Ana içeriğe geç
Sözlük

diyar ile cümle

diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.De n'ar fi Domnul ajutorul meu, cît de curînd ar fi sufletul meu în tăcerea morţii!
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Dersom ikke Herren var min hjelp, vilde min sjel snart bo i dødsrikets stillhet.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Ellei Herra olisi minun apuni, pian minun sieluni asuisi hiljaisuuden maassa.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Ha az Úr nem lett volna segítségül nékem: már-már ott lakoznék lelkem a csendességben.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Kdyby mi Hospodin nebyl ku pomoci, tudíž by se byla octla duše má v mlčení.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Keby mi Hospodin nebol býval pomocou, už by sa skoro bola octla moja duša v mlčaní.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.여호와께서 내게 도움이 되지 아니하셨더면 내 혼이 벌써 적막중에 처하였으리로다
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Ko bi mi ne bil GOSPOD pomoč, malo da ne bi prebivala v kraju molčanja duša moja.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Nếu Ðức Giê-hô-va không giúp đỡ tôi, Ít nữa linh hồn tôi đã ở nơi nín lặng.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Nếu_Ðức_Giê - hô-va không giúp_đỡ tôi , Ít_nữa linh_hồn tôi đã ở nơi nín_lặng .
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Om HERREN icke vore min hjälp, så bodde min själ snart i det tysta.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Se il Signore non fosse il mio aiuto, in breve io abiterei nel regno del silenzio
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Sekiranya TUHAN tidak menolong aku, aku nyaris pindah ke dunia orang mati
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Se o Senhor não tivesse sido o meu auxílio, já a minha alma estaria habitando no lugar do silêncio.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Si Jehovah no me ayudara, pronto mi alma moraría en el silencio
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Si l`Éternel n`était pas mon secours, Mon âme serait bien vite dans la demeure du silence.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Var HERREN ikke min Hjælp, snart hviled min Sjæl i det stille.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Wo der HERR nicht hülfe, so läge meine Seele schier in der Stille.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Εαν ο Κυριος δεν με εβοηθει, παρ' ολιγον ηθελε κατοικησει ψυχη μου εν τη σιωπη.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.Ако не беше ми помогнал Господ, Душата ми без малко би се преселила в мълчанието.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.לולי יהוה עזרתה לי כמעט שכנה דומה נפשי׃
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.‎لولا ان الرب معيني لسكنت نفسي سريعا ارض السكوت‎.
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.若 不 是 耶 和 華 幫 助 我 、 我 就 住 在 寂 靜 之 中 了
RAB yardımcım olmasaydı, Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.若 不 是 耶和華 幫 助我 、 我 就 住在 寂靜 之 中了
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.(140:7) Как будто землю рассекают и дробят нас; сыплются кости наши в челюсти преисподней.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Come si fende e si apre la terra, le loro ossa furono disperse alla bocca degli inferi
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Comme quand on laboure et qu`on fend la terre, Ainsi nos os sont dispersés à l`entrée du séjour des morts.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como cuando se ara y se rompe la tierra, así son esparcidos nuestros huesos en la boca del Seol
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como quando alguém lavra e sulca a terra, são os nossos ossos espalhados � boca do Seol.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Cum se brăzdează şi se spintecă pămîntul, aşa ni se risipesc oasele la gura mormîntului.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài cốt chúng tôi bị rải rác nơi cửa âm phủ, Khác nào khi người ta cày ruộng và tách đất ra.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài_cốt chúng_tôi bị rải_rác nơi cửa âm_phủ , Khác_nào khi người_ta cày ruộng và tách đất ra .
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako gdyby kto rąbał i łupał drwa na ziemi, tak się rozlatują kości nasze aż do ust grobowych.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako když někdo roubá a štípá dříví na zemi, tak se rozletují kosti naše až k ústům hrobovým.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako keď niekto štiepe a kála drevo na zemi, tak sa rozmetávajú naše kosti až k čeľustiu hrobu.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Kakor bi kdo razsekal in razklal zemljo, so raztresene kosti naše do žrela groba.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.사람이 밭 갈아 흙을 부스러뜨림 같이 우리의 해골이 음부 문에 흩어졌도다
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Mint a ki a földet vágja és hányja, úgy szóratnak szét csontjaik a Seol torkában.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Niinkuin maa kynnetään ja kuokitaan, niin ovat meidän luumme hajotetut tuonelan kuilun suulle.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Såsom när man har plöjt och ristat upp jorden, så ligga våra ben kringströdda vid dödsrikets rand.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når en pløier og kløver jorden, således ligger våre ben spredt ved dødsrikets port.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når man pløjer Jorden i Furer, spredes vore Ben ved Dødsrigets Gab.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Tulang-tulang kita akan dihamburkan di tepi kuburan seperti sebuah batu dihancurkan ke tanah
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Unsere Gebeine sind zerstreut bis zur Hölle, wie wenn einer das Land pflügt und zerwühlt.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Τα οστα ημων διασκορπιζονται εν τω στοματι του ταφου, ως οταν τις κοπτη και σχιζη ξυλα επι την γην.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Костите ни са разпръснати при устието на гроба, Както кога някой оре и цепи земята,
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.כמו פלח ובקע בארץ נפזרו עצמינו לפי שאול׃
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.‎كمن يفلح ويشق الارض تبددت عظامنا عند فم الهاوية‎.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.我 們 的 骨 頭 、 散 在 墓 旁 、 好 像 人 耕 田 、 刨 地 的 土 塊
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.我 們 的 骨頭 、 散 在 墓 旁 、 好像 人 耕田 、 刨地 的 土塊
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Al prudente, el camino de vida le conduce arriba, para apartarse del Seol abajo
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Az életnek úta felfelé van az értelmes ember számára, hogy eltávozzék a pokoltól, mely aláfelé van.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Cesta života vysoko jest rozumnému proto, aby se uchýlil od pekla dole.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Cestou života je rozumnému ísť hore, aby sa odchýlil od pekla dole.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Con đường sự sống của người khôn ngoan dẫn lên trên, Ðể tránh khỏi âm phủ ở dưới thấp.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Con đường sự sống của người khôn_ngoan dẫn lên trên , Ðể tránh khỏi âm_phủ ở dưới thấp .
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.De levensweg leidt de verstandige naar boven; hij blijft buiten bereik van het dodenrijk beneden.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Den forstandige går livets vei opover for å undgå dødsriket der nede.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Den förståndige vandrar livets väg uppåt, Då att han undviker dödsriket därnere.
Sağduyulu kişi yukarıya, yaşama giden yoldadır, Bu da ölüler diyarına inmesini önler.Den kloge går opad på Livets Vej for at undgå Dødsriget nedentil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod