diyar ile cümle

diyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››الشعب الجالس في ظلمة ابصر نورا عظيما. والجالسون في كورة الموت وظلاله اشرق عليهم نور.
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››那 坐 在 黑 暗 裡 的 百 姓 、 看 見 了 大 光 、 坐 在 死 蔭 之 地 的 人 、 有 光 發 現 照 著 他 們 。
Karanlıkta yaşayan halk, Büyük bir ışık gördü. Ölümün gölgelediği diyarda Yaşayanlara ışık doğdu.››那 坐在 黑暗 裡 的 百姓 、 看見 了 大 光 、 坐在 死 蔭 之 地 的 人 、 有光 發現 照著 他 們 。
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.E' difficile studiare un pinna blu nel suo elemento, l'intero Oceano Pacifico.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Es difícil estudiar al atún rojo en su territorio: toda la región del Pacífico.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Es ist schwer, den Roten Thun in seinem Revier zu untersuchen, denn das ist der gesamte Pazifik.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Este greu să studiezi un bluefin pe teritoriul său, întregul regat al Pacificului.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Het is moeilijk om een blauwvin te bestuderen in zijn eigen habitat, de hele Stille Zuidzee.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.태평양 전역에 서식하는 참다랑어를 연구하는 건 매우 어려운 일입니다
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.le pacifique tout entier.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Szinte lehetetlen a tonhalat élőhelyén, a Csendes-óceánban tanulmányozni.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Trudno jest badać tuńczyka na jego terytorium, całym królestwie Pacyfiku.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Очень сложно изучать голубого тунца по всему океану.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.Трудно е да изучаваш червената риба тон в нейната територия, която е тихоокеанското царство.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.קשה ללמוד על אזורי האכילה של טונות, ומיקומם על פני האוקינוס השקט.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.أنه من الصعب دراسة زرقاء الزعانف في بيئتها الطبيعية خلال مملكة المحيط الهادئ
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.研究するのは困難で アオザメに近づいて タグを付けるのは
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün....edeceksin. Kırmızı hapı aldığında, masal devam edecek ve sana tavşan deliğinin derinliğini göstereceğim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında olursun ve tavşan deliğine ne kadar dibe girdiğini göstereyim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alırsın, harikalar dünyasına dalarsın ve sana nasıl derin tavşan yuvasına daldığını gösteririm.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı al ve harikalar diyarında kal sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu göstereyim
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alve harikalar diyarında kal ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu göstereyim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alve harikalar diyarında kal ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu göstereyim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Unutma.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...(9:18) Les méchants se tournent vers le séjour des morts, Toutes les nations qui oublient Dieu.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...(9:18) Да обратятся нечестивые в ад, – все народы, забывающие Бога.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Ach daß die Gottlosen müßten zur Hölle gekehrt werden, alle Heiden, die Gottes vergessen!
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Brezbožniki se morajo obrniti v pekel, vsi narodi, ki so pozabili Boga.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Cei răi se întorc la locuinţa morţilor: toate neamurile cari uită pe Dumnezeu.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...HERREN har gjort sig känd, han har hållit dom; han snärjer den ogudaktige i hans händers verk. Higgajón. Sela.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Il Signore si è manifestato, ha fatto giustizia; l'empio è caduto nella rete, opera delle sue mani
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Kẻ ác sẽ bị xô xuống âm phủ, Và các dân quên Ðức Chúa Trời cũng vậy.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Kẻ ác sẽ bị xô xuống âm_phủ , Và các dân quên Ðức_Chúa_Trời cũng vậy .
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...악인이 음부로 돌아감이여 하나님을 잊어버린 모든 열방이 그리하리로다
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Los impíos serán trasladados al Seol, todas las naciones que se olvidan de Dios
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Maut adalah kesudahan orang-orang jahat, bangsa-bangsa yang tidak mengindahkan Allah
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Megismertetett az Úr, ítéletet hozott; a gonoszt annak kezemunkájával ejtette el. Higgajon. Szela.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Os ímpios irão para o Seol, sim, todas as nações que se esquecem de Deus.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Oznajmił się Pan, gdy uczynił sąd; w sprawie rąk swoich się złośnik usidlił. Rzecz godna rozmyślania! Sela.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Přišelť jest v známost Hospodin, pomstu učiniv; v díle rukou svých zapletl se bezbožník. Higgaion Sélah.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Til Dødsriget skal de gudløse fare, alle Folk, der ej kommer Gud i Hu.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Οι ασεβεις θελουσιν επιστραφη εις τον αδην παντα τα εθνη τα λησμονουντα τον Θεον.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...Нечестивите ще се върнат в преизподнята, Всичките народи, които забравят Бога.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...ישובו רשעים לשאולה כל גוים שכחי אלהים׃
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...الاشرار يرجعون الى الهاوية. كل الامم الناسين الله‎.
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...惡 人 、 就 是 忘 記 神 的 外 邦 人 、 都 必 歸 到 陰 間
Kötüler ölüler diyarına gidecek, Tanrıyı unutan bütün uluslar...惡人 、 就是 忘記神 的 外邦人 、 都 必歸 到 陰間
Krishna öldüğünde, nihayetinde Ram olarak geri dönecektir. İşte, Hintlilerin bir de yaşayanlar diyarınıРазбирате ли, индийците също имали река, която разделя земята на живите от земята на мъртвите.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.A sequidão e o calor desfazem as, águas da neve; assim faz o Seol aos que pecaram.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Come siccità e calore assorbono le acque nevose, così la morte rapisce il peccatore
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Como la sequía y el calor arrebatan las aguas de la nieve, el Seol arrebata a los que han pecado
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Cum sorb seceta şi căldura apele zăpezii, aşa înghite locuinţa morţilor pe cei ce păcătuiesc.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.De dood verteert zondaars, zoals hitte en droogte de sneeuw laten verdwijnen.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Der Tod nimmt weg, die da sündigen, wie die Hitze und Dürre das Schneewasser verzehrt.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Jako sucho a horko uchvacuje vody sněžné, tak hrob ty, jenž hřešili.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Jako sucho i horúco pohlcujú snežné vody, tak i hrob tých, ktorí hrešia.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Jako susza i gorącość trawią wody śnieżne, tak grób grzeszników.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.가뭄과 더위가 눈 녹은 물을 곧 말리나니 음부가 범죄자에게도 그와 같은 것인즉
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Kuivuus ja kuumuus ahmaisevat lumiveden, samoin tuonela ne, jotka syntiä tekevät.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Såsom snövatten förtäres av torka och hetta, så förtär dödsriket den som har syndat.

İlgili Sayfalar