Ana içeriğe geç
Sözlük

dizüstü ile cümle

dizüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-אז הנה הוא עם המחשב הנייד הקטן שלו, אבל נלחם נגד הכח של הלחצים --
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-برغم أنه بجهاز حاسوب محمول صغير، لكنه يناضل ضد إحتمالات ممارسة الضغوط --
İşte orada küçük dizüstü bilgisayarıyla birlikte, ama baskıların gücüne karşı koyuyor-エクアドルが抱える負債が原因で 世界銀行やIMFからの圧力や
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Basalt set er det en bærbar uden tastatur, skærm og batteri.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Básicamente, es una portátil sin teclado, ni pantalla, ni batería.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.C'est en gros un portable sans clavier, ni écran, ni batterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır. Doğrudan duvardaki elektriğe bağlarsınızIm Grunde ist es ein Laptop ohne Tastatur, ohne Bilschirm oder Batterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.È in pratica un portatile, senza tastiera, schermo o batteria.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Het is eigenlijk een laptop zonder toetsenbord, scherm of batterij.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.이것은 기본적으로 배터리나 키보드나 화면이 없는 노트북인거죠.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Practic, este un laptop fără tastatură, ecran sau baterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.To w zasadzie laptop bez klawiatury, ekranu czy baterii.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.V podstatě je to laptop bez klávesnice, obrazovky a baterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Это как ноутбук без клавиатуры, экрана и батареи. (короче флешка)
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.コンセントに直接つなぐだけでいい。
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.A lei piace fare quelli che chiama computer di carta.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Cháu rất thích làm thứ mà cháu gọi là máy tính xách tay bằng giấy.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Dia sangat suka membuat apa yang dia sebut laptop kertas.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ela gosta de fazer o que ela chama "portáteis de papel".
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ella disfruta haciendo lo que llama portátiles de papel.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Elle aime faire ce qu'elle appelle des ordinateurs en papier.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ihr macht es Spaß, wie sie es nennt, Papier-Laptops zu basteln.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Îi place să facă ce numește ea computere din hârtie.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.그녀는 그녀가 종이 랩탑이라 부르는 것을 만들기를 좋아합니다.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Rada vyrába také papierové laptopy.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ráda vyrábí to, čemu říká papírové laptopy. (Smích)
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Szeret ilyen papír-laptopokat készíteni.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Uwielbia tworzyć "papierowe laptopy".
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ze maakt graag wat zij papieren laptops noemt.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Της αρέσει να ζωγραφίζει χάρτινους υπολογιστές.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Она делает такие вещи, которые она называет бумажными лаптопами.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.(смях)
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.היא אוהבת לבנות מה שהיא מכנה מחשבים ניידים מנייר.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.انها تحب صناعة ما يمكن ان نسميه " الكمبيوتر الورقي "
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.(会場:笑い声)
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.콜롬비아에서는 아이들에게 3,000대를 제공할 것입니다
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.Di Kolombia, kami memiliki sekitar 3.000 laptop.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.En Colombia tenemos cerca de 3,000 laptops.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.En Colombie, nous avons environ 3000 ordinateurs portables.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.In Colombia, abbiamo circa 3000 portatili.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.In Colombia hebben we ongeveer 3.000 laptops.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.In Kolumbien haben wir ungefähr 3000 Laptops.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.Kolumbiában kb. 3.000 laptopunk van.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.Na Colômbia, já distribuímos cerca de 3000 portáteis.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.Ở Colombia, chúng tôi phân phát khoảng 3,000 laptop.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.V Kolumbii máme cca 3 000 kusů.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.W Kolumbii mamy około 3.000 laptopów.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.Στην Κολομβία, έχουμε περίπου 3.000 φορητούς υπολογιστές.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.В Колумбия имаме около 3000 лаптопа.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.В Колумбії зараз близько 3000 ноутбуків.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.У нас в Колумбии есть около 3000 таких ноутбуков.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.בקולומביה חילקנו כ-3,000 מחשבים ניידים.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.في كولمبيا، لدينا حوالي 3 آلالاف كمبيوتر محمول.
Kolombiya'da 3,000 tane dizüstü var.そこでは国防大臣と一緒に仕事をしています
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.작은 노트북으로 일 하고 생각하는 방식에 변화를 주려고 책상을 옮기기도 하고요.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.làm việc bằng laptop, đổi chỗ cho nhau để tìm ý tưởng mới.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Lucrăm pe niște laptopuri mici și încercăm să mutăm birourile ca să gândim diferit.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Mind kis laptopokon dolgozunk, és próbáljuk az asztalokat áttologatni annak megfelelően, ahogy gondolkozunk.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Pracujeme na malých noteboocích a vyměňujeme si stoly, abychom změnili svůj způsob myšlení.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Pracujemy na małych laptopach, próbujemy przestawiać biurka, żeby przestawić nasz sposób myślenia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod