Mode을 받았지. 지금 노트북에 가지고 있어 헤헤
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Zabawne jest to, że mam pirackie CD Depeche Mode w laptopie.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Το πειρατικό CD των Depeche Mode που έχω στο laptop μου... είναι ακόμα πιο διασκεδαστικό.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.Пиратских CD Depeche Mode У меня в ноутбуке еще смешнее.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.- Пиратското копие на Депеш Мод, което имам на лаптопа си е по-големия майтап.
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.הדיסק הפרוץ של דפש-מוד .על המחשב הנישא שלי, אפילו יותר מצחיק
İşin daha da komiği korsan Depeche Mode CD'sinin şu an dizüstü bilgisayarımda olması.まだ5分ある
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-Joten siellä hän on pienen sylimikronsa kanssa, taistelemassa painostavia voimia vastaan
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-그곳에서 작은 랩탑을 가지고 있는 그는 외압 세력과 싸우고 있습니다.
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-Tehát ott volt a törzsfőnök a laptoppal, közben azonban hatalmas problémákkal küzd a népe