diyar ile cümle

diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Där blev jag blev fullständigt besatt av polarvärlden.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Di sanalah saya menjadi terobsesi dengan dunia kutub.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Ecco perché sono rimasto letteralmente ossessionato da questo regno polare.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.E foi aí que fiquei verdadeiramente obcecado com este reino polar.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.És itt váltam a sarki birodalom valódi megszállottjává.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.그리고 저는 이 때, 극 지방에 대해 진심으로 애정을 가지기 시작했습니다.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Og det er der jeg i sandhed blev besat af dette polarlandskab.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Şi acolo am devenit cu adevărat obsedat de acest tărâm polar.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Siellä syttyi intohimoni tähän pohjoiseen valtakuntaan.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Tam som sa stal skutočne posadnutý touto polárnou oblasťou.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Tam właśnie zafascynowało mnie polarne królestwo.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Und damals begann meine wirkliche Besessenheit für dieses Polarreich.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Và đó là nơi tôi trở nên thực sự gắn bó với vùng đất cực này.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Y allí fue que me obsesioné realmente con las cuestiones del polo.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Zo raakte ik werkelijk bezeten door dit poolrijk.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.И с тех пор я горячо полюбил это полярное царство.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.И това е където станах истински обсебен от тази полярна област.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.Саме тут я став по-справжньому одержимим цим полярним краєм.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.ושם נהייתי באמת ובתמים כפייתיי בעניין הקוטב.
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.وهناك أصبحت مهووساً حقاً بعالم القطب الشمالي
Orası, bu kutup diyarına gerçekten takıntılı hale geldiğim yerdir.心から惹かれるようになって いつか この場所のことを伝え
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Des contes comme Blanche Neige, Pinnocchio, et Alice aux Pays des Merveilles furent puisées du domaine public.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Fortællinger som Snehvide, Pinnochio og Alice i Eventyrland er alle taget fra det offentlige domæne.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Geschichten, wie Schneewittchen, Pinnochio und Alice im Wunderland waren alle gemeinfrei.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Historias como Blancanieves, Pinocho y Alicia en el País de las Maravillas fueron tomadas del dominio público.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.<백설공주>, <피노키오>, <이상한 나라의 앨리스>와 같은 이야기들은 모두 공유 재산으로부터 온 것이지요.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Pohádky jako Sněhurka, Pinokio a Alenka v říši divů byly všechny převzaty z veřejné sféry.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Poveşti ca Albă ca Zăpada, Pinocchio şi Alice în Ţara Minunilor au fost toate luate din domeniul public.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Storie come Biancaneve, Pinocchio e Alice nel paese delle meraviglie erano tutte prese dal dominio pubblico.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Verhalen zoals Sneeuwwitje, Pinokkio en Alice in Wonderland waren allemaal deel van het publieke domein.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Приказки като тези за Снежанка, Пинокио и Алиса в Страната на чудесата са били обществено достояние.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.Такие рассказы, как Белоснежка, Пиноккио и Алиса в Стране Чудес, были взяты из открытых источников.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.סיפורים כמו שלגיה, פינוקיו ושל אליס בארץ הפלאות נילקחו כולם מהקניין הרוחני הציבורי.
Pamuk Prenses, Pinokyo ve Alis Harikalar Diyarında gibi hikayelerin tamamı halk hikayeleridir.不思議の国のアリスの原作は パブリック・ドメインだ しかしディズニー映画の
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Aniž budou bydliti v zemi Hospodinově, ale navrátí se Efraim do Egypta, a v Assyrii věci nečisté jísti budou.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Eivät he saa asua Herran maassa, vaan Efraimin on palattava Egyptiin, ja Assurissa he syövät saastaista.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Ej skal de blive i HERRENs Land; til Ægypten skal Efraim tilbage, spise uren Føde i Assur.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.저희가 여호와의 땅에 거하지 못하며 에브라임이 애굽으로 다시 가고 앗수르에서 더러운 것을 먹을 것이니라
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Na terra do Senhor não permanecerão; mas Efraim tornará ao Egito, e na Assíria comerão comida imunda.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Ne bodo prebivali v deželi GOSPODOVI, temuč Efraim se povrne v Egipt, in nečiste jedi bodo jedli v Asiriji.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Nebudú bývať v zemi Hospodinovej, ale Efraim sa navráti do Egypta, a v Assýrii budú jesť nečisté.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Nem maradnak az Úr földén, hanem Égyiptomba tér vissza Efraim; Assiriában tisztátalant esznek.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.No habitarán más en la tierra de Jehovah, sino que Efraín volverá a Egipto, y en Asiria comerán comida inmunda
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Nu vor rămînea în ţara Domnului; ci Efraim se va întoarce în Egipt, şi vor mînca în Asiria mîncări necurate.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Ponieważ mówią: Nie mamy króla, nawet nie boimy się Pana, a król nam co uczyni?
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Не будут они жить на земле Господней: Ефрем возвратится в Египет, ив Ассирии будут есть нечистое.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Няма да живеят в Господната земя; Но Ефрем ще се върне в Египет, И ще ядат нечисти ястия в Асирия.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.לא ישבו בארץ יהוה ושב אפרים מצרים ובאשור טמא יאכלו׃
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.لا يسكنون في ارض الرب بل يرجع افرايم الى مصر ويأكلون النجس في اشور.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.他 們 必 不 得 住 耶 和 華 的 地 、 以 法 蓮 卻 要 歸 回 埃 及 、 必 在 亞 述 喫 不 潔 淨 的 食 物
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.他 們必 不 得住 耶和華 的 地 、 以法 蓮卻 要 歸回 埃及 、 必 在 亞述喫不潔淨 的 食物
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.Az Úr öl és elevenít, Sírba visz és visszahoz.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.De HERE doodt en Hij maakt levend. Hij laat de mens neerdalen in het dodenrijk en leidt hem daar ook weer uit.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.Der HERR tötet und macht lebendig, führt in die Hölle und wieder heraus.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.Domnul omoară şi învie, El pogoară în locuinţa morţilor şi El scoate de acolo.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.Ðức Giê-hô-va khiến cho chết, cho sống; Ngài đem người xuống mồ mả, Rồi khiến lại lên khỏi đó.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.Ðức_Giê - hô-va khiến cho chết , cho sống ; Ngài đem người xuống mồ_mả , Rồi khiến lại lên khỏi đó .
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.GOSPOD mori in oživlja, pelje v kraj smrti [Hebr. šeol.] in zopet nazaj.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.Herra antaa kuoleman ja antaa elämän, hän vie alas tuonelaan ja tuo ylös jälleen.
RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.HERREN dödar och gör levande, han för ned i dödsriket och upp därifrån.

İlgili Sayfalar