Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Ich werde wandeln vor dem HERRN im Lande der Lebendigen.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Ik leef dicht bij de HERE en ik mag leven!
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.jag skall få vandra inför HERREN i de levandes land.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Jeg skal vandre for Herrens åsyn i de levendes land.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Jeg vandrer for HERRENs Åsyn udi de levendes Land;
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.내가 생존 세계에서 여호와 앞에 행하리로다
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Maka aku boleh menikmati hidup di dunia ini, di dalam perlindungan TUHAN
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Minä saan vaeltaa Herran kasvojen edessä elävien maassa.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Neprestano bom hodil pred GOSPODOM v deželi živečih.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Tôi sẽ đi trước mặt Ðức Giê-hô-va Trong đất kẻ sống.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Tôi sẽ đi trước mặt Ðức_Giê - hô-va Trong đất kẻ sống .
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Ustavičně choditi budu před Hospodinem v zemi živých.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Voi umbla înaintea Domnului, pe pămîntul celor vii.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Θελω περιπατει ενωπιον του Κυριου εν γη ζωντων.
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.Затова ще ходя пред Господа в земята на живите. (По слав. 115)
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.אתהלך לפני יהוה בארצות החיים׃
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.اسلك قدام الرب في ارض الاحياء
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.我 要 在 耶 和 華 面 前 、 行 活 人 之 路
Yaşayanların diyarında, RABbin huzurunda yürüyeceğim.我 要 在 耶和華 面前 、 行 活人 之路
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!A ty Kafarnaum, které jsi až do nebe zvýšeno, až do pekla sníženo budeš.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!A ty, Kafarnaum, ktoré si vyvýšené až do neba, budeš svrhnuté až do pekla.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!A ty, Kapernaum! któreś aż do nieba wywyższone, aż do piekła strącone będziesz.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Còn mầy , thành Ca-bê-na-um , mầy sẽ được nhắc lên tận trời sao ? Không , sẽ bị hạ tới dưới âm_phủ !
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Còn mầy, thành Ca-bê-na-um, mầy sẽ được nhắc lên tận trời sao? Không, sẽ bị hạ tới dưới âm phủ!
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!És te Kapernaum, mely mind az égig felmagasztaltattál, a pokolig fogsz lealáztatni.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Et toi, Capernaüm, qui as été élevée jusqu`au ciel, tu seras abaissée jusqu`au séjour des morts.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!E tu, Cafarnao, Fino agli inferi sarai precipitata
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!E tu, Cafarnaum, porventura serás elevada até o céu? até o hades descerás.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!In ti, Kafarnavm, ali nisi bil povzdignjen do neba? a pahnjen boš do pekla!
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Ja sinä, Kapernaum, korotetaankohan sinut hamaan taivaaseen? Hamaan tuonelaan on sinun astuttava alas.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!가버나움아 네가 하늘에까지 높아지겠느냐 음부에까지 낮아지리라
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Och du. Kapernaum, skall väl du bliva upphöjt till himmelen? Nej, ned till dödsriket måste du fara. --
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Og du, Kapernaum, som er bleven ophøjet indtil Himmelen, du skal nedstødes indtil Dødsriget.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Og du, Kapernaum, som er blitt ophøiet like til himmelen! like til dødsriket skal du bli nedstøtt.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Şi tu, Capernaume, vei fi înălţat oare pînă la cer? Vei fi pogorît pînă în Locuinţa morţilor.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Und du, Kapernaum, die du bis an den Himmel erhoben bist, du wirst in die Hölle hinunter gestoßen werden.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Y tú, Capernaúm, ¿serás exaltada hasta el cielo? ¡Hasta el Hades serás hundida
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!Και συ, Καπερναουμ, ητις υψωθης εως του ουρανου, θελεις καταβιβασθη εως αδου.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!И ти, Капернауме, до небесата ли ще се издигнеш? До ада ще се смъкнеш.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!И ты, Капернаум, до неба вознесшийся, до ада низвергнешься.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!І ти, Капернауме, що аж до неба підняв ся, аж у пекло провалиш ся.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!ואת כפר נחום אשר עד השמים התרוממת אל שאול תורדי׃
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!وانت يا كفرناحوم المرتفعة الى السماء ستهبطين الى الهاوية.
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!迦 百 農 阿 、 你 已 經 升 到 天 上 . 〔 或 作 你 將 要 升 到 天 上 麼 〕 將 來 必 推 下 陰 間
Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!迦百農阿 、 你 已 經 升到 天上 . 〔 或 作 你 將要 升到 天上麼 〕 將來 必 推下 陰間
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.C`est un feu qui dévore jusqu`à la ruine, Et qui aurait détruit toute ma richesse.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Denn das wäre ein Feuer, das bis in den Abgrund verzehrte und all mein Einkommen auswurzelte.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.det er en ild som fortærer like til avgrunnen; alt mitt gods skulde den gjøre ende på.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Dosa itu membinasakan seperti api neraka, segala yang kumiliki habis dibakarnya
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.en eld som skulle förtära intill avgrunden och förhärja till roten all min gröda.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Gdyż ten ogieó aż do zatracenia pożera, a dochody moje wszystkie wykorzenić może.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Het is een verterend vuur dat tot vernietiging leidt en alles zou uitroeien wat ik heb geplant.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.ja, Ild, der æder til Afgrunden og sætter hele min Høst i Brand!
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Kajti to je ogenj, ki požira do pogubljenja in ki bi s korenom izdrl vse, kar sem pridelal.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.멸망하도록 사르는 불이라 나의 모든 소산을 뿌리까지 없이할 것이니라
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.lebo je to oheň, ktorý žerie až do zahynutia a vykorenil by všetku moju úrodu.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Mert tûz volna ez, a mely pokolig emésztene, és minden jövedelmemet tövestõl kiirtaná.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Oheň ten zajisté by až do zahynutí žral, a všecku úrodu mou vykořenil.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.porque seria fogo que consome até Abadom, e desarraigaria toda a minha renda.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.quello è un fuoco che divora fino alla distruzione e avrebbe consumato tutto il mio raccolto