Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Der Weg des Lebens geht überwärts für den Klugen, auf daß er meide die Hölle unterwärts.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Drogę żywota rozumny ma ku górze, aby się uchronił piekła głębokiego.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.지혜로운 자는 위로 향한 생명길로 말미암음으로 그 아래 있는 음부를 떠나게 되느니라
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Orang bijaksana mengikuti jalan mendaki yang menuju kehidupan; bukan jalan menurun yang menuju kematian
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Para o sábio o caminho da vida é para cima, a fim de que ele se desvie do Seol que é em baixo.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Pentru cel înţelept cărarea vieţii duce în sus, ca să -l abată de la locuinţa morţilor, care este jos. -
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Per l'uomo assennato la strada della vita è verso l'alto, per salvarlo dagli inferni che sono in basso
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Pot življenja gre umnemu navzgor, da se ogne pekla [Hebr. šeol.] navzdol.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Pour le sage, le sentier de la vie mène en haut, Afin qu`il se détourne du séjour des morts qui est en bas.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Taitava käy elämän tietä ylöspäin, välttääkseen tuonelan, joka alhaalla on.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Η οδος της ζωης εις τον συνετον ειναι προς τα ανω, δια να εκκλινη απο του αδου κατω.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.За разумния пътят на живота върви нагоре, За да се отклони от ада долу.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Путь жизни мудрого вверх, чтобы уклониться от преисподней внизу.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.ארח חיים למעלה למשכיל למען סור משאול מטה׃
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.طريق الحياة للفطن الى فوق للحيدان عن الهاوية من تحت.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.智 慧 人 從 生 命 的 道 上 升 、 使 他 遠 離 在 下 的 陰 間
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.智慧 人 從 生命 的 道上 升 、 使 他 遠離 在下 的 陰間
Sargı şekerler, çikolatalalar, orası tatlıların harikalar diyarıdır.봉지사탕 초콜렛 사탕의 천국
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.A učiníš podľa svojej múdrosti a nedáš jeho šedinám sostúpiť v pokoji do hrobu.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Con hãy cứ sự khôn ngoan con mà cư xử, chớ để đầu bạc nó xuống âm phủ cách bình yên.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Con hãy cứ sự khôn_ngoan con mà cư_xử , chớ để đầu bạc nó xuống âm_phủ cách bình_yên .
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Cselekedjél a te bölcseséged szerint, és ne engedd, hogy megõszülvén, békességgel menjen a koporsóba.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Fă după înţelepciunea ta, şi să nu laşi ca perii lui cei albi să se pogoare în pace în locuinţa morţilor.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Faze, pois, segundo a tua sabedoria, e não permitas que suas cãs desçam � sepultura em paz.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Gjør derfor som din visdom lærer dig, og la ikke hans grå hår fare med fred ned i dødsriket.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.gør derfor, som din Klogskab tilsiger dig, og lad ikke hans grå Hår stige ned i Dødsriget med Fred.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Je bent een wijs man en weet wat je te doen staat; laat hem niet in vrede sterven.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.네 지혜대로 행하여 그 백발로 평안히 음부에 내려가지 못하게 하라
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Niin tee nyt viisautesi mukaan äläkä anna hänen harmaiden hapsiensa rauhassa mennä alas tuonelaan.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Protož zachováš se podlé moudrosti své, a nedáš sstoupiti šedinám jeho v pokoji do hrobu.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Så gör nu efter din vishet, och låt icke hans grå hår få med frid fara ned i dödsriket.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Stóri torej ž njim po modrosti svoji in ne pústi sivi glavi njegovi, da gre v grob [Hebr. šeol.] v miru.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Tu agirai con saggezza, ma non permetterai che la sua vecchiaia scenda in pace agli inferi
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Tue nach deiner Weisheit, daß du seine grauen Haare nicht mit Frieden hinunter in die Grube bringst.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Tú harás conforme a tu sabiduría; no dejarás que sus canas desciendan en paz al Seol
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Uczynisz tedy według mądrości twojej, a nie dopuścisz zejść sędziwości jego w pokoju do grobu.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Καμε λοιπον κατα την σοφιαν σου, και η πολια αυτου ας μη καταβη εις τον αδην εν ειρηνη.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.поступи по мудрости твоей, чтобы не отпустить седины его мирно в преисподнюю.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.Постъпвай, прочее, според мъдростта си, и не оставяй белите му коси да слязат с мир в гроба.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.ועשית כחכמתך ולא תורד שיבתו בשלם שאל׃
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.فافعل حسب حكمتك ولا تدع شيبته تنحدر بسلام الى الهاوية.
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.所 以 你 要 照 你 的 智 慧 行 、 不 容 他 白 頭 安 然 下 陰 間
Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.所以 你 要 照 你 的 智慧 行 、 不 容 他 白 頭 安然 下 陰間
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?(87:12) или во гробе будет возвещаема милость Твоя, иистина Твоя – в месте тления?
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?(88:12) Parle-t-on de ta bonté dans le sépulcre, De ta fidélité dans l`abîme?
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Ali naj bi se v grobu oznanjala milost tvoja, zvestoba tvoja v kraju pogube?
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Apakah kasih-Mu diberitakan dalam kuburan, dan kesetiaan-Mu di tempat kebinasaan
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Avagy a holtakkal teszel-é csodát? Felkelnek-é vajjon az árnyak, hogy dicsérjenek téged? Szela.
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Či asnáď tým, ktorí pomreli, učiníš zázrak? Alebo azda mŕtvi vstanú, aby ťa chválili? Sélah.
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Compi forse prodigi per i morti? O sorgono le ombre a darti lode
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Gör du väl under för de döda, eller kunna skuggorna stå upp och tacka dig? Sela.
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Izali przed umarłymi cuda czynić będziesz? izali umarli powstaną, aby cię wysławiali? Sela.
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?"주의 인자하심을 무덤에서, 주의 성실하심을 멸망 중에서 선포할 수 있으리이까"
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Kunt U wonderen onder de doden doen? Kunnen de geesten van de gestorvenen U prijzen?
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Mon du gjør undergjerninger for de døde, eller mon dødninger står op og priser dig? Sela.
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?¿Se contará en el sepulcro acerca de tu misericordia, o de tu verdad en el Abadón
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Será anunciada a tua benignidade na sepultura, ou a tua fidelidade no Abadom?
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Se vorbeşte de bunătatea Ta în mormînt, şi de credincioşia Ta în Adînc?
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Sự nhơn từ Chúa há sẽ được truyền ra trong mồ mả sao? Hoặc sự thành tín Chúa được giảng trong vực sâu ư?
Sevgin mezarda, Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?Sự nhơn từ Chúa há sẽ được truyền ra trong mồ_mả sao ? Hoặc sự thành tín Chúa được giảng trong vực sâu ư ?